rockandroll rules

  • 1870
  • 54
  • 8
  • 0
  • 3 gün önce

30 ekim 2020 ege denizi depremi

izmir’in kemalpaşa ilçesinde yakalandığım depremdir. hem kafamı dağıtmak için, hem de naçizane elimden geldiğince bilgi verebilmek için bir entry girmek istemekteyim. bunu yazabilecek vakti, imkanı ve uygunluğu ancak bu vakitte bulabildim zira bir süredir evlere girmemiş, daha sonrasında da diken üstünde haberleri seyretmeye başlamıştık. bu ege denizi depremini usgs 7.0 moment magnitüd büyüklüğünde, yerin 21 kilometre altında ve sisam adası’na 15 kilometre uzaklığında açıklamıştır. kandilli rasathanesi ise depremi 6.9 moment magnitüd büyüklüğünde, 11.8 kilometre derinlikte ve ege denizi üzerinde olarak açıklamıştır. afad ise depremi 6.6 moment magnitüd büyüklüğünde, 16.5 kilometre derinliğinde ve seferihisar’a 17.2 kilometre uzaklıkta olarak açıklamıştır.

hepimize büyük geçmiş olsun demek istiyorum. umarım tez zamanda yaralılarımız şifa bulur. vefat edenlere ise büyük rahmet, ailelerine de başsağlığı ve sabır dilemekteyim.

harita 1

depremi çeşitli haritalar üzerinde izleyecek olursak. burada depremin şiddet dağılımını ve hissedilme oranlarını görüyorsunuz üstteki haritada. bu ekran görüntüsünü biraz genişleterek aldım ki depremin ne kadar büyük alanlardan hissedildiği çok rahat bir şekilde anlaşılsın. görüldüğü gibi yer yer orta anadolu'dan, kıbrıs adası'ndan, doğu avrupa ve balkanlardan dahi hissedilen bir deprem oldu.

harita 2

depremin şiddetini göstermek için bu haritayı kullanmak ve biraz daha yakınlaştırılmış bir şekilde göstermek istedim. görüldüğü gibi depremin merkezüssünde şiddet 8 ve hatta 9'a kadar çıkmaktadır. kuşadası, seferihisar ve sisam adası gibi yerlerde ise depremin şiddet 7 olarak hissedilmiştir. torbalı ve benim de bulunduğum yer olan kemalpaşa tarafları ile birlikte konak, karşıyaka, bornova, bayraklı gibi yerlerde depremin şiddet 6 ila 7 arasında gitmiştir. görüldüğü gibi aynı şiddette vurduğu yerin bir tarafında hiç yıkım olmazken, bir tarafında yıkım görülmektedir. deprem; aydın, muğla, denizli, manisa, balıkesir gibi çevre illerde ise 5 şiddetinde veya daha az şiddette hissedilmiştir. bunların sebebini entrynin devamında elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım.

usgs verilerine göre depreme en yakın 5 yerleşim birimi; sisam adası, seferihisar, özdere, kuşadası ve izmir merkez'dir. deprem sadece bu bölgelerde aşağı yukarı 3 milyon insanı etkilemiştir.

bu büyük deprem, aletsel dönemde ölçülmüş olan en büyük deprem oldu izmir için. sadece 24 mayıs 2014 tarihinde gerçekleşen 24 mayıs 2014 ege denizi depremi’nin büyüklüğü 6.9’a çıkmıştı ki geçtiğimiz gün gerçekleşen depremin büyüklüğü için genel konjonktür 7.0 moment magnitüd olduğu yönünde. şiddet olarak da şu anki belirlenen durumlara göre, 30 ekim 2020 tarihinde gerçekleşen depremin şiddetinin 8’e ulaştığı görülmektedir.

peki mühendislik ve matematiksel kısmı olarak konuşacaksak, bu depremin büyüklüğü neydi?

