redwheelbarrow

  • 359
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

new york city

pek cok kisiye gore new york’un tarihi 1524’te giovanni da verrazano’nun bugunku new york limanina girisiyle baslamis olsa da bu guzide kentin buz caginin sonlarinda ilk oncu yerlilerin gelisiyle baslayan 11 bin yillik bir tarihi var. tarih bu nereden ve hangi acidan baktiginiza bagli olarak degis tonton degis olabiliyor sanirim. kentin tarihini fransizlara calisan bir italyan’la baslatmak algonquin yerlilerinin varligini yadsimak es anlamli oluyor tabii. bir taraftan da simdi gitmesek de filmlerden asina oldugumuz yuzunu tanrinin hakimiyet alani gokyuzune donmus, donmekle kalmamis bir de utanmadan yirtip gecmis gokdelenlerin tekinsiz yogunlugu futurist bir masalsi gerceklik yaratirken ayni anda 11 bin yillik bir insanlik tarihi en basitinden tuhaf bir oksimoron yaratiyor. oksimoron boksimoron hicbir yere benzemeyen kent miti birlesip herkesin kenti kendine girsinle sonuclaniyor cogu zaman. bir de new york’la ilgili yazmamis yazara yazar denmiyor galiba; bazi seckiler kallavi bir tugla kalinligina ulasiyor. bu tuglalardan biri “empire city: new york through the centuries” (2002) gayet sik bir secki olusturup, new york’un neden bu kadar ozel, bu kadar farkli oldugunu/goruldugunu anlatmaya calisiyor. diyor ki kitabin editorleri bu kent farklidir cunku:

- new york minute diye bir sey vardir, hipertansiyonu var bu kentin. tempo tempo. new yorklular cogu amerikalidan daha hizli yurur, yemeklerini daha gec yer, daha hizli konusur, daha fazla calisir ve rekabet etmeye kalktiginizda elinize verirler. eger onlar kadar hizli konusup (laflari yuvarlamayi unutmayalim) onlar kadar hizli yuruyebilirseniz onlardan olursunuz. “if you can talk that talk and walk that walk you are a new yorker.”

- herkese kapisi aciktir; rengarenk bir cesitlilik sunar. new york her zaman cokkulturlu, cokirkli, cokdinli, cokdilli olmus. adinin new amsterdam (amsterdam veya york, hep yeni) oldugu 1640larda bile 18 farkli dil konusuluyormus. 1880’lerden beri dunyanin en genis gocmen isci nufusuna ev sahipligi yapiyor. metropolitan bolgesinde tel aviv’dekinden daha fazla yahudi, floransa’dakindan daha fazla italyan, santo domingo’dakinden daha fazla dominikli, dublin’dekinden daha fazla irlandali yasiyor.

- cesitlilik, farkliliklarin gonullu veya gonulsuz bir sekilde kabul edilmesine yolacmis. pek tabii hosgoru kavram olarak bile icinde pek yaman celiskiler barindiriyor ama bazen hic yoktan iyidir diye dusundurtuyor. kentin bir takim ozellikleri yasayanlarin onyargilarini kontrol etmelerini ve bastirmalarina yol aciyor. bu 400 yildan beri boyle. 17. yuzyilin baslarinda pek puritan boston anne hutchinson’in kicina inanc farkliliklarindan tekmeyi basarken hollandalilar (west india company) tamamen ticari kaygilarla bu tip bir yobazligin ticareti tehlikeye atabilecegi ve gocmen girisini engelleyebilecegi kaygisiyla herkese kucagini aciyor.

- kuzey amerikanyada zenginler zenginlerle izole uydukentlerde, yoksullar yokluklariyla varoslarda yasarken new york diger amerikanya kentlerine gore onemli olcude orta ve ust sinif nufusunu korumus. kisi basina dusen gelir itibariyle ulkenin en zenginlerinin posta kodu 10021; manhattan en zengin county; en yuksek emlak fiyatlari fifth avenue, park avenue ve central park west’te. bunlarin hepsi new york’ta.

- inanilmaz ama gercek amerikan standartlarina gore enerji tuketimi bile dusuk bu kentte. toplu tasima, yer yoklugundan apartman dairelerinde yasanmasi isinma ve klimalar falan daha az enerji tuketimine yol aciyormus. (bu degerlendirmede gokdelenlerin isiklandirilmasini saymamislar herhal.)

- toplu konutlarda basari saglanmis. 1937’de gecen housing act’le dusuk gelir gruplari icin yapilan “projects” denen toplu konutlar yine diger amerikanya kentlerine gore iyi durumdaymis. 2002’de alinan bir kararla bu konutlarin suc merkezleri haline geldigi ustelik yasanacak durumda olmadiklari gerekcesiyle butun ulkede yikilmislar. bir tek new yorktakiler kalmis hala onbinlerce kisi bekleme listesindeymis. (bu project’lerde buyumus bir tanidigin anlattigina gore cocuk parklarinda kum havuzlari olur ya, hah bu havuzlarda kumdan cok siringa oldugu icin oynamalarina izin vermezmis anne babalari; buna iyi diyorlarsa isin icinde baska bir seyler var ama haydi bakalim.)

- yine inanilmaz ama gercek filmlerde, dizilerde gosterildiginin aksine new york guvenli bir kent. hic bir zaman, en azindan istatistiksel olarak, ulkenin en tehlikeli kentlerinden olmamis. cinayet orani o kadar dusuk ki en tehlikeli yuz amerikan kenti icinde yeri yok. metro aginin yayginligindan araba kazasi orani da cok dusuk.

bir de icindeyken hakkinda yazilamayan kent burasi. gittikten sonra, cok ozlendiginden olsa gerek, yazilabiliyor. ya da tamamen bana oyle geliyor.

devamını okuyayım »
05.02.2007 11:43