radiyogafa

  • 1658
  • 0
  • 0
  • 0
  • 9 ay önce

garanti bankası

çalıştığım kurum buradan maaş ödüyor diye çalışmak zorunda olduğum banka. şimdi de size cinnet hikayemi anlatayım hemen:

20 gün önce mesaj gelmeye başladı:

- "kredi kartı borcunun gecikmeye girmiştir. lütfen ödeme yapınız. ödeme yaptıysanız da mesajı dikkate almayınız" gibi bir şey.

e ulan; kredi kartı borcum yok ki ödeyeyim. sallamadım ben de tabi.

akabinde bu mesajlardan günde 3-4 tane gelmeye başladı. ben de hala sallamıyorum haliyle.

bir kaç gün sonra, x bir telefon numarasından bir kadın aradı. garanti bankasından arıyormuş; kimlik bilgilerimi istedi. "pardon ama, size neden kimlik bilgilerimi vereyim ki yahu?" dedim. "güvenliğiniz için" dedi. "yahu, x bir numaradan arayıp, 'garanti bankasından arıyorum' diyip, kimlik bilgilerimi tanımadığım bir insana tebliğ etmemi istiyorsunuz. bu mu kardeşim güvenlik anlayışınız?" diye sordum haliyle. "peki o zaman, siz bilirsiniz" diyip devam etti. dedi ki:

"radiyo bey, kredi kartı borcunuzu ödememişsiniz, takibe girdi, bugün 45 lira ödemezseniz avukatlarımız işlem başlatacak. sizi kara listeye alacağız. evinize ateşler salacağız."

dedim:

"iyi de benim borcum falan yok. kredi kartı kullandığımda da ay sonlarında en az yarısını gecikmeye girmeden ödüyorum zaten. bakın, daha bu ayın başında, 20 gün önce size 1050 lira ödeme yapmışım. şu an için de başka bir borcum yok size."

tutturdu bu:

"sizin sonu 20'yle biten bir kartınız daha var. onunla geçen sene hayat sigortası yaptırmışsınız. onu ödememişsiniz."

yahu, karşımda olsa arkadaş, atacam kafayı!

"arkadaşım" dedim, "ben hayat sigortası falan yaptırmadım. öyle bir kartım var mı, yok mu bilmiyorum. garanti bankası'ndan 2 tane kredi kartım var, biri şu an cüzdanımda, diğerini de zorla gönderdiniz; yolladığınızda zarfından bile çıkartmadan attım çekmeceye zaten, duruyor öyle atıl. siz kredi kartı bilgilerimi bir hackera falan kaptırmış olmayın sakın?" diye de ekledim.

kıvırmaya başladı telefonda:

"geçen sene bankamızdan bir kredi çekmişsiniz. o kredi için gereken hayat sigortasının masrafı aksettirilmiştir kartınıza o zaman" dedi.

sinirlenmemeye çalışarak yanıtladım:

"yahu! kredi çekerken o hayat sigortasını zaten masraf olarak otomatikman kesiyorsunuz kredinin içinden. öyle de bir şey yaptıysanız bu sizin hatanız ve sorununuz. düzeltin o zaman kardeşim yaptığınız hatayı" diye çıkıştım!

bu hala direniyor:

"yok, onun borcu değil bu zaten ama o işlem yüzünden kartınız aktif hale gelmiş, haliyle de kredi kartı aidatı işlemiş. dert etmeyin, bunu 2 taksitte keseceğiz, bugün için 45 lira ödeyin lütfen. ödemezseniz işlem başlatıyorum."

çok sabırlı adamımdır:

"bakın hanımefendi; size borcum falan yok. kredi kartı aidatı ödemek gibi bir durumum yok; bir de kredi kartı aidatı diye bir şey yok artık zaten. ikincisi ben maaş müşterisiyim. benim yaptığım işlemlerden para almıyorsunuz, çalıştığım kurumla yaptığınız anlaşmaya istinaden. mesela aktif olarak kullandığım kartımdan da masraf ya da aidat kesmiyorsunuz. bu ikinci kartı da siz zorla gönderdiniz bana. gönderirken de ben 'kredi kartı aidatı kesersiniz sonra, istemiyorum kart' diye itiraz edince de, 'valla billa aidat almayacağız. siz maaş müşterisisiniz zaten. yok öyle aidat falan. rahat olun' dediniz; her konuşmayı güvenliğimiz için kayıt ediyorsunuz ya. bulun işte o konuşmayı, dinleyin. sizin elemanınız kredi kartı aidatı yok diyerek gönderdi bana o kartı. haliyle herhangi bir ödeme de yapmayacağım. işlem başlatmak istiyorsanız buyrun; avukatlarınız direkt olarak mahkemeye versin beni. başka da diyecek bir şeyim yok." diyemeden son cümlemin yarısında kapattı telefonu suratıma.

