senarist olacak sahis

  • 140
  • 11
  • 2
  • 0
  • 3 gün önce

possession

geçtiğimiz sene çağdaş sinema tartışmaları dersinde sabahın dokuzunda izlemiştik. filmle ilgili çok farklı yorumlar çıktı herbirimizden ama sabahın o saatinde metro sahnesinin üçüncü dakikasında kendimi tutamayıp gülmeye başladım. gerizekalılık da değildi sebebi; o sürede ne olduğunu algılamaya çalışırken sahnenin bitmek bilmemesi, başarılı bir oyunculuk ve aç bir mideyle uykulu bir ben birleşince böyle saçma bir tepki çıktı ortaya. işin kötü yani yanımdaki arkadaşlar da bana katıldı. ayrıca türkçe yazının olduğu sahnede arkadan biri bağırarak şaşırmış (!) ve yazıyı okumuştu.

filmi daha düzgün bir vakitte tekrar izledim ve geçen yıl okulda izlediğim ve ilk aklıma gelen beş başarılı filmden biri* olduğunu söyleyebilirim.

filmin bir anlaşılma kaygısı yok, hiçbir şey apaçık da değil. yani "cips-kola-film" üçlüsüne çerezlik film olarak koyulacak bir film değil. beyni yoran ve insanı rahatsız eden, uyuşturmayan filmleri seviyorsanız tavsiye ederim. hatta gün gelip de çaylaklığım biterse yazar abilerimle, ablalarımla film hakkında konuşmayı istiyorum.

*diğerleri (bkz: old boy) (bkz: incendies) (bkz: the devil's backbone) (bkz: la haine)

devamını okuyayım »
24.02.2017 23:46