setheleh

  • 78
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

kürk mantolu madonna

kendimi fıtraten raif gibilerin üstünde tutarım anlamsızca ve belki de bir zırh olarak kuşandığım o kibirimle. olduramayanların hikayesini sadece dinler , kafamda o hikayelerin öznesi olduğum hayaller yaratmam sırf güçlü ve başka türlü olduğum fikri zedelenmesin diye. yine de bazen bir sait faik öyküsüne, bir oğuz atay romanına hapsolurum. kürk mantolu madonna'daki raif de tıpkı sadece acıdığım ama kendimi yerine koyamadığım karakterlerden biri. bazen o karakterin " "ben" olduğuna dair bir his, bir düşünce kaplıyor içimi. sonra hemen kayboluyor ama ; duygusuz olmak değil bu, sadece başkalarının acılarını taşıyamam ben. herkesin acısını paylaşamamamız, öylece yaşamaya devam etmemiz de bu yüzden zaten; paylaşsaydık eğer bu beden bize dar gelirdi..

raif, ondan önce hayatının sıkıcılığını, boşluğunu değişmez bir şey olarak görüyordu. hiç sevmemişti, maria daha yoktu o zamanlar. eğer başka türlüsünü bilmeseydi, tanımasaydı maria'yı acısı da bu kadar büyük olmayacaktı. maria'yı kaybettiğinde öylece durup bekleyemezdi; çünkü artık sevmenin ne olduğunu biliyordu. o yüzden raif benim için "tv izlerken rast geldiğim felaket haberinde yaşamını yitiren o insan" değil. onun acısını belki de gerçekten içimde hissedebilirim ve onun karşısında kuşandığım zırh da fayda etmeyebilir. çünkü o "başka türlüsü"nü biliyor. benden ve kibirimden daha yukarıda duruyor...ben ise aslında maria'nın yokluğunda değişmez gerçek bellediğim o hayatı yaşıyorum; çok önemli ve çok sevilen biri olduğum illüzyonuna inanarak.

devamını okuyayım »