sallyciguly

  • prezentabl (586)
  • 629
  • 30
  • 5
  • 0
  • 4 gün önce

idamdan kaçıp türkiye'ye sığınan iki kızın iadesi

geri göndermeme (“non-refoulement”) ilkesi, mültecinin-kişinin yaşama hakkı ve işkence, kötü muamele, insanlık dışı aşağılayıcı ceza ve muameleye maruz kalmama hakkı gibi temel insan haklarının korunmasını amaçlamaktadır. mültecinin yaşamını tehlikeye sokacak bir yere gönderilmemesi, mülteciler için en önemli hukuki güvencedir.

ceza hukuku’nda, “suçluların geri verilmesi” işlemlerinde, bir yabancının siyasi suç sayılan bir suç isnadı nedeniyle iadesinin söz konusu olması ve / veya yabancıya isnat edilen suçun cezasının ölüm cezası olması halinde, iade talebinin kabul edilmemesi örf ve adet hukuku kuralıdır. 5237 sayılı türk ceza kanunu’nunda suçluların iadesi konusu bu şekilde işlenmiştir.

1951 tarihli mültecilerin hukuki durumuna ilişkin cenevre sözleşmesinin 33. maddesine göre, "hiçbir taraf devlet, bir mülteciyi, ırkı, dini, tabiiyeti, belli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi fikirleri dolayısıyla hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak ülkelerin sınırlarına, her ne şekilde olursa olsun geri göndermeyecek veya iade etmeyecektir."

olayı tam olarak bilmemekle birlikte buradan okuduğum kadarıyla yukarıda okuduğunuz gibi idam edilmek şart değildir. işkence görmelerine ya da temel insan hakları ihlallerine karşı işlenecek herhangi bir tehlikede geri gönderme yasağına temek teşkil edecek bir gerekçedir. geri göndermeme ilkesinin ihlâli, çoğu kez diğer insan hakları sözleşmelerinin ihlâlini de beraberinde getirir.

yine olayı tam olarak bilmemekle birlikte, uluslararası kanunlara ve koruma kanunlarına ve hatta iç hukuka göre durum ispatlandıktan sonra gönderilmeleri mümkün değildir. ki birleşmiş milletler ihtimalleri de değerlendirir ve tehlike geniş olarak yorumlanır. ülkeye, ülkenin siyasi, dini vs durumunu, hukukuna ve uygulamalalara göre ivedilikle tarafların doğru söylediği değerlendrilmesi geniş anlamıyla yapılır. eminim şu an orada birleşmiş milletlerden avukatlar ya da baronun görevlendirdiği yabancılar ve uluslararası koruma hukuku alanında eğitim almış avukatlar durum ile ilgili çalışıyor ve gerekli fakslar acilliyet taşıdığını belirten başlıklarla ilgili yerlere ve kurumlara gönderiliyor, gerekli çalışmalar ivedilikle hallediliyordur. gönderilmemeleri gerekmektedir ve yani gönderilmelerinin temel yaşam haklarının ihlal edileceği ya da ölüm tehditi de ispatlandığı ve ihtimal dahilinde olduğu düşünülünce küçük bir ihtimaldir. gönderilmeleri durumunda ve öngörülen durum ortaya çıkarsa insan hakları sözleşmelerinin ihlalini oluşturur.

sadece bu kadınlar üzerinden değil hava alanlarında ve sınırlarda türkiye'ye sığınmış bu şekilde bir çok insan vardır ve bu konuda çalışma yürüten kurumlar olaylarla ilgili gerekli çalışmaları yapmaktadırlar.

şimdi benim anlamadığım bir diğer olay. bu kadınların tabi ki gönderilmemelerinden yana olduğumu bilmenizi istemekle birlikte. uluslararası kanunları bilmeden suriyeliler dolduruldu, suriyeli diye diğer kaçanları bir güzel yargılayıp, haklarında söylenmedik laf bırakmayıp bu olay hakkında duyar kasmanızdır.

savaş ve benzeri durumlarda sınır ülkeler güvenli bölgeler oluşturup, sınırlarını açmak zorundadır. yani suriyeliler konusundaki politikalarda gidip suriyelileri değil. krizi kontrol edemeyen ve savaş mağduru insanları çıkar malzemesi yapan devletinizi sorumlu tutun. yarın bir gün yunanistan sınırında ağlarsınız.

devamını okuyayım »
17.05.2017 15:44