ronican

  • 80
  • 4
  • 1
  • 0
  • dün

star trek

internet ile 2010 yılında tanışabilmiş, yaşı da the original series ve the next generation ile kıyaslandığında bir hayli genç sayılabilecek biri olarak ilk kez turist ömer uzay yolunda ile televizyonlarda tanıştığım, hala zamanının çok ötesindeki seri.

bu yazıda neden herkesin izlemesi gerektiği ve de neden özellikle genç dimağlara ödev olarak verilmesi gerektiğini anlatacağım. tüm görüşlerim insanlığın hangi yolda evrilmesi gerektiğine inandığımdan ötürü şekillenmiştir, haliyle çok farklı tabanda olanlar için neden izlenmemesi gerektiği gibi bir rehber olarak da tanımlanabilir.

kuru kuruya okumak istemeyenler için:

star trek concert | prague | 2016

insanlığın nasıl bir yolda ilerlemesi gerektiğine olan inanışım 16. yüzyıl sonlarında shakespeare tarafından hamlet'te dile getirilmiş, aynı sözler star trek'te de şu şekilde yer bulmuş:

--- spoiler ---

---orijinal---

picard: ..."what a piece of work is man! how noble in reason! how infinite in faculty! ın form, in moving, how express and admirable! ın action, how like an angel! ın apprehension, how like a god!"

q: surely, you don't see your species like that, do you?

picard: ı see us one day becoming that, q.

---türkçe---

picard: insan nece bir eserdir! mantığı nasıl da asil, becerisi nasıl da sonsuz! biçiminde, hareketinde nasıl da açık ve takdire şayan! hayatında nasıl da bir melek! kavrayışta nasıl da bir tanrı!

q: elbette türünü böyle görmüyorsun, değil mi?

picard: bir gün böyle olacağımızı görüyorum, q.

--- spoiler ---

tam olarak bu şekilde görüyorum ben de insanlığın gelecekte nasıl olması gerektiğini. var oluşumuz gereği her zaman bir sonraki adımı atıyoruz ve bu adımı atmamızda da büyük dürtüler var, merak gibi. star trek serisinde bu adımların çoğu atılmış ve büyük oranda bir gelişim söz konusu ancak yine de yeni emeklemeye başlamış bir çocuk gibiler ve hala onları bir sonraki adıma itekleyen merak duygularının ardında koşuyorlar. peki bu büyük gelişimler neler ve neden herkesin izlemesi gerektiğini düşünüyorum?

original series'ten bu yana her zaman tartışmalara gebe oldu star trek. daha önce yapılmayanı, gösterilmeyeni gösterdi. günümüz sjwleri gibi de yapmadılar hem de bunu. örneğin televizyon ekranlarında ilk defa interracial öpücük bu dizide verildi. ırkçılığa karşı durulmuş en büyük adımlardan biri oldu bu. insanlara, sevmenin ve sevişmenin ırksal ayrım tanımayacağını gösterdi ve normalleştirdi.

original series'deki monologda geçen "to boldly go where no man has gone before" bile sonrasında yerini "to boldly go where no one has gone before" olarak aldı yeni türler ve canlılar tanımaya başladıkça. yaşamın kutsallığına olan inancı gösterdi. bunu sadece "evet farklı canlılar da var" olarak değil, aynı zamanda onların kültürlerini ve kültürlerine olan sarsılmaz saygı ile gösterdi.

bölümlerinde farklı cinsiyetler, cinsiyetler üzerine kalıplaşmış kıyafetler yok. isteyenin istediğini giydiği bir gelecek resmedilmiş çünkü kimsenin umrunda değil.

evet kimsenin umrunda değil bu tür gereksiz şeyler. hangi inanca sahip olduğun, ne giydiğin, ne gibi yönelimlere sahip olduğun ya da ne gibi tercihlere sahip olduğun kimsenin umrunda değil.

bir şeylere sahip olmak, güç sahibi olma yanılsamasında yaşamak, kibir, para, anlamsız hırslar yok. var olan tek şey bizi hayvanlardan ayıran, günümüz için konuşacak olursak daha çok ayırması gereken, olan ince zevklerimiz, merak duygumuz ve de var olanın ötesini görme arzumuz.

the new generation 1. sezon finali kesinlikle izlenmesi gereken muazzam bir bölüm. tüm bölüm kendi içinde günümüzdeki insanlığı özetliyor.

meşhur enterprise ve ekibi tarafsız bölgenin sınırlarında 3 tane kriyojenik dondurma ile dondurulmuş insan buluyor. bunlardan biri çok zengin, kontrol manyağı bir iş adamı ralph offenhouse. her şeyin kendi kontrolünde olmasına alışmış ve güç kavramının kölesi haline gelmiş.

