sadelisu

  • leziz (662)
  • 727
  • 2
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

türk kızı

*herkesle konuşsa ''rahat'' damgasını yer, verdi verecek gözüyle bakılır (bkz: vermek); konuşmasa, sert dursa kendini prenses sanıyor diye üstüne başlıklar açılır.
(bkz: türk kızlarındaki prenses geni)
*karşı cinsleri gibi istediği saatte eve giremez, istediği saatte sokaklarda özgürce dolaşamaz.
*dilediği gibi giyinemez, mini etek giyse kezzap atılabilir, açtıysa tecavüzü hak ettiğini düşünen adamlar vardır yaşadığı ülkede.
*kimilerini, babaları evlat olarak saymaz, kaç çocuğun var sorusuna erkek çocuklarının sayısıyla cevap veren babalara sahiptirler.
*sırf erkeklerle konuştuğu için aileleri tarafından diri diri gömülenleri vardır. diri diri gömülen türk kızından bahsediyorum. (bkz: medine memi)
*karşı cins (erkek) aldatırsa elinin kiridir, ama eğer aldatan oysa her türlü hakareti 'kötü' damgasını hak etmiştir.
*özel sektörde aynı pozisyonda çalıştığı karşı cinsinden daha düşük maaş alır.
*eksik etek, saçı uzun aklı kısa gibi güzel özdeyişlerle(!) daima övülür, övgüyle büyütülür.
*bebekliğinden itibaren eline bebek tutuşturularak 'aile olma, evlenme' kavramları empoze ettirilir. ondan sonra da 'evlilik' peşinde koşan kızların bir türlü yürümeyen ilişkileri... erkekler başka, kızlar başka büyütülüyor bu ülkede. büyüyünce de ayrı dünyaların insanı sanıyoruz birbirimizi. oysaki ayrı çocukluğun büyükleriyiz biz.
*her sevgilim bi kere versin ama karim bakire olsun adamcıklarıyla aynı dünyada yaşamaya çalışırlar. iyi bir 'sevgili' olsa iyi bir eş olamayacak sanılır sonra. evlenilecek kız ve eğlenilecek kız diye kategorilendirilmişlerdir.

ne yazmakla ne söylemekle biter. ama söylemek hiçbir şeyi değiştirmez işte. fuzuli'nin dediği gibi; söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil. bu kadar işte. etrafınızda yaşamaya çalışır türk kızları. düşünmeden çok, düşünemeden. büyüyüp düşünmeyi öğrendikçe...

devamını okuyayım »