rygard

  • azimli
  • kofti anarşist (184)
  • 4624
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

sandman

neil gaiman'ın şaheseri, şu ana kadar okumuş yada okuyabilecek olduğum en iyi çizgi roman. mitolojinin, masalların, fantastik edebiyatın ve karanlık imgelerin harmanlanışı ancak neil gaiman gibi bir üstadın elinde bu kadar mükemmel olabilirdi sanırım.

ufak bir alıntı daha iyi açıklayacak;

(not; bu entry'nin devamını oluşturacak olan bölüm spoiler olarak kabul edilmemeli[zira bilmemizin hikayenin işleyişine zarar vereceği bir bölüm değildir], sadece okuma hevesini arttırmak amacı ile yazılmış bir alıntı olarak değerlendirilmelidir. ancak bazı okuyucular eğer sandman ile ilk kez tanışıyorlarsa, diyalogu süsleyen nacizane tasvirlerim yerine, neil gaiman'ın yarattığı atmosferi muhteşem şeklide yansıtan sam kieth, mike dringenberg ve malcolm jonesun çizimlerini tercih edebilir-şahsi gürüşüme göre etmelidir de-. bu esere dair hemen herşey ile ilk karşılaşmasının mükemmel olmasını isteyen, herhangi bir prewiev'den rahatsız olma ihtimali taşıyan okuyucunun entry'nin devamına bakmamasını tavsiye ederim.)

<<...
sandman uzun süre insanların elinde tutsak kalmıştır ve bir şekilde esaretten kurtulduğunda kralığına, rüyalar diyarına geri döner. rüyalar diyarında, yokluğu boyunca herşeyin zarar görmüş olduğuna tanık olur dream, ve daha da kötüsü armaları, gücü tasvirsiz eşyaları çalınmıştır. rüyalar diyarını tekrar kurmak üzere armalarının peşine düşer..

yavaş yavaş tümünü toplar, sıra miğferine gelmiştir. ölmüş bir tanrının kemiklerinden kendi elleriyle yonttuğu rüya maskesi destiny'nin garip yollarının sonucu olarak belki, belki de sadece bir tesadüf eseri cehennemin zebanilerinden birinin eline geçmiştir. cehennemin üç kralından beelzebub'un albaylarından birinin eline...

ve dream cehenneme gider, cehennemin üç kralından maskesini ister. umutları gerçekleşir ve miğferini alı koymuş zebaniyi yenerek armasını geri alır rüyalar kralı.

-dream; "size teşekkür ediyorum. cehennemin krallarının ne kadar şerefli olduğunu hep hatırlayacağım."

-lucifer; "şerefli mi? şaka yapıyor olmalısın.. çevrene bir bak morpheus..."
-lucifer; "cehennemin milyonlarca lordu etrafini kuşatmiş durumda! söylesene... ayrılmana neden
izin verelim ki?"
-lucifer; "miğferli yada miğfersiz senin burada hiç gücün yok... hayallerin cehennemde ne gücü olabilir ki?"

-dream; "gücüm olmadığını mı söylüyorsun? belki gerçekleri dile getiriyorsun."
-dream; "ama burada hayallerin gücü yok diyorsun..."
-dream; "söyle bana lucifer sabahyıldızı..."

*bir elini cehennemin sonsuz ovalarındaki milyonlarca zebaninin üzerine uzatarak devam eder*

-dream; "hepiniz.. kendinize sorun."
-dream; "eğer buraya hapsedilenler, cenneti hayal edemeseydi... cehennemin gücü olabilir miydi?"

*sessizlik cehennemin sonsuzluğa uzanan ovalarını kaplar*

milyonlarca zebani yolundan çekilirken, hiç biri dream'e bakmıyordur; gözleriyle karşılaşmamak için. dream başı dik bir şekilde, gururla çıkar cehennem'den. umutları gerçekleşmiştir.

ve onun arkasından lucifer mırıldanır; "bir gün kardeşlerim... bir gün onu yok edeceğim..."
..>>

devamını okuyayım »