--- spoiler ---

---orijinal---

picard: a lot has changed in the past three hundred years. people are no longer obsessed with the accumulation of things. we've eliminated hunger, want, the need for possessions. we've grown out of our infancy.

ralph: you've got it all wrong. it has never been about possessions. it's about power.

picard: power to do what?

ralph: to control your life, your destiny.

picard: that kind of control is an illusion.

---türkçe---

picard: son üç yüz yılda çok şey değişti. insanlar artık birikim yapmaya takıntılı değiller. açlığı, isteği ve de sahip olma ihtiyacını ortadan kaldırdık. çocukluğumuzdan kurtulduk.

ralph: her şeyi yanlış anlamışsınız. hiçbir zaman sahip olma ile alakası yoktu. bu güçle alakalı.

picard: ne yapmak için güç?

ralph: hayatınızı kontrol etmek için, kaderinizi.

picard: o tarz bir kontrol yanılsamadır.

--- spoiler ---

--- spoiler ---

---orijinal---

picard: this is the 24th century. material needs no longer exist.

ralph: then what's the challenge?

picard: the challenge, mr. offenhouse, is to improve yourself. to enrich yourself. enjoy it.

---türkçe---

picard: 24. yüzyıldayız. maddi ihtiyaçlar artık kalmadı.

ralph: o zaman mücadele ne?

picard: mücadele, bay offenhouse, kendinizi geliştirmek. kendinize değer katmak. tadını çıkarın

--- spoiler ---

insan olmaktaki mücadele gerçekten de kendimizi ve kümülatif olarak tüm insanlığı geliştirmekte, bir sonraki adıma taşımakta olmalı, günümüzün aksine.

sosyal anlamda sadece temel mesajlar vermekten ziyade izleyicide birçok anlamda büyük etkiler de yaratıyor. efsanevi kaptanlar ile bir topluluğu yönetmeyi ve onların sorumluluğunu almayı öğreniyoruz. başlı başına bir ülke denebilecek kadar komplike bir gemiyi kontrol etmeyi öğreniyoruz. adil olmayı, disiplini, yükümlü olduğu her bir mürettebatın canından sorumlu olmayı görüyoruz. kariyerlerine katkı sağlama arzusunu görüyoruz, ve de fedakarlığı. bir liderin nasıl olması gerektiğini görüyoruz.

her bir mürettebatın üzerinden geçmeyeceğim ancak original series için spock, the new generation için ise data ile insan olmayı görüyoruz. gülmeyi, sevmeyi, merhameti ve de bizi geliştirilebilir bir zekadan farklı kılan unsurları sorguluyoruz. sanatı sorguluyoruz. insanın, tanrıyı oynama sevdasını sorguluyoruz.

izleyicinin üzerinde sosyal anlamda çok fazla gelişime sahip olan bu seri zamanının çok ötesinde fikirleri bizlere normalleştirerek sunmaya devam ediyor. bunun yanı sıra teknolojik ve bilimsel anlamda sunduğu öngörüler ise çok tutarlı ve çoğu anlamda bilime yön verici düzeyde.

simultane çeviri yapan cihazlar, tabletler, cep telefonu, her ne kadar quantum düzeyde olsa da şimdilik teleportasyon*, 3d printerlar, biyonik göz ve aklıma gelmeyen onlarca daha teknolojik gelişmeye ilham kaynağı oldu.

henüz gerçekleşmeyen ancak yine de gelecekte olması için çabaladığımız ve merak ettiğimiz yine çok daha fazlası bu seride mevcut.

sonuç olarak, star trek her yaştan bireyin kesinlikle izlemesi gereken bir seri çünkü insan olmanın temel gerekliliklerini, insan olabilmeyi, gelişmeyi ve geliştirilebilmeyi, değerleri ve yargıları, fikir yürütebilmeyi ve hayal edebilmeyi anlatan, bizi bir sonraki adıma taşımaya yardımcı olabilecek en büyük eser.

unutmayın, istikbal göklerdedir

--- spoiler ---

it's not safe out here. it's wondrous, with treasures to satiate desires both subtle and gross. but it's not for the timid.

burası güvenli değil. burası harikulade, tüm arzularını tatmin edebilecek hazinelerle. ama ürkekler için değil.

(bkz: q)

--- spoiler ---

devamını okuyayım »