sakizliohannespasa

  • 118
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen yıl

the myth of democracy

bir tage lindbom kitabı.

öncelikle kitabın yazarı hakkında 3-5 cümlelik bir bilgi vermek gerekirse; 1960'lı yıllarda isveç'te sosyal demokrat hükümette çeşitli görevler alan yazar daha sonra sosyalizmin ve planlı ekonominin bir çözüm olamayacağını anlayarak sosyal demokrasiden umudunu kesiyor. daha sonraları ise seküler/modern ideolojiler ile dinler arasındaki engellenemez uzlaşmazlıklar hakkında çeşitli araştırmalar yapan yazar 1996 yılında ise bu kitabını yayınlayarak kendi finalini yapıyor.

kitaba gelirsek.. kitap, "kim hükmedecek, tanrı mı yoksa insan mı?..." sorusuyla başlıyor. lindbom, antik ve orta çağlarda meşruiyetini tanrıdan alan idarecilerin modern çağlarda tanrıyı tahtından indirip onun yerine insanı koyduğunu ve demokrasinin dilemmasının da tam da bu noktada başladığını öne sürüyor.

liberalizm ve sosyalizm'in geniş bir özetine yer veren yazar daha sonra liberal ve sosyalist demokrasilerin açmazlarını tartışmaya açıyor. bunun yanısıra heidegger ve felsefesinin 2. dünya savaşı sonrası demokratik sekülarizasyonun nasıl temelini oluşturduğunu de facto örneklemlerle açıklıyor.

dürüst olmak gerekirse bu kitap, modern demokrasilere iman etmiş sekülerler tarafından(keza karşıtı olan kökten dinciler tarafından da) post-modernist hülyalara kendini kaptırmış bir adamın bir avuç veriyle ahkam kesmesi olarak yorumlanabilir ancak yine de yazar, itaat ve otorite nosyonlarıyla özdeşleşmiş kudretini tanrıdan alan geçmiş zaman idarecilerinin yerinin seküler gayelerle donatılmış kudretini leviathan'dan alan yöneticilerle doldurulmasının mümkün olmadığının altını çizerek demokrasinin aslında ulaşılabilmesi en güç ütopya olduğunu samimi bir şekilde vurguluyor.

ezcümle, modern demokrasilerin asli dayanak noktalarının ve açmazlarının bir şablon halinde incelenmiş bir biçimini merak ediyorsanız bu kısa kitap sizin için güzel bir özet olabilir.

devamını okuyayım »
18.01.2013 18:31