sakire cay veren cayci

  • 461
  • 3
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

travesti

1999 veya 2000 yılıydı istinye'deki işyerimden geç vakitte aceleyle çıktım taksim-sarıyer minibüsüne bindim zincirlikuyu'da inip topkapı'ya giden otobüslerle o zaman oturduğum çapa'ya gideceğim,saat gece yarısını çoktan geçmiş otobüs gelmedi cebimde sadece otobüs bileti parası var,tek şansım otostop çekmek,başladım otostopa kimse durmadı yarım saat sonra vişne çürüğü hoş bir araba durdu içinde iki sarışın bayan oturuyor geçtim arka koltuğa utangaç bir tavırla (19 veya 20 yaşındayım) "iyi akşamlar" dedim gülümseyerek "hoşgeldin" dedi travestiler,şaşkınlığımı farkettiler ,rahat tavırlarla sanki beni rahatlatmaya çalışıyor gibiydiler.
asya yakasından müşterilerinden geliyorlarmış bomonti'de oturuyorlarmış vs. bir sohbettir başladı gitti, planım taksim'e gidip orda barda çalışan arkadaşımdan borç para alıp dolmuşla eve gitmekti,nerede oturduğumu sordular durumumun olmadığını parasız kaldığımı farkettiler hiç istiflerini bozmadan birşey söylemeden arabayla beni evimin önüne kadar bıraktılar,yol boyunca muhtemelen beni rencide etmemek için neşeli sohbete devam ettiler..
inerken minnetimi belirtmek için kibarca ellerini sıktım, bana tebessüm ederek "bizlerde insanız unutma" dediler.. o günden beri ne zaman hayatını kazanmaya çalışan bir travesti görsem saygıyla "kolay gelsin" der yanından geçer ve adeta sessiz çığlık gibi yıllardır bize söylenen ve bir türlü duymak istemediğimiz cümleyi hatırlarım "bizlerde insanız"...

son örnek için (bkz: eylül cansın)

devamını okuyayım »
29.01.2015 13:50