7.0’lık bir depremin enerjisi 1.995.262.314.968.880 joule’lük bir enerjiye denk düşmektedir. peki bu enerjiyi daha iyi anlayabilmemiz için belirli kıyas ve karşılaştırmalar yapacak olursak neler söyleyebiliriz? bu depremin enerjisi şu şekillerde de betimlenebilir;

tnt bazında: 476.879 ton
hiroşima’ya atılan atom bombası bazında: 32 adet atom bombası
nagazaki’ye atılan atom bombası bazında: 24 adet atom bombası

peki, “6.9’muş, 7’ymiş bunlar önemli değil arada 1 puan fark var.” denilmesi ne kadar doğru? açıkçası 6.9 ila 7.0’lık deprem arasında da ciddi bir enerji ve büyüklük farkı vardır. 7.0’lık deprem, 6.9’luk depremden 1.3 kat daha güçlüdür. ayrıca 7.0’lık bir deprem ile 6.9’luk bir deprem arasında da 582.7 trilyon joule’lük enerji farkı bulunmaktadır. hele ki zaten afad’ın açıkladığı 6.6 büyüklüğüne hiç girmiyorum. bu iki deprem arasında dağlar kadar fark var ve kandilli rasathanesi, usgs ve yunanistan rasathanesi dahi deprem büyüklüğünü 7.0 veya 6.9 olarak açıklarken hâlâ ve ısrarla bu büyüklüğü 6.6’da tutmaları tek kelimeyle trajikomik. neyin baskısı altında hissediyorlar kendilerini bilmiyorum ama bu depremin 6.6’lık bir büyüklüğün işi olmadığı ayan beyan ortada.

ana depremden sonra, 37 tanesinin 4’ün üstünde ve 2 tanesinin 5’in üstünde (5.0 ve 5.1 mw) olduğu, toplam 521 artçı sarsıntı yaşanmıştır. şu an için 25 vatandaşımız vefat etmiş, 831 vatandaşımız ise yaralanmıştır.

çok fazla tartışılan ve epeyce karıştırılan terimlerden “depremin büyüklüğü” ve “depremin şiddeti” kavramları nelerdir? depremin büyüklüğü, oluşan kayaç hareketi sonunda oluşan enerjinin tezahürüdür. depremin hissedildiği tüm yerlerde aynıdır, herhangi bir yöreye, yere, binaya veya kişiye bağlı olarak değişmez. depremin şiddeti ise, bu büyüklüğün meydana getirdiği şiddet ile ölçülür. bölgeden bölgeye, şehirden şehre, yapıdan yapıya değişim göstermektedir. genel anlamda belirli denklemler, formülasyonlar, genellemeler yapılsa da çok farklı şeylere göre değişmektedir. 7.0 büyüklüğündeki bir depremde (depremlerin olduğu yerde yaşayan insan sıklığı, o bölgenin yapılarının güvenilirliği, zeminin kalitesi gibi etkenlerle) kötü yapılmış binalar ve düzgün olmayan, sağlamlaştırılmamış zeminler sebebiyle çok büyük yıkımlar gerçekleşip şiddet 8-9 hatta 10 seviyelerine kadar çıkabilirken; 7.5 büyüklüğünde bir depremde eğer o bölgede çok fazla kişi yaşamıyorsa veya zemin çok sağlamsa ve binalar da düzgün bir şekilde yapıldıysa yıkım çok az olabilir ve şiddet görece düşük kalabilir. bunun hesaplaması da “risk” kavramı üstünden hesaplanır. risk ise sinan özeren hocamızın açıkladığı gibi, "risk = olma sıklığı x olduğunda yarattığı tahribat" olarak ölçülmektedir. depremin olma sıklığı düşükse bile çok büyük tahribat yaratıyorsa risk yüksek demektir. mesela 2011’de japonya’da yaşanan depremin büyüklüğü 9.0 ila 9.1 arasında ölçülmüşken, depremin şiddeti 9’da kalmıştır. gölcük’te ise 7.5 ila 7.6 arasında ölçülen depremin şiddeti 10’a kadar çıkmıştır. (hatta celal şengör yer yer 11 şiddetindeki etkilerin görüldüğünü dahi söylemiştir murat bardakçı ile birlikte yaptıkları deprem programında). şimdi “ama orası japonya, burası türkiye. oradaki deprem karanın altında olmadı, bu deprem karanın altında oldu.” deyip kendimizi avutmayalım lütfen çünkü iki deprem arasında 12 senelik bir süreç var ve japonya’daki depremin büyüklüğü, aletsel dönemde ölçülmüş bir elin parmaklarını ancak geçen 9 büyüklüğündeki depremlerden bir tanesidir. çok uç ve uçuk bir örnek olmasına rağmen o depremin şiddeti 9’da kalmıştır.

