rehavet

  • 306
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

nurettin gudjohnsen

ana ogul o gun oracikta, bir daha ayrilmamaya karar verirler.. safiye yillar once oldugu gibi bir kez daha ne dedigini anlamadigi iyi kalpli bir sarisin tarafindan genelevden cikartilir.. nurettin bir kuru bavuluyla buca'daki eve yerlesir ve birlikte yasamaya baslarlar.. nurettin bir yandan turkce ogrenmekte, bir yandan da izmir'in sayili zenginlerinden tirelizade mehmet efendi'nin harasinda seyislik yapan salih dayisi'na yardimci olmaktadir.. her ikisi de konusmayi pek sevmeyen, susukun mizacli insanlar olduklarindan herhalde, nurettin ve dayisi cok iyi anlasirlar.. nurettin gunduzleri dayisinin yaninda vakit gecirmekte, aksamlari da anasinin dizinin dibinde oturmaktadir.. bir yandan da ara sira sokaklarda gordugu, duvarlara yazi yazan, sert yuruyen, ciddi ifadeli, parkali gencler dikkatini ceker.. annesi onlarin anarsist oldugunu soyler ama bunlar nurettin'in iskocya'da gordugu anarsistlere benzememektedir..

nurettin bir gun utana sikila yan komsularinin kendi yasindaki oglu huseyin'e duvardaki yazilarin anlamini sorar.. once buca'nin orta yerinde ingiliz aksaniyla turkce konusan bu sarisin gencin casus oldugundan suphelendiyse de huseyin, 'bu derece aleni bir casusluk yapacak kadar salak olamazlar' diye dusunup elinden geldigince aciklamaya calisir dertlerinin ne oldugunu ve onu ertesi gun yapilacak bir ev toplantisina davet eder..

devamını okuyayım »