sabahmavisi

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (526)
  • 1780
  • 9
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

yurt dışında yaşanan dumur olaylar

avrupa'da ekonomik krizin vurduğu 90’lı yıllar. çalışanların ekonomik kriz bahanesiyle tazminatsız kapıya konulduğu günler. çalıştığım işyeri de ülke çapında beşbin kişiyi işten çıkarmaya karar vermiş.
işten atılacak olanları müdür anonsla odasına çağırıp durumu bildiriyor. hepimiz kurbanlık koyunlar gibi bekliyor çağrılma korkusuyla calışıyoruz çünkü içeri çağrılan arkadaşlarımızın hepsinin çıkışı verilmiş. birgün “ sabahmavisi yönetici odasına gelin” diye anons duyduğumda elim ayağım titredi. kulaklarıma inanamadım arkadaşlarımın “canım başka şeydir merak etme ” gibi sözlerini duymuyorum bile. sanki pis suyun içinde yüzen balık gibiyim söylenilenler boğuk, görüntü bulanık.
koridorda ilerlerken beynimde düşünceler:“ işten atılırsam ne yaparım.'' eşimde işşizdi ozamanlar.
hadi bir yıl işsizlik parası alırım ama kriz yüzünden yeni bir iş bulmak imkansız ve küçük çocuklarımda var.bu yaştan sonra geçici de olsa sosyal yardımla geçinmek benim gibi yıllarca çalışmış birine çok ağır gelir”

kapıdan iceri girdim. icerde genel müdür ile bizim bölüm şefi vardı. masada bir zarfla kağıt. tamam dedim çıkış kağıdımı da hazırlamış imza isteyecekler. yalnız odada bir gariplik var. böyle durumlarda bizi savunmak icin yanımızda sendika temsilcimizin olması gerekli öyle biri yok. birde adamlar mutlu mutlu bana gülümsüyorlar.
ani stresden düşünme yeteneğimi kaybetmiş, odaya şaşkın bakıyorum.

bölüm şefi kibarca “gel bakalım bizim çalışkan sabahmavisi ” gibi isvecce birşeyler söyledi.
işten atmadan önceki konuşmanın başlangıcında bizim nasıl çalışkan olduğumuz söylenir, daha sonra ekonomik kriz nedeniyle firmanın para biriktirmek, krizden kurtulmak icin eleman azaltma yoluna gidecegini, bunu yapmaktan dolayı cok üzgün oldukları.. vs gibi sözlerle devam edilir kural olarak.

müdür -güzel birşey yapmışsın (zarfı elinde sallayarak)
ben - ?????
bölüm şefi - kart sahibi adına bankadan teşekkür için bu mektubu göndermişler.
ben- ne bankası ?? ne kartı ???

sonunda olayı toparlayabildim. 2 hafta önce sokakta yere düşürülmüş başkasına ait 2 adet kredi kartı bulmus ve hemen kösedeki bankaya girip kartları teslim etmistim. görevlilerde kimlik ve isyeri adresimi almışlardı. bulunan para, kart gibi şeylere ödül verildiğinden bankada rutin işlem olarak isyeri adresime adıma 300 kronluk küçük miktar para çeki ve teşekkür mektubu göndermiş. ama nedense bu mektubu direk bana değil işverenime göndermişler.( nedenini bilmiyorum) onlarda beni tebrik etmek ve çeki vermek için odaya çağırmışlar. ( zamanlama harika )

yaşadığım o korku ve stres yüzünden bu olaya sevinemedim bile. geri dönüp masama oturdugumda bana verilen çeke uzun uzun bakmıştım. o bankanın çeki eski adı kredit banken yani 70’li yıllarda normalmstorg dramı, bir diğer ismi (bkz: stockholm sendromu) na adını veren soygunun yapıldığı banka ( 23 aug. 1973’de soyguncu janne olsson liderliğinde yapılıp ayın 28 ine kadar rehinelerle süren ve rehinelerin yaşadığı psikolojiye stockholm sendromu adı verilen soygun) daha sonra" pk "banken ve enson adını "nordea"’ya çevirmiş olan bankanın çekiydi.

devamını okuyayım »