depremin şiddeti ve büyüklüğünden bahsettik ama bunların birbirine olan kıyaslaması ve oranlaması nasıl olmaktadır? (bu oranlamaların genelleme yapılmış haller olduğunu unutmamamız gerekmektedir. pekâlâ farklı deprem büyüklüklerinde farklı şiddetler görülebilir.)

büyüklük: 1.0 mw ile 3.0 mw
şiddet: 1
tanım: hemen hemen hiç hissedilmez.

büyüklük: 3.0 mw ile 3.9 mw
şiddet: 2 veya 3
tanım: özellikle üst katlardaki bazı kişiler tarafından hissedilebilir. eğer şiddet 3 olursa binalarda bulunanlar (özellikle de üst kattakiler) açıkça hissedebilir. birçok insan bu sarsıntının deprem olduğunu fark etmez. duran araçlar hafifçe sallanır. sarsıntı, büyük bir kamyonun yoldan geçişinde yarattığı sarsıntıyı andırır. başlangıcı ve bitişi insanlar tarafından hissedilebilir.

büyüklük: 4.0 mw ile 4.9 mw
şiddet: 4 veya 5
tanım: gündüz vakti binalarda bulunan hemen herkes hissedebilir, dışarıda bulunanların ise pek az kısmı hisseder. gece vakti ise bazı kişileri uykusundan uyandırabilir. tabaklar, pencereler, kapılar sarsıntı etkisiyle titreşime geçer; duvarlardan çatlıyormuşçasına sesler gelir. eğer şiddet 5 olursa hemen hemen herkes tarafından hissedilir, gece vakti çoğu insan uykusundan uyanır, bazı pencereler ve tabaklar kırılır, dengesiz nesneler devrilir.

büyüklük: 5.0 mw ile 5.9 mw
şiddet: 6 veya 7
tanım: herkes tarafından hissedilir ve korku verir. genel olarak hafif hasarlarla sonuçlanır. eğer şiddet 7 olursa dizaynı ve inşaatı çok iyi olan yapılarda gözardı edilebilir hasarlara yol açarken; iyi inşa edilmiş binalarda hafif ya da orta ölçüde hasar bırakabilir; kötü malzeme kullanılmış ya da kötü dizayn edilmiş binalarda ise önemli ölçüde hasara neden olur.

büyüklük: 6.0 mw ile 6.9 mw
şiddet: 8 veya 9
tanım: özel olarak dizayn edilen binalarda hafif hasar; normal yapılarda orta hasar; zayıf binalarda ise oldukça büyük hasara yol açar. duvarlar ve kolonlar yıkılır. eğer şiddet 9’u bulursa özel olarak dizayn edilen yapılarda orta ölçekte hasar; normal yapılarda büyük hasar ve yer yer yıkılmalar gözlenir. binalar temellerinden kayar.

büyüklük: 7.0 veya daha büyük
şiddet: 10, 11 veya 12
tanım: iyi inşa edilmiş ahşap yapılardan bazıları yıkılırken, taş ve kafes yapıların büyük çoğunluğu temelleriyle birlikte yıkılır. şiddet 11 olursa birkaç yapı dışında tüm binalarda ve köprüler yıkılır. demiryolları büyük oranda eğilip bükülür. eğer şiddet 12 olursa tüm binalar yerle bir olur, nesneler havada uçar.

bunları anlatmamın ve buraya yazmamın sebebi felaket tellallığı yapmak veya depremdeki insanları paniğe sürüklemek değil. neticede ben de o depremi yaşayan şehrin içindeyim; ancak insanlarımız “saat bilmem kaçta daha büyük deprem olacakmış, köpekler havlarsa dikkatli olun deprem olabilirmiş, bilmem nerede herkes ölmüş” gibi asparagas şeylere inanabiliyorlar. zaten korku içerisinde olan insanlar, bilimsel düşünceden ve deprem biliminden nasibini almamış kişileri dinleyerek iyice korkabiliyorlar. o yüzden resmi kurumları takip etmek dışında diğer yerlerin verdiği haberlere imtina ederek yaklaşın. mümkünse dinlediğiniz insanların, google scholar üzerinden, yaptığı yayınlara bakın. 0 makaleli, 0 atıflı, 0 yayınlı sözde deprem bilimcilerine inanmayın. kendilerini gördüğüm için söylüyorum, celal şengör, sinan özeren, ziyadin çakır ve naci görür gibi isimlerin anlattıklarına görece daha fazla güvenebilirsiniz.

