sevenbulur

  • 296
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 yıl önce

öğrenci evinde yaşanabilecek en dumur olaylar

eve daha yeni çıkılmış, akşam yemeğine arkadaş çağrılmıştır. daha evde yeni olunduğu için yemekler görece biraz daha düzgün, adamakıllı yapılmaya çalışılır, her öğün soğuk sandviç dönemine geçilmemiştir henüz.
arkadaş eve gelir. söylemesi ayıp kola ile mc donalds’tan iki tane whopper almıştır. sallama, whopper alamaz orası mc donalds değil. herneyse uzatmayalım, hamburgervari birşey almıştır. hedef olarak patates ve salata yapılacaktır, bir güzel doyulacaktır*.
ben: abi ben patatesleri soyucam sen de salataya başla ufaktan.
murat:lan misafir geldik eve şu yaptığına bak, sen bana gelsen elini sıcak sudan soğuk suya değdirmem...
ben: biraz küçük atta civcivler yesin. salata yapmakta ne var, birlikten kuvvetten doğar hadi mızmızlanma.
murat: hadi ver o zaman malzemeleri de keseyim. fazla bişey bekleme ama..
-domates, marul, turp allah ne verdiyse arkadaşa verilir, patates soyulmaya başlanır-
murat: barıış bu bitti.
-bi yandan dolapları karıştırıyo salataya dökecek yağ arıyo eleman-
murat: bu yağ mı olum?!
-kavanozdaki sıvıyı gösteriyo-
ben: zeytinyağı olması lazım abi ama sen bi tadına bak da sakata gelmeyelim.
-patatesleri kızartmış kolaları servis yapmışım, arkadaş da salatayı bi güzel hazırlamış hamburgerleri masaya koymuştur-
patatesti salataydı girişmekteyizdir;
ben: salata değişik olmuş lan hafif tatlı gibi ama güzel olmuş. alengirli bi yerde salata yemiştim içinde ince ince doğranmış elma, cherry domates de vardı. salataya ayrı bir tad katmış hoşuma gitmişti, bu da ona benziyo.
biraz daha yenir...
yine ben: yalnız hıyarda da aynı tat var, ayrıca bu domates de kocaman domates cherry filan değil ki.
yenir de yenir...
ben yine: baksana maruldan da aynı tad geliyo..
murat: şunun suyuna bi bakalım nası acaba.
-kaşığın ucuyla salatanın suyundan azıcık alır, artisin nevri döner ama fazla çaktırmaz, bana da bakmamı söyler-
ben: nası kötü mü??
murat: kötü işte acayip. bi de sen bak, alsana bi kaşık
-kaşık silme doldurulur, amma tantana yaptın en fazla ne olabilir ki edalarında salatanın suyu ağıza götürülür ve tuvalete depara kalkılır. tuvalete giderken ağzımda tam yutamadığım salata suyuyla inlememi duyan arkadaş yarılmıştır-
barış: şşş olum bu ne acayip; resmen tatlı bu. domatesi de eşek gibi mıncıklamışsın limon bi de şeker mi her ne haltsa hepsi birleşince delicesine bi karışım olmuş.. takıcam yaptığın salataya, ne koydun lan içine, şeker mi attın amna koyym bu ne böyle!?
-arkadaş kopmuş anırarak gülmekte, ben de şoktan yeni çıkmış yarılmanın eşiğindeyim. telefon çalar-
annem: ne oldu murat geldi mi?
ben: gelmesine geldi de bi salata yaptık acayip tatlı oldu.. midemiz göçtü yaa. senin koyduğun kavanozda zeytinyağı yok muydu onu kullandık salata için.
annem: iki tane kavanoz koydum ben; biri alt dolapta içinde zeytinyağı vardı, birisi de üstde kadayıfın artan şerbeti var içinde, lazım olur diye orada bıraktım.
ben: hass.. bırakmasaydın onu keşke evet orada hatırladım şimdi..
-annedir ne yapsa yeridir diyerek içimdeki dellenme durdurulur. suç aslında aklı bi karış bende ve kavanozdaki sıvının içinde ne olduğuna bakmayan arkadaştadır. annede telefonda kopmuştur kendi çapında. durumu anlayan arkadaşın da sinirleri bozulmuş olacak ki gülmekten gözlerinden yaşlar gelmiştir. telefonu kapadıktan sonra geyiğin allahı yapılacaktır artık...

devamını okuyayım »