rewendor

  • prezentabl (575)
  • 782
  • 3
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

football manager 2016

günümüz futboluna taş çıkartaracak derinlikte transfer hikayelerine sahip olabilen oyun. ilk defa bir football manager'da bu kadar keyifli bir transfer maceraları yaşıyorum. örnek bir tanesini paylaşayım:

galatasaray'la ilk sezonu ite kaka 68 puanla şampiyon tamamlayarak ikinci sezon şampiyonlar ligi'nde barça ile aynı gruba düştüm. grup zaten felaket, barcelona - benfica - anderlecht. rakiplerimizi tanıyalım köşesinde takımları incelemeye casusları saldım hemen. scout kadromda en yeteneklilerden olan bir eleman var, takıma kendim kattım. zamorano. oyuncunun yeteneğini potansyelini adeta red kit'teki mezarcı gibi mezurayla ölçer, biçer, önüme koyar. ama çok keyfine düşkündür. tam bir sefa pezevengi, keyif adamı. hep tatil bölgelerini kendine mekan belirlemiş. bu adamı brezilya'ya, italya'ya, ispanya'ya yolla, plajdan partiden arta kalan zamanda sana genç yeteneğin feriştahını bulur getirir. ama soğuk iklim sevmez. öyle ingiltere'ye, iskandinav ülkelerine, rusya'ya falan yollayacaksan fellik fellik yetenek kaynayan liglerde "burada bir şey yok" diye trip atar döner. almanya'yı hollanda'yı bile beğenmiyor deyyus. suyuna gitmek lazım biraz. zamorano'ya dedim ki, git şu rakipleri bi izle bakayım. adam elindeki listeye göz gezdirip, bi garip baktı bana şöyle "koca barça'yı bilmiyosun da bana mı izletiyosun? lan bi de gs teknik direktörüsün, barça'dan haberin yok". olsun canım dedim, vardır bi yeni numaraları, bir kolaçan et. adam başka bir şey demedi gitti, sonra rapor gönderdi "bak bu adamlarda messi var acaip bi oyuncu. bi de neymar var üüfff, suarez var forvet oynuyo, üçü de acaip adamlar ha!" diyor. dalga geçiyo pezevenk. neyse o arada raporlarda arda'nın da pek oynatılmadığını tespit etmiş olduk. mutsuzmuş, t.direktörle kavga etmiş, milli takımdan da kesik yemişti zaten futbol oynamıyor diye. ilk izlemede "gs'ye 35m € civarına gelir, maaş da 4,5-10 milyon arası bişi ister" diye yazmış, yanına smiley koymuş. skype'da raporları yollarken bıyık altından da gülüyo ibne. neyse, olay orada kapandı sanıyorum ben, barça maçına çıktım, güzel güzel 3 tanemi yedim falan.

sonra düzenli takım raporları sırasında asistanım geldi. yemenli kara kuru bi çocuk. idarede, antrenörlükte iyi de, heyecanlı biraz. tek kusuru bu. basın toplantılarını ne zaman bu velede bıraksam ona küfrediyo, bunun bacısına sövüyo, bütün teknik direktörlerle kavga ettiriyo beni. öyle garip bi eleman. bunun yüzünden ertuğrul sağlam gibi sakin mülayım adamla bile ahmet çakar programında birbirimize girecez neredeyse. ayar verdim diye seviniyor sonra bir de. ama heyecandan heralde, zamanla düzelecek. dedi ki "hacı eldeki yerliler sıkıntı, bak seneye cl'ye gidecez gibi, yerli sayısından patlamayalım. işi hep yabancılar götürüyor. bak ben bi çocuk buldum, okulunu burada okumuş. arda turan. bak ben buldum bunu ha, yine iyisin. sen gel bi arda'yı izle" dedi. zamorano'nun raporları karıştırmış heralde. şoparı çay demlemeye gönderdim. zamorano'yu çağırdım odaya "şimdi seni bi barcelo.." derken gülmeye başladı it, tekmeyi bastım yolladım. olmayacağına eminim. arda barça'dan gs'ye mi dönsün? hadi dönecek olsun, transfer bütçesini tüketmişim. üstüne bir de ekmek kırıntısı gibi maaş bütçesinden kısa kısa en son serdar aziz'i almışım yedeğe. ontavario'nun sözleşmeyi feshedeyim dedim, istediği parayı karşılayamadım, o derece dipteyim. ama zamorano telefon açtı, 2 hafta tatil yapmış, ibiza senin balear benim para yemiş, domates festivaline katılmış, boğa rodeosu yapmış herif. sonra da son gün işi aklına gelmiş bi görüşelim diyip arda'yla yemek yemiş, çocuğu içirip içirip gaza getirmiş, sinem kobal'dan girmiş fatih terim'den çıkmış, vatan millet sakarya demiş alkolü de dayayıp ikna etmiş. dedi ki bana "hacı çok para ister ama gelir.". ne içirdiyse zaten yolladığı fatura amrabat'ın bonservisinden gelen parayla anca ödendi.