deprem ile alakalı sıkça sorulan sorular;

1- deprem ne zaman olacak? depremin ne zaman olacağı tahmin edilebilir veya bilinebilir mi?

depremin ne zaman olacağı, o fay hattının ortalama kırılma döngüsü biliniyorsa tahmini olarak kestirilebilir ama net bir tarih verilemez. hatta direkt olarak net bir tarih aralığı da verilemez. beklenen büyük istanbul depremi için de “1999 depreminden sonraki 30 sene içerisinde 7 büyüklüğünün üstünde bir depremin olma ihtimali %70’dir.” gibi bir tahmin yapılmaktadır. net olarak şu tarihte deprem olacak denemez.

2- depremin büyüklüğü bilinebilir mi?

depremin büyüklüğü de net olarak bilinemez. sadece bu konu hakkında (önceki yaşanan depremlerden gelen kaynaklarla birlikte) çeşitli tahminler ve aralıklar sunulabilir. o fay hattının hareket edeceği alan ve o alana kadar taşınacak kayaç miktarını götürmek için gereken enerjinin hesaplanması size bir deprem büyüklüğü verir. siz de belirli standart sapmalar ve en düşük, en yüksek büyüklük sınırlamaları ile birlikte çeşitli aralıklar bulabilirsiniz.

3- hayvanlar depremi hisseder mi?

bununla alakalı herhangi bir bilimsel kaynak yoktur. oradan buradan bulunan, depremden saniyeler önce havlamaya başlayan köpek videolarına inanmayınız. neticede biyolojik olarak baktığımızda insanlar da kendi türleri gereği belirli bir ses, enerji, ışık aralığını algılayabilir. çeşitli hayvanlara göre de bu değişim göstermektedir. ilk ve ikinci dalgaları belki sizden milisaniyeler önce hissediyor olabilirler ama bununla alakalı dediğim gibi resmi bir kabul veya genel görüş bulunmamaktadır. sonuçta o depremleri hisseden köpekler kadar, hissetmeyip yatan köpekler de bulunmaktadır. dolayısıyla “köpekler depremi önceden hisseder”, “kediler depremi önceden hisseder” gibi bir kesin görüş doğru değildir.

4- az az olan depremler, büyük depremin enerjisini alır mı?

almaz. hatta az az olan deprem ile başka bir fay hattının kırılmasını ve çok çok büyük bir depremin olmasını görebilirsiniz. şöyle ki, 7.0’lık depremin yarattığı enerji 5.0’lık yarattığı depremin enerjisinden aşağı yukarı 1.000 kat fazladır. dolayısıyla siz 7’lik bir depremin enerjisine eşit bir enerji oluşturmak için 1.000 adet 5 büyüklüğünde deprem oluşturmak zorundasınız. zaten bu kadar fazla olan 5 büyüklüğünde deprem size hem psikolojik olarak hem maddi olarak çok daha büyük zarar verir; hem de bu depremlerin enerjilerinin belirli bir bölümü de bitişiğindeki fayların uç kısımlarına atıldığı için, henüz kırılmamış olan bir fayı da tetikleyip kırabilirsiniz. beklenen büyük istanbul depremi’nden bu kadar korkulmasının sebebi de budur. 1999’da gölcük’te olan depremden sonra stres iki tarafa da yönlenmiş ve düzce’deki fay hattı kırılmıştır. istanbul’daki fay hattı da kuzey anadolu fay hattı üzerinde bu 250 yıllık döngüde kırılmayan tek yerdir. o yüzden de 250 senelik enerjinin birikmesi ve stresin her geçen günde ve her olan depremde daha fazla artması sebebiyle o bölgeden korkulmaktadır.

