rrr

  • şamda kayısı (701)
  • 785
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 yıl önce

türbanlıya açık mektup

merhaba,

mektubu tekil şahısa hitaben yazıyorum, yazıda geçen çoğul şahıs kullanımı nezaket icabıdır.

sizin gibi giyinen insanları sık sık görüyorum. lakin çevremde sizinle aynı giyim tarzını paylaşan pek fazla arkadaşım olmadığı için aklımdaki bir soruyu bu mektup aracılığıyla sormak isterim. cevaplayabilirseniz sevinirim,

sizin gibi giyindiği için üniversiteye giremeyen bir sürü genç kız oldu yakın geçmişte. kısacası, başlarındaki örtüden vazgeçmektense türkiye gibi üniversite hakkının zor edinildiği bir ülkede üniversite eğitiminden vazgeçti bir sürü kişi. demek ki, saçınızın görünmeyişi sizin için çok kıymetli. sorum şu inancınız üniversiteden bile vazgeçirecek katılıkta ise, din emirleri ile toplumsal yaşamın çeliştiği konularda dinin emirlerini mi yeğleyeceksiniz?

kazanılmış bir eğitim hakkından feragat etmenizi öğütleyen inancınız, hiç bir hukuksal yaptırımı, bağlayıcılığı olmayan manevi bir söylemle (bkz: hipokrat yemini) çelişirse mesela yine de bir erkeğin (bkz: namahrem) tedavisini üstlenir misiniz? yoksa bundan kaçınır mısınız? nereye kadar esner inancınız?

mesela bir şirkette özel güvenlik olsanız (malum devlet kurumları sizin giyim tarzınızdakileri istihdam etmiyor), şüpheli bir şahısın peşinden koşup, gerekirse üzerine kapanır mısınız yapacağınız hareketin örtünüzü açması, erkek bir bedenin istemediğiniz noktalarına dokunmak pahasına?

aklıma gelen soru bu basitlikte. merakımı giderirseniz sevinirim,

teşekkür eder,
iyi günler dilerim,

devamını okuyayım »
31.01.2008 12:07