shelbyl

  • 2539
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

başörtüsünün yere atılıp çiğnenmesi

herşeyden önce yanlış tanımlanmış eylemdir. başörtüsü yere atılıp çiğnenmemiş, sadece yere atılmıştır. bu eylemi halkı galeyana getirici nitelikle suçlayanlar; önce dönüp olayı çarpıtarak, asıl amacın ne olduğunu düşünmelidirler. yaşanmış bir olayı çarpıtmak, eylemin kendisine kıyasla ne kadar galeyana getiricidir, onu düşünmelidirler.
bu olayın akabinde verdiği röportajda, belediye başkanı "demokratik" bir tepki verdiğini söyleyerek dimağları daha da bulandırmıştır. oyuna, görüşlerine karşıt da olsa saygı göstermeyerek, oyunun ortasında ayağa kalkıp, hakaretler yağdırmaya baslayan (kameralarca tespit edilmiş bu, g.tümden uydurmuyorum) belediye başkanı, bu tepkisini "hakları çerçevesinde" görmüştür, ancak karşı tarafın haklarına ne denli bir saygısızlık ettiğinin farkında değildir kendisi, yazıktır.
sanat, insanın yargılarının üzerindedir. sanat, insanı farklı düşüncelere sevk etmelidir. devletin, örfün adetin sınırlarını