ana, avrat, bacı sövdüm, döndüm işimin başına.

hala her gün mesaj geliyor bu arada. sonra 3 gün sonra para çekmeye gittim ki hesabımdaki son 100 lira. bir baktım, 54 lira kalmış. 46 çekmişler. bankadaki paramdan, onayım olmadan 46 lira çekmişler. benim paramı, bakın tekrar ediyorum, bana ait parayı, bana sormadan hesabımdan çekmişler. ve ödemiyorum diye özellikle tebliğ etmişim! delirmedim; sabırlı adamım ben, sövdüm sadece! ana, avrat, bacı, soy, sop, ne var, kim var, kim yok, hepsine uzun uzun sövdüm.

geçen çarşamba, ki yine ay devretmiş, geride kalan normal kredi kartı borcumun yarısından fazlasını yine geciktirmeden ödemişim falan; gayet rahatım yani. ama hala her gün tehdit mesajları yağmaya devam ediyor:

"takibe girdiniz; ananızı öpücez"
"kara listeye girdiniz; daha da çıkamazsınız, bittiniz siz"
"avukatlarımız peşinizde, bacınız dizimizde!"

bildiğin tehdit yoluyla korkutarak para almaya çalışıyor adamlar. e kardeşim, bddk'nın olayı belli. sizin olayınız da belli:

atıyorum, 1 milyon müşterinizi bu taktikle korkutuyorsunuz. en az 300 - 400 bin tanesi korkup ödüyordur 90 lirayı. oh! havadan 30 - 35 milyon lira para! zaten bu işleri takip eden servisin maliyeti de senede 10 -15 milyon lirayı anca buluyordur. korkut insanları, 20 milyon havadan cebine girsin. ki asgari rakamlardan konuşuyorum! yer mi radiyo?

yine de denediler:

- "alo. melaba radiyo bey. ödememişsiniz borcunuzu, işlem başlattık!" (önce, yine kimlik bilgilerimi isteme gerzekliğinde bir ısrar ettiler tabi. geçtim oradaki ölümcül diyalogları).
- "hayırlı olsun kardeşim; ne işlemi başlattınız ayıptır sorması?"
- "kredi kartı borcunuzu 2 dönem ödememişsiniz. avukatlarımız takip başlattı. ya hemen borcunuzu ödeyin, ya da işlem başlatıyoruz!"
- "yahu kardeşim. deli misiniz siz? işlem başlattık diyorsun, sonra ödemezseniz işlem başlatırız diyorsun. borcun var diyorsun. e bak sisteme, geçen hafta ödeme yapmışım kartıma. haaa, şu aidat mevsunu diyorsan da, ona da "kesemezsiniz" diye özellikle uyardım ama benim onayım olmadan onun da ilk taksitini hesabımdan çalmışsınız. siz kimsiniz kardeşim? kimsiniz ulan? neyinize güveniyorsunuz? benim banka hesabımdan onayım olmadan nasıl para çekiyorsunuz? hangi kanuna göre çekiyorsunuz? tefeci misiniz siz? geçen arayan arkadaşınıza da tek tek anlattım. kredi kartı aidatı almaya hakkınız yok. aidat almaya çalıştığınız kart için imzaladığım bir sözleşme bile yok ortada. 'banka kartları ve kredi kartları kanunu' gayet açık ve net bir şekilde belirtmiş mevzuatı zaten. siz bu kanunu şu anda suistimal ediyorsunuz. şansınızı deniyorsunuz. bir şekilde korkutup parayı alırsak ne ala diyorsunuz. şu anda suç işliyorsunuz. hadi onu geçtim; kanunları hep bir şekilde çalımlıyorsunuz da, ben aynı zamanda maaş müşterisiyim. ben ve kurumumda çalışan kimse bankanıza masraf ya da aidat ödemiyor. bunu da sizin diğer arkadaş aradığında şubeden teyit ettim. o yüzen şu an yaptığınız artık terbiyesizlik. taciz ediyorsunuz beni. ve bu şekilde taciz etmeye devam ederseniz bddk'ya değil, taciz suçlamasıyla cumhuriyet savcılığına gideceğim. emsal dava açacağım size! o yüzden bir daha lütfen aramayın bu numarayı. avukatlarınız da işlem başlatmak istiyorlarsa başlatsınlar kardeşim. en azından sıfatlarınızı görürürüm mahkemede!" diyip kapadım suratına.

ulan! adamlara bak yahu. çıktım dışarı, yaktım bi sigara, şubeyi aradım. anlatıyorum meramımı, "durun bir, durumu kontrol edelim" diyp beklemeye alıyorlar hattı; sabırla bekliyorum 3-4 dakika. sonra telefon çat diye suratıma kapatılıyor. o gün 3-4 kere aradım, hep aynı hikaye. beklemeye alıyor, 2 dakika sonra da suratına kapatıyor telefonu. çünkü muhtemelen aynı kazık tüm maaş müşterilerine atılmış ve herkes şubeyi arıyor... ulan, nasıl da yoğunum; mümkün değil gidemem o gün şubeye. velhasılı ertesi gün gittim. anlattım meramımı, "haklısınız radiyo bey", ben şimdi duruma el koyuyorum. kesilen paranız da pazartesi günü hesabınıza yatırılacaktır. kusurumuza bakmayın n'olur" dediler, içimden söve söve çıktım şubeden.

hatta sonra şirkete döndüğümde anlattım hikayeyi arkadaşlara da, "siz de gidiverin şubeye çözün mevzunuzu; telefonda anca oyalıyorlar adamı" diye de uyardım. paramın takipçisi olduğum ve haksızlığa müsade etmediğim için gayet mutlu ve gururluy(d)um.

ta ki bu sabaha kadar! bu sabah 09:02'de gelen mesajı aynen buraya yazıyorum:

"son ödeme tarihinde ödeme yapılmadığı için kullanmakta olduğunuz kart/kartlarınız ve tek hesabınız nakit çekime kapatılmıştır. ödemenizi yapmanızı rica ederiz."

şimdi aga; sen benden bir şey rica edemezsin. önce onu söyleyeyim sana. sen bana durumunu ancak arz edersin. sen bankasın. sen dükkansın. para işlerimi halleder, üstünden komisyon alırsın. bunu yaparken de tamamen kanunlara uyarsın. hadi, '5464 sayılı banka kartları ve kredi kartları kanunu'nu, bddk'yı falan sikine takmıyorsun. zaten şu ara kim takıyor kanunları kafasına; sen de modaya uydun da, ulan adamın gol demiş ama sen hala pazar günü hesabımı bloke ettiğini söylüyorsun. sen, banka hesabımı bloke ettiğini söylüyorsun. bak tekrar yazıyorum:

sen; benim; banka hesabımı, bloke ettiğini söylüyorsun! hesabında nakit paran var, ama kendi paranı çekemezsin benim haracımı ödemeden diyorsun. ben bu mesajdan ancak bunu anlıyorum. birazdan çarşıya ineceğim ve o banka kartını para çekme makinesine sokacağım. hesabımdaki parayı bir şekilde çekemezsem, pazartesi günü doğrudan bir avukat bulacağım ve tüm memlekete emsal olacak bir dava açacağım. bununla da yetinmeyeceğim. garanti bankasının yönetim kurulu üyelerinden bir kısmına doğrudan ulaşma şansım var. aşağıdan yukarı değil, yukarıdan aşağı uçacağım üstünüze. bu akıllı soygun planını hangi genel müdür yardımcısı, hangi pazarlama müdürü, hangi yönetim kurulu üyesi planladıysa ve uygulamaya soktuysa, mutlaka kim ya da kimler olduğunu öğrenmek için elimden geleni yapacağım. gerekirse sosyal medya üstünden garanti bankası çalışanlarına ulaşacağım ve onlardan yardım isteyerek, kendi rızalarıyla bu bilgilere ulaşacağım ve bu soygunu yapan kimlerse tek tek kamuoyuna ifşa edeceğim!

ya da işin kolayı, hemen bugün garanti bankasından birisi bana bu hesaptan ulaşıp bir mesaj atar ve olayla ilgili en kısa sürede müfettiş görevlendireceklerini ve bu saçmalığa sebep olan tüm çalışanların (yöneticiler dahil) araştırılacağını ve bankanın bir hatası olduğu tespit edilirse, sorumlularının bankayla ilişiklerinin hemen kesileceğini bildirir! ya herro ya da merro kardeşim; bunu siz istediniz!

savulun ulan! bu memlekette artık hırsızlığa müsaade yok!

devamını okuyayım »
09.03.2014 10:25