sezyum

  • 2351
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

lost

lost hayatı yaşıyorum

bir adaya uçağınız düşüyor. içinden sağa sola biçim biçim insan fırlıyor. genelde hepsi kasting harikası sülün tabir ettiğimiz güzellik kategorisindeki bayanlar ve hanımlar arasında ‘yaaavrum’ olarak tanımlanan erkek oyuncularıyla lost beni monitör karşısında esir etti. neden mi? sebep basit. merak. her bölümünde insanı huzursuzluğa iten, müzik ve görüntü kullanımıyla şekilden şekle sokan bir dizi de ondan. yok karanlıktan birileri kulağıma üfledi kaçtı, gece uyurken dabbe geldi basenlerimi çemkirdi gibisinden bir sürü ıvır zıvır olay var. şimdi isterseniz diziyi bilmeyenler için karakterleri biraz tanıtmak istiyorum.

kate: anne tarafından çerkes. yılan gibi bir manita. geçmişi şaibeli. tarlabaşı’nda torbacılıktan, konektikıt’ta sinyalciliğe kadar her olaya girmiş çıkmış. görmüş geçirmiş. yememiş yedirmiş bir güzel insan. doktor jek’e mi yoksa adadaki diğer nursuz sawyer’a mı halleniyor tam anlamadım.

jack: tus’u dereceyle vermiş, süper yakışıklı olmasına rağmen karı kız tabir edilen manitacılık sektöründe hiçbir şekilde bulunmamış değerli bir doktor. genelde işinde gücünde takılmasına rağmen ara sıra dellenip ona buna uçması, dalması ve tartaklaması hoş değil tabii. kate’le bir olaya girecek mi girmeyecek mi bekliyorum. ama bu kafayla biraz zor. yani adada saçlar uzuyor zamanla. berber de yok biliyo musunuz?

sawyer: adanın delibaltası. sanki daha önce heybeliada’da faytonculuk işletmesi okumuş gibi tuhaf tavırlara sahip. istifçi bir zihniyet. hap, içki ne bulursa zulalıyor. arada kate’i içirip bayıltmaya çalışmak gibi güzel davranışlarının yanı sıra girişken bir yiğit. günahı koynuna.

said: saddam’ın adamı. irak’ta askerliği yakmış, sevdiği manita için teskere yakmış bir kardeş. hafif esmer. hobileri tırnak arasına bambu çubuk sokmak ve antencilik...

devamını okuyayım »
20.03.2006 18:54