s7evin

  • 4753
  • 7
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

11 eylül 2010 türkiye sırbistan basketbol maçı

bir ulusoy otobüsünü zorla şerle durdurtan maç.

zaten böyle sikim şeyler hep bu zamanı bulur. o kadar zamandır oturan ben tam maçın olduğu gün dönmek zorunda kaldım bodrum'dan. en başta her halt güzeldi. sorduk öğrendik. televizyon varmış. ama o televizyon dedikleri zıkkım 4 kanaldan oluşuyor. fox, star, show ve kanal d. ntv yok. en başta bir delirdik. hatta yaşlıca bir amca otobüse biner binmez ntv'yi sordu. yok cevabını alınca da çıngar çıkardı. ama yapacak bir şey olmadığını öğrenince mecburen netten takip etmeye başladım maçı. sözlükten dakika dakika takip ediyorum bir yandan da etrafımda soranlara cevap veriyorum. yol bitmek bilmiyor ve daha mola bile vermemişiz. ve işte o an geliyor. maçın bitmesine 1 küsür dakika var ve maçın berabere olduğunu öğreniyorum. aklıma en başta amcayı gazlamak geliyor. ve veriyorum gazı. daha durmadık diyorum, 1 dakika var diyorum. maç berabere diyorum. ve otobüste infial yaşanıyor. herkes otobüsün durmasını istiyor. ve otobüs ilk bulunan, televizyonu olan bir yerde durduruluyor. en başta elinde bastonuyla amca çıkıyor. sonra arkasından biz. koşarak televizyon karşısına geçiyoruz. dualarla, çığlıklarla, bağrışmalarla, kerem'in basketi, semih'in beyne vermesiyle final geliyor.

sonrasında hayat normale dönüyor, otobüs hareket ediyor. bir sonraki mola yerinde herkes otobüste kalıyor. huzurlu huzurlu uyuyoruz. finalde oynayacak bir takımımızın olmasının gururu uyutuyor bizi.

bravo çocuklar. ve bogdan tanjevic. bravodan çok ötesi senin için. denecek ne var ki?

allah razı olsun be koç. allah sana sıhhat versin. daha da bir şey gelmez elimden.

devamını okuyayım »
12.09.2010 12:53