reyou

  • 1114
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

unutursam fısılda

bir zamanlar cilgin bir gencken, yaslaninca elin, komsunun, akrabanin ocagina dusmek hikayesi her zaman tutar. cunku insanlar bir kisinin hem yasli hem genc hallerini ayni film icerisinde gorunce ister istemez duygulaniyor. bunu cok bariz bir bicimde notebook filminde gorebilirsiniz. titanik de buna bariz bir ornektir.

yani bir film, yasli bir insanin agzindan gecmis olaylari anlatarak basliyor ise (bu savas filmi yada her ne olursa olsun) bilin ki aglamaya hazir olun. ayni insanin hayatinin degisik evrelerini 2 saat icerisinde gormek ister istemez insana duygu depremi yasatiyor. kendi yasliliginizi dusunup, oturup agliyorsunuz.

rainman filmide kardes kavgasi ve sonrasinda dayanismasi durumunu anlatan en iyi filmlerden biridir.

cagan irmak bunlarin duygu harmanlamasini fena yapmamis. ah mukemmel olamamis o ayri. ama turk sinemasinin bir yerlere gelmesi acisindan guzel.

aslinda bu tarz ama "gercek" o kadar cok hikaye var ki turk sinemasinda. lan yesilcam artislerinin gercek hayatlarini silkelesiniz altin degerinde hazir hikayeler ortaya cikar. birileri tutup bunlari arastirip kurgulasa ne enfes hikayeler dinleriz. ama nafile. kicimizin ustune oturup, 3 kurus telif hakki vermemek hosumuza gidiyor anca kici kirik destere gibi filmler yapiyoruz. bu film icin alkis.. ancak turk sinemasinin genel dusunce yapisina kocaman bir yuh cekiyorum.

devamını okuyayım »
15.04.2015 22:31