rrr

  • şekerpare (692)
  • 785
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

kızlarağası hanı

eskiden haziranlar daha sıcaktı. yorganlar, nisan sonunda dolaba kalkardı izmir'de. çilek bitmiş, kiraz yeni düşmüş olurdu pazara. haziran ortasında serin bir izmir apartmanından çıktı mı insan, yüzüne fırının kapağını açarkenkine benzer sıcak bir dalga gelirdi. yazın hiç yağmur yağmazdı ve daha çok limonatacı vardı. kah köşe pastanelerinde, kah da sokaklarda. sırtındaki ibrikten eğilerek dolduran amcaları diyorum.

1997 sıcaktı. hayatı mevsimlerin sert ya da yumuşak geçişine göre kategorize eden yaşlılar vardır. hani "ooo, 77'de bir yağmur yağmıştı. ümraniye'den beylikdüzü'ne kayıkla gitmiştik." diyen yaşlılar. muhtemelen onlar için 1996 ya da 2004'ten farklı bir sıcak yoktu onların nazarında. ama 1997 yazı çok sıcaktı.

izmir'de bütün yollar kapatılmıştı 97'de. sıcaktan kaçacak bütün yollar. kordon kazılmış, karşıyaka doldurulmamıştı henüz. denize çıkan tüm yollara o kırmızı beyaz plastik şeritlerden çekilmişti. bornova büyükpark'taki havuz leş gibiydi. buca'da gölet diye bir yer yoktu. izmir çok sıcaktı.
kemeraltı böyle bir sıcakta düdüklü tencerenin içi gibidir. insanlar düdüklüde pişen pirinçler gibi buhar, ter saçar sağa, sola ve yukarı doğru. yüzlerinde karabiber renginde tozlar. her taraf cep telefoncu olmamış henüz. çuvallı işportacılar var, koşar adım. döner sıcağı, haşlanmış mısır sıcağı, işportacı çığlığı sıcağı, pastırma sıcağı. o gün kızlarağası hanını ilk kez gören kaç kişi vardı acaba? kızlarağası vahası'nı? gölge, serin, loş. urfa gibi. kahire pasajları gibi. izmir sıcaktı, kızlarağası hanı adaçayı kokuyordu. ve dışarıdaki maraş dondurmacılarının çan sesi, içerideki ney sesini bastıramıyordu.

insan 17 yaşındayken cebinde kaç parası olduğunu bilir. kuruşu kuruşuna. yirmi milyonla çıktıysa evden, dokuzyüz dolmuşa, birikiyüzelli de yarım döner+ayran promosyonuna verdiyse, cebinde bir onluk, bir beşlik, iki tane birmilyon ve de cebinde sekizyüzelli bin toplamında bozuk para kaldığını bilir. arasıra cebini yoklar, parayı kontrol etmek için. ve yine bilir bu paraya yeni sevgilisini şaşırtacak bir hediye alamayacağını.

kızlarağası hanında kehribarcılar vardır. kapalıçarşıdakiler gibi. mısır, hint işi hediyelikçiler, sahaflar. bir de gümüşçüler. 97'de gümüşçülere che kolyeleri yeni düşmüştü. guns'n roses tasarımları tezgahlardan kalkarken.

- buyrun, dedi kız. gümüşçü teyze cumhuriyet gazetesi okuyordu. konuşan muhtemelen kızıydı.
- bakıyodum ben.

izmirliler, şimdiki zamanla cümle kurarken, "yor" daki "r"yi düşürürler. konuşan çocuk başka kelimlerdeki "r"leri de düşürüyordu gerçi.
mavi taşlı yüzükler. köy işi gibi biraz. zincirli kolyeler fazla metalci görünüyor. küpe, hmmmm. o da olmaz. şu boncuklu kolyeler de gotik kaçıyor. ne alsak, ne alsak? ahanda...halhal...

- ne kadar şunlar?

kızlarağası serindi, dışarısı sıcak. ya da kızlarağası dışarıydı, kalan yerler içeri. üşüdü kızlarağası. onyedi yaşında, siyah tişörtlü aşık gencin cebinde bir buçuk milyon kalmıştı ve izmir'in heryerine yürüyebilecek kadar heycanlıydı. (sadece izmirliler değil tüm türkler, konuşurken "heyecan" kelimesinin ikinci "e"sini düşürürler) bir eczaneden boş bir parça kağıt istedi. aklına gelen ilk dizeleri (ki dizeler nazım'ındı) kurşun kalemle karaladı o kağıda. kızlarağası'nda bir gazoz içebilirdi cebinde kalan parayla. ancak, henüz kentkart diye bir şey olmadığı için, her izmirli gibi vapura her binişinde jeton almak zorundaydı. daha onyedi de alacaktı mecburen jetonu. gazoz yok.

vapur turnikesinden geçerken, bir an için cebindeki kadife çantacığın denize düşmesi ihtimalinden korksa da henüz sigara pakedi taşımaya başlamamış genç, çantacığı sağ salim karşıyaka'ya kadar cebinde getirmeyi başardı.

sekiz sene öncenin, günümüze nazaran daha sıcak haziranında dahi kan sıcaklığı bu derece yükselmemiş olan, günümüzün günde bir paket sigara içicisi, yaşı ortaya yaklaşan genç, bu entry'i kızlarağası hanı'nı inşa ve restore edenlere, ölüm yıldönümü olması ve hikayedeki dizeleri itibariyle nazım hikmet'e, o zamanın yeni sevgilisi, şimdinin gönüllerin şampiyonu'na ve evini paylaşacak olan dünyanın en güzel ev arkadaşına ithaf edecektir diye düşünüyorum.

devamını okuyayım »
03.06.2005 11:03