5- çok sıcak havalarda veya gece saatlerinde daha fazla mı deprem olur? depremlerden sonra havada farklı renkte tuhaf bulutlar görülebilir mi?

zaten bu olan izmir depremi bu iki hipotezi aynı anda çürütmektedir. o deprem olduğunda hem soğuk bir hava mevcuttu izmir’de (şahsen ben kazak ve ceketleydim), hem de saat öğlen 3 civarıydı. deprem ile hava şartlarının bir korelasyonu henüz görülmemiştir. aynı şekilde depremlerin bu tarz bulutlar yarattığı veya havanın rengini değiştirdiğine dair bir genelgeçer görüş bulunmamaktadır. (şahsen bu 7 büyüklüğündeki depremden sonra da böyle bir şey görülmedi).

aynı şekilde “sen bunları nereden biliyorsun da yazıyorsun? kaynağı nedir?” diye soracaklar için en alt kısımdaki kaynak bölümünde hepsini yazmaya çalışacağım.

deprem ile alakalı, naci görür hocamızın daha yeni çıkmış olan "türkiye'de deprem az gittik uz gittik" kitabını tavsiye ederim. 100 sayfadan biraz daha uzun olan bu kitapta deprem ile alakalı genel olarak bilinmesi gereken her şey gayet sade bir dille anlatılmış. halkımızın merak ettiği çoğu sorunun cevabına değinilmiş.

deprem sırasında yaşadığım birkaç şeye de değinip, entryi sonlandırmak istiyorum. deprem esnasında belediye binasında bulunmaktaydım ve masada bir şeylerle ilgileniyordum. öncelikle yavaş başlayan sarsıntı, hafifçe kendisini hissettirdi ama "klasik 5 büyüklüğünde izmir depremlerinden birisidir." dedik ki zaten o anda da depremin şiddeti yavaş yavaş azalmaya başladı. bir ara saliselik durur gibi olduktan sonra esas sallantıyı yaptı ki zaten herkesi dışarıya atan o ikinci sallantı oldu. depremin büyüklüğünün 6.6 olduğuna ve süresinin de 15 saniye olduğuna kesinlikle imkan yok. o depremin (zaten çekilen görüntülere de bakılınca) minimum 30 saniye sürdüğü bariz bir şekilde ortada. hayatımda ilk kez 7 büyüklüğünde bir depremi ve bu kadar uzun süren bir sarsıntıyı yaşamış oldum. gerçekten bitmeyecek gibiydi, salladıkça daha da sallıyor gibiydi ve epeyce salladıktan sonra yavaşça kesildi. gerçekten ne düşüneceğimi de pek bilemedim açıkçası. etrafta çığlık atan insanlar, ailelerine ve sevdiklerine ulaşmaya çalışan kişiler, korkuyla kendini dışarıya atmış ve sessiz bir biçimde oturan insanlar bulunmaktaydı.

eve geldiğimde ise kitaplığımın üstünde bulunan kitapların, koleksiyon için topladığım ufak arabaların da raflarından yere düştüğünü gördüm. dağın eteğinde olan bir ilçede bile bu kadar sallantı ve hasar bırakabilmişti. çok şükür ki benim ilçemde daha büyük hasara, yıkılmaya veya can kaybına yol açmadı. kemalpaşa belediye başkanı rıdvan karakayalı da hemen ilçenin üstünde bir drone uçurduktan sonra birkaç çatlak bina dışında herhangi bir hasarın veya can kaybının olmadığını teyit etti. zaten sonrasında da bayraklı ve bornova ilçelerine (ki bilmeyenler için söyleyeyim kemalpaşa bu iki ilçeye 20 kilometre uzaklıktadır yani en yakın ilçelerden birisidir) yardım gönderdi.

hepimize büyük geçmiş olsun, arayıp soran ve ekşi sözlük üzerinden de mesaj atan herkese teşekkür ederim. vefat edenleri rahmetle anmış olalım, yaralı olanlara da ve enkaz altındaki sevdiğine, yakınına, dostuna ulaşmayı bekleyenlere acil sabır ve şifa dileyelim.

izlenebilecek çeşitli programlar:

bbc new türkçe - izmir'de deprem: 6.6
prof. dr. sinan özeren - izmir'in fay hatları hakkındaki bilgileri aktarıyor
izmir'de depremin 18. saatinde bakanlar ve belediye başkanları'ndan açıklama
fatih portakal - sığacık, deprem sonra tsunami!

kaynakça;

kandilli rasathanesi - son depremler
afad - son depremler
afad - duyurular
usgs - son depremler
twitter - tunç soyer
twitter - izmir valisi yavuz salim köşger
twitter - izmir valiliği
kandilli rasathanesi - büyüklük ve şiddet karşılaştırması

devamını okuyayım »