sethplay

  • şekerpare (671)
  • 687
  • 0
  • 0
  • 0
  • 3 ay önce

yeditepe istanbul

izlerken en çok yarım kalmış yerlere dokunan dizi. bu yüzdendir üzerine bir şeyler yazmak isterken düşüncelerin hep yarım kalması.

bütün karakterlerin hikayesinde yarım kalan şeylerin yükü vardır.

ali, hayatının en güzel yerinde kalakalmıştır. oysa zamanında öyle yürürdü ki kaldırımları sanki bu düşen kendisi değildi.

yusuf, bütün gücüyle aşkı yaşamak için bekledi hayatının kenarında. aşk ile karşılaşınca yoksulluğunun altında ezildi, karnı doyunca aşk da başlayacaktı. hayat ne yazık ki nitelikli insanları ödüllendirir. oysa yoksulluk "hayır" demeye yeter miydi?

ömer, bir sadri alışık serseriliği vardır üzerinde, hüznü ve kahkahayı bir arada yaşar. ama göğsündeki dövme ile kalbi arasındaki 3 cm’lik yoldu asıl mesele. bir yolu tamamlasa... ama dedik ya her şey kendine has yarım kalmışlıklarla doluydu.

havva ana, bütün mahallenin anası, sahip olduğu her şey buruk. şöyle demişti bir gün, "böyle bir şeyi bekle bekle, geldiğinde bir anlamı olmasın..."

olcay, bir mucize, bir şeyleri tamamlamaya çalışırken daha da yarım kalan mutsuz bir mucize.

duru, ömer'in kalbindeki yara. olcay'ın çırpınışlarındaki derman.

önem, hayatı boyunca bir çile ve boşlukla yaşamış kadın.

sabri usta, "yüzlerce ev yapmış sabri usta, ama o bizim evde kiracı."

biz, yeditepe istanbul'u izleyerek yarım kalmışlığı biraz olsun tamamlayan insanlardık. bir diziyi yeditepe istanbul yapan kişilerdik; hüzünlenen, hisseden, gülen ve sonunda da büyük bir buruklukla "eyvallah" diyen.

devamını okuyayım »