sezyum

  • 2352
  • 1
  • 1
  • 0
  • geçen hafta

aliye

aliye’ye açık mektup 1

kızım aliye.
yaklaşık 46 hafta o eli yüzü düzgün doktor çocukla bir olaya gireceksin diye ekran karşısında bekledik. sonunda iki-üç hafta ya oldu ya olmadı, doktor bey oğlum seni evinin en güzel köşesine götürdü. orada da kanepede -ya da üçlü koltuk tam emin değilim- fransız öpücüğü olarak tabir ettiğimiz ağızdan öpüşme gerçekleşti. sonra sen birden ürkek bir ceylan gibi: “yok, olmaz, molmaz” çekip kendini naza aldın. naza aldın diyorum, çünkü o sırada senin naz yaptığını düşünmüştüm sevgili aliye. gençsin güzelsin. eski kocana bir bak. zengin ama kel! sen de bilirsin ki kellere güvenilmez. ayrıca kocan olacak adam senin üzerine bir kadın kokluyor. hem de ne koklamak! her neyse, bak aliye kızım gençsin, güzelsin ama pek akılsızsız kızım. ‘çocuklarım olmadan asla’ diyorsun ama çocukların olsa ne olacak sayın aliye? sen önce onu söyle bana... ha, diyelim ki çocukların oldu. o nerede bir merdiven bulsa kendini aşağıya bırakan, nerede akıcı yoğun bir trafik görse pijamasıyla sokaklara fırlayan arda dangolozu mu çocuk. çok affedersin ama arda olsa olsa bir andavallı olabilir. daha ayakta duramıyor. bir gün evde bıraksan kafası üzerine düşüp beyin kanaması geçirme riski ben sana temiz hesap söyleyeyim %87. hadi arda’yı geçelim, ayağına ağırlık filan bağlayıp ağırlık merkezini yere yakın bir yerlere çekebiliriz ama o kızın hali ne esas? hani oğlun en azından meramını anlatacak kadar konuşabiliyor ama çok özür dilerim kızın arda’dan da zor durumda. üstelik allaha çok şükür herhangi bir hastalığı da yok. ama ne yazık ki bir fena... kızının ileriki yaşlarda nasıl mesleklerde çalışacağını görür gibiyim. ama ne yazık ki şimdi burada bir bankada yönetici olur o senin kızın desem, bankacılar ayaklanacak. bir ajansa müşteri temsilcisi olabilir desem reklam ve iletişim sektörü heyheylere binecek, köşe yazarı olur desem basın sektörüyle sorunlar yaşayacağım, şarkıcı olur desem belki de en temizi olacak. tam bilemiyorum.
uzun lafın kısası sevgili aliye, deniz hem yakışıklı, hem kel değil hem de güzel bir mesleği var. sen bu kafayla ancak ab’ye girersin. o da türkiye’yle beraber girebildiğinden, yani onun da en az 15 yılı var.

devamını okuyayım »
23.01.2006 11:50