bu arada artık telefonlarımızı mı dinlediler naptılarsa arda'yı izlettiğim medyaya sızdı. erman toroğlu kazanda ruh kaynatıyo, oktay "arda bitmiş" diye evlilik programlarına çıkıyor. her yerde taraftar heyecanlandı diye haber var. ahanda diyorum elde para yok, ibrahimoviç mevzusu başa sarıyor, taraftar linç edecek. derken arda'nın kulağına kadar gitmiş haberler, o da demesin mi "gs'yi düşünebilirim" diye... iş çığrından çıkıyor. bu arada arda zaten gs taraftarının favori listesinde, ara ara haberler çıkıyor taraftar arda'yı bekliyor diye. bir heyecan bir gaz. takımda o bölgede adama da ihtiyacım yok, yaşlanmaya başlayan sneijder yerine belki gelir ama alttan brezilya u20'si guilherme'yi kapmıştım o yetişiyor oraya da. ama taraftar gaza gelmiş bir kere. sonra barça teknik direktörü de dedi "arda'yı uygun fiyata satabiliriz, neden olmasın?" diye. adamın "uygun fiyat" anlayışı farklı tabii, o paraya ben boğaza üçüncü ve dördüncü köprüleri dikerim. ama taraftar bunu düşünmüyor. transfer bütçem sayıyla 0, yine umurlarında değil.

o arada kayseri deplasmanına gittik, maça çıkarayak tünelde muzip spor muhabiri cevat kelle yakaladı, "arda diyorlar" dedi, "ne diyeceksiniz?". "arda bu camianın çocuğu" dedim, "ama koşullara bağlı" dedim. yuvarlak konuşup kapattım konuyu. maçı kazandık, ertesi gün yönetim "transfer bütçesi görüşmek üzere" odaya çağırdı. aha dedik bütçede dibi vurduk diye kovacak mı adamlar napacak, iyi de gidiyorduk... daha evvelki gün hamza'yı da böyle yolladılar zaten. ben ne yumurtlayacaklar diye bakarken dursun başgan "uefa yakamızdan indi, mali tabloyu düzelttik, bruma'yı da 30 milyona sattın kurtardın bizi, bütçeni arttıralım mı?" dedi, ama derdi başka, onu da taraftar boğacak arda gelmezse. zaten ibrahimoviç olayından acaip kıllar, bahane arıyorlar. ben de "yok dedim, o parayla gençlere yatırım yapalım." yiyecek gibi baktı bana. yandan pat diye bi ses geldi, abdürrahim albayrak devrilmiş. neyse, ona bi kolonya tuttuk, ovduk, başgan da "biz kendi oyuncumuzu yetiştirmenin işe yarayacağını düşünmüyoruz, şimdi terket odayı" dedi. alamadık parayı. duydum ki akşama başkanın arabanın lastikleri indirmişler, sabah da kapının önünde at kafası bulmuş.

neyse, baktım gençler derken bütçeden de olduk, 2 gün sonra gittim yönetime tekrar. o arada başkan walking dead zombisine dönmüş stresten uykusuzluktan, "hacı bi hata ettik siz transfer bütçesini verin bari" dedim. bir rahatladılar, bi gevşediler ki sormayın. hayatımda çuvalla para veriyor diye bu kadar sevinen adam görmedim ben. albayrak'ı telefonla arayıp haber verdiler, heyecandan yattığı hastaneyi satın almış, o arada yanındakileri de sevinçten dövüp hastanelik etmiş, zaten onların hastane masrafından hastanenin parasını çıkartmış. adam boşuna önde gelen başarılı iş adamı değil sonuçta.

verdikleri para mı? 35 milyon euro. tam bir arda parası. şimdi 30'una yaklaşmış adama o para verilir mi diye, gençlere mi yönelsem o parayla diyorum, ama bu sefer topuğuma sıkarlar heralde.

neyse efendim, işte böyle bir hayal gücüyle harmanlayarak tadına vararak oynayınca 65 saat gaming time'da 1.5 sezon geçiriyorsunuz anca.

p. s.: merak edenler için, arda'yı devre arasında kadroma katıyorum, anlaşmaya vardık. çeşitli hinliklerle (declare interest demeler, çingene pazarlıkları falan) bonservisini 10 milyona kapattım, ama kendisine yıllık 7,3 milyon euro verecez. hala o yaşta değmeyebilir ama dediğim gibi, arda gelmezse kulübü yakacaklar heralde)

zorunlu açıklama: işbu entry'deki tüm karakterler hayalgücüne ve football manager 2016 database'ine dayanmaktadır. gerçek kişi ve kuruluşlarla ilgisi tesadüfi veya hayalidir.

devamını okuyayım »
22.11.2015 15:18