ridefort

  • 265
  • 0
  • 0
  • 0
  • 9 ay önce

kara deliğe düşen cisimlerin gittiği yer

çaylaklığımdan mütevellit kimse görmeyecek olsa da çok sevdiğim bir konu hakkında naçizane düşüncelerimi paylaşmak isterim.

öncelikle kütle çekimi kavramını anlamamız gerekiyor. adından da anlaşılacağı gibi her cisim kütlesi kadar merkezine doğru bir çekim kuvveti uygular (evet insanlar da çekim kuvveti uygular. fakat o kadar küçük bir çekim kuvvetidir ki bunu hissedemeyiz.)

hatta matematiksel olarak açıklamak gerekirse çekim yapan cisim ve çekilen cismin kütleleri çarpılarak, mesafenin karesine bölünmesiyle kabaca bir kuvvet hesabı oluşur.

şimdi basit çapta kütle çekimini anladığımıza göre kara delikleri anlamamız gerekiyor.
kara delikler kendi kendilerini oluştururlar. gezegen, yıldız gibi gök cisimleri (özellikle kütlece çok fazla olanlar) yüzeylerindeki bir takım tepkimeler ile kütlelerini iyice arttırırlar. öyle yüksek bir kütle çekimine sahip olurlar ki gök cismi kendi kendini merkeze doğru çekmeye başlar. böylece kara delik oluşmuş olur.

tabii ki her şey bu kadar basit değil ama detaylı açıklamanın yeri burası değil o yüzden asıl soruya geliyorum.

kara delik yukarıda anlattığım gibi bir gök cisminin kendi kendini çökertmesi ile oluştuğu için sonsuz olduğunu düşünemeyiz. gök cisminin büyüklüğü kadardır aşağı yukarı. bundan dolayı kara deliğe girip başka bir galaksiden çıkma ihtimali pek yok. daha doğrusu mantıken yok. fakat o şiddetli çekimden dolayı uzay-zamanda nasıl bir büküm yaptığını, tam olarak etkileri bilinmiyor.(belki biliniyordur fakat benim o yönde herhangi bir makale okumuşluğum yok)

ama şuanlık kabul gören kanıya göre kara deliğe yaklaştığınızda spagetti gibi uzamaya başlayıp atomlarına kadar ayrılacaksın. atomların da kara deliğin kütlesine katılıp kara deliğin bir parçası olacak. aynı yemek yemek gibi de düşünebiliriz. seni alıyor, parçalıyor ve kendisine katıyor.

tabi bu işin aslını ne zaman öğrenebiliriz veya öğrenebilir miyiz bunlar büyük bir soru işareti. kara deliğe girebilecek ve atomlarına kadar parçalanmayacak bir şeyimiz olursa ancak o zaman öğrenebiliriz. bilimden umut kesilmez sayın suserler.

edit:imla

devamını okuyayım »