ray quick

  • 3742
  • 14
  • 9
  • 0
  • 3 gün önce

quest.net

bugünlerde pek adı sanı duyulmasada 5 yıl önce nice gençleri düdüklemiş olan oluşum.benim de network marketing adı altında yürütülen saadet zinciri kalpazanlığı ile tanışmamı sağlamıştır ayrıca.tabi ki çocukluğumuzun fenomeni kenan şeranoğlu ve onun meşhur ceketinden aşinaydık ama gerçekte böyle bir organizasyonla ilk defa karşılaşmıştım.

sene 2010 üniversite son sürat devam ediyor. bayram değil seyran değil yurttan iki arkadaşım beni aradı önce normal gidiyordu muhabbet nerelerdesin görüşemiyoruz bir ara buluşalımi iki tek atalım falan ki gerçekten arada sırada yapardık o muhabbeti ama sonra bir şey oldu ve ardından o meşhur cümle geldi "kanka bir iş var, süper düşünür müsün?" bir an kafa durdu ne işi diye sordum telefonda olmaz mutlaka yüzyüze konuşalım şöyle süper,böyle süper paranın amına koyacaz vs... bildiğin beylik laflar işte. ama beni arayan arkadaşımın unuttuğu bir şey vardı,benim ev arkadaşım da aynı zamanda yurttan eski bir arkadaşımdı ve bu salak ile avanak benden önce benim ev arkadaşımı aramıştı ve onu o meşhur homeofislerine götürmüşlerdi,benim ev arkadaşımda küfürü basıp oradan çıkmıştı bunu da olayın olduğu gün bana anlatmıştı. ben de olayı bozuntuya vermedim haberim yokmuş gibi davrandım tekrar aradım görüşmek istediğimi söyledim. söğütlüçeşme metrobüs durağında buluştuk atladık 34a'ya istikamet mecidiyeköy! ben tabi yol boyunca soru üstüne soru soruyorum tek aldığım cevap bekle,göreceksin şöyle süper,böyle harika paranın amına koyacaz. içimden kahkahalar atıyorum resmen.

ve beklenen an geldi sonunda mecidiyeköy'e geldik,saçmasapan bir apartman dairesine girdik burası ofis dediler.evin girişi korku filmlerinden fırlamış gibi,evin salonuna 3 çekyat koymuşlar ortada bir sehpa içi ağzına kadar izmarit dolu bir küllük iğrenç bir ortam..daha sonra bunların sunum yapan elamanı geldi aşırı ukala bir şey hemen sunum odasına alalım dedi (sanki doktor amk,odayı hazırlayın diyor).

başladı bu konuşmaya biz network marketin işi yapıyoruz,dünya da tarım devrimi ve sanayi devriminden sonra en büyük devrim bu artık üretici ve tüketici arasındaki aracıları kaldırıp doğrudan üretici ve tüketici arasında bağ kuruyoruz henüz yaygın değilken sen de yerini al diye bir dünya saçmalıktan sonra sorulara geçti

+hangi üniversitede ne okuyorsun?
- xxx üniversitesinde xxx bölümünü okuyorum.
+bitirince ne iş yapacaksın?
-kafamda birkaç planım var şimdilik.
+peki ne kadar maaş alacaksın.
-türkiye'de maaşlar belli zaten tecrübe kazanana kadar şu kadarla şu kadar olması muhtemel.
+peki ömür boyu bu paraya mı çalışacaksın?
-tabi ki hayır zaten yerinde duracaksan sen hiç yaşama derler adama.
+bu işi yapmayı düşünüyor musun?
-anlat bakalım işini ozaman dedim

başladı tekrar anlatmaya açtı o meşhur a4 kağıdını başladı ağacı çizmeye, sen bir ürün alacaksın ve 2 kişi bulacaksın o 2 kişi 4 kişi getirecek ağaç dallanacak budaklanacak,1 yılın sonunda 40.000 tl kazanırsın falan filan.sonra işin para boyutuna geldi diyelim ki parayı bulamadın eline bir kağıt al 4'e böl en yakınından en uzağına bütün akraba ve arkadaşlarını yaz ara ısrar et gerekirse bir şeyler söyle (yalan söyle diyor pezevenk) parayı bul zaten kazanınca fazlasıyla ödersin.

bitti mi dedim? sonra ben başladım?

akrabalarımı arkadaşlarımı geçtim, benden ailemi kazıklamamı istiyorsunuz bu ne kadar etik ?
insanları yolunacak kaz olarak görmek ne kadar ahlaklı?
bu işten kaç kişi ne kadar para kazandı nekadarı mağdur oldu?
bu iş nasreddin hocanın diken ve koyun hikayesine benzemiyor mu?
türkiye'de titan gerçeği varken halen nasıl insanlara bunun ahlaklı bir şey olduğunu söyleyebiliyorsunuz?
piyasada benzerleri 15 liraya satılan saatlere 600 tl,biodisk denen bir işe yaramayan alete 1200 tl,dünya üzerinde mevcut olup olmadığı bilinmeyen otellere 1800 tl istemek ne kadar mantıklı?

hemen sözümü kesti başladı bağırmaya biz tamamen yasalız ürün satıyoruz,bizim sattığımız ürünler şöyle kaliteli böyle süper, zaten biz formula 1'e de sponsor olduk (aynı terane amk) bizim itü'den ,boğaziçi'nden de arkadaşlarımız var (sanki o üniversiteler de keriz bulunamaz diye bir kural var),sen girmesen bu işe sen kaybedersin arkadaşların parayı bulunca böyle bakarsın arkalarından.

daha fazla dinlemek istemiyorum dedim çıktım,arkadaş arkamdan koştu geldi hemen abi niye o kadar çok sert çıktın bir dinleseydin.hiçbir şey dinlemek istemiyorum, size kolaygelsin aynı mevzu için bir daha ararsanız kalbinizi kırarım dedim eve döndüm.tabi yolboyu kendime saydırıyorum kafamı sikeyim evde yatmak varken yollara düştük birde bir dünya zırvalarını dinledik.

aradan 1 ay zaman geçti ve gazetelerde bir haber çıktı.ben de bu haberi paylaştım benim başka bir arkadaşım da altına bunlarla taşak geçen bir yorum girdi,bu iki salak ile avanak bastı yaygarayı yok biz salakmışızda,birşey bilmeden insanları karalıyormuşuzda bok gibi hayatımız varmışta,artık nasıl hipnotize olmuşlarsa o yorumlar karşısında dehşete düştüm yani öldür deseler birini öldürecekler yok böyle bir motivasyon.daha sonra bu salak ile avanakla okulda karşılaştım,birisi ile zaten pek aram yoktu onu es geçtim aramın olduğu elemanla oturdum konuştum 1 saat ne gerek var niye buna girdin dedim? biz kendimi bildim bileli fakiriz dedi,sen biliyorsun yurttaki halimi,bende bu duruma isyan ettim bu işe girdim dedi iyi dedim yolun açık olsun ,yakında abi çok yakında sende göreceksin umarım sen pişman olmazsın dedi ben de sen kazanda benim pişman olmam kalsın dedim ve konuyu ebediyen kapattık.

peki 2010'dan 2015'e ne değişti? salak ile avanağın salağı şuan halen işsiz harıl harıl kpss kasıyor,hergün kpss konusunda ateşli paylaşımlar yapıyor kpss'de kadro haksızlığından dem vuruyor.avanak ise gebze'de bir firmada işe girmiş cumartesileri de çalışıyormuş.

şimdi aynı teraneleri mega holdings'te görüyorumda yazık diyorum başka da bir şey demiyorum.

devamını okuyayım »
30.04.2015 17:22