samimi yazar

  • 1306
  • 11
  • 9
  • 5
  • bugün

climax

“kişi nesneleri düşündüğünde, bunlara karşı bir bağımlılık ortaya çıkar; bağımlılıktan arzu doğar, arzudan öfke doğar. öfkeden yanılgı gelir; yanılgıdan aklın yitimi, aklın yitiminden ayrım kabiliyetinin çöküşü gelir. ayrım kabiliyetinin yok oluşuyla kişi mahvolur.” bhagavad gita

“climax” filminde lsd kullanımı yüzünden sosyal benliklerini kaybeden karakterler, dinmek bilmeyen arzuların, korkuların, fantezilerin ve sırların ortaya çıkması ile beraber başkalaşım geçirirler ve buzdağının görünmeyen yüzü ortaya çıkar. bu yolla seyirciyi birçok parçaya ayıran yönetmen gaspar noé, aslında hapsedilmiş tüm duyguların özgür kalmasını istiyor ve onları bir nevi özgürlüklerine kavuşturuyor. karakterler kapana kısıldıkları alandan uzaklaşarak, kendilerini buluyorlar. seyircinin olaylara farklı açılardan bakmasına olanak sağlayan noé, kendine has sinematografik metotlarla seyircinin bir bakıma sabrının sınırını zorluyor. zaten gaspar noé’dan ya nefret edersiniz, ya da ona hayran kalırsınız, arası yok ne yazık ki… sinemasında gri rengine yer vermeyen noé, ya siyah, ya beyazdır diyor. bunu “ya hep, ya hiç” sözüne de benzetebiliriz.

provokasyon yapmayı seven sinemacılardan biri olan arjantin asıllı fransız yönetmen gaspar noé, son filmi “climax” ile psikedelik (psychedelic) sinema örneğini, seyirciye ters yüz edilmiş biçimiyle servis ediyor.
provokatif sinema örneği sunan “climax” (doruk noktasına varış) baş döndürücü sekansları ve çılgın anlatısıyla büyük bir kaos yaratıyor ve o kaosun içine sadistik seyahati ekliyor. cinsel şiddetle birleşen hipnotik sahneler, frenetik enerjiyi açığa çıkartarak, alışkın olmadığımız hikâye biçimine damga vuruyor. bunun yanı sıra, yukarı doğru hareket eden kamera ve ışık kullanımı ile karakterlerin eylemleri daha belirgin hale geliyor.

devamını okuyayım »