sakin sular

  • hırçın golcü (273)
  • 528
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

behzat ç.

şunu da ekleyeyim. red dergisi'nin 49. saysında murat karatağ imzalı bir yazı yayınlanmış, yazının başlığı "dandik bir polisiye ve komünist şamarı"ymış. bu yazıya emrah serbes'ten bir cevap gelmiş derginin 50. sayısında yayınlanmış bu da. aktarıyorum;

red'in 49. sayısında murat karatağ imzasıyla yayınlanan yazıyı üzülerek okudum. star tv'de yayınlanan behzat ç bir ankara polisiyesi adlı dizi, her temas iz bırakır ve son hafriyat isimli romanlarımdan uyarlanmış olup dizinin senaryo ekibine de danışlmanlık yapıyorum. yazıdaki rencide edici üslübu bir yana bırakıyorum, benim derdim, yazıdaki yanlış bilgilendirmeye açıklık getirmek. sayın karatağ bizleri "cühela takımı" olarak niteliyor ve komünistleri beyin yıkamakla itham ettiğimizi söylüyor.
ben ne hayatımda ne romanlarımda komünistleri beyin yıkamakla itham etmiş biri değilim. dizinin senayosunda da böyle bir itham bulunmamaktadır. bahsedilen sahnede komünistleri beyin yıkamakla itham eden ve onlara sövüp sayan kişi, öldürülen kızın babasıdır. zaten hikayenin sonunda da o babanın, kızının katili olduğu ortaya çıkıyor. burada çok basit bir ironi yapıyoruz, "komünistleri beyin yıkamakla itham edenler ve onlara sövüp sayanlar asıl katillerdir" diyoruz. sayın karatağ bu temel ironiyi anlamadığından yahut ilgili sahnede sinirlenip diziyi sonuna kadar seyretme gereği duymadığından bizim "komünizm algımızın" yanlışlığına hükmetmiş ve komünistlerin asıl niteliklerini madde madde özetlemiş. o maddelere katılmamak elde değil. komünistler yeri geldiğinde şamar atmasını da bilir deniyor yazıda. buna da katılıyorum. ama komünistler her önüne gelene de şamar atmazlar, bu konuda oldukça titizdirler. bu cevabı yazmamın nedeni bu zaten. dostun attığı gülün yarelemesi.
bu vesileyle behzat ç.'nin kusursuz bir dizi olduğu iddasından bulunmadığımı da belirteyim. yalanın kalesi olan televizyon, elbette eserlerimizi çarpıtacak ve kendi ideolojisine uygun birforma sokmaya çalışacaktır. bu eksende yapılacak eleştirilerin de bilhassa faydalı olacağını; işin yaratıcı yükünü üstlenmiş senaryo ekibine, televizyon patronları karşısında direnme noktaları ve manevra alanı kazandıracağını düşünüyorum.

devamını okuyayım »
16.11.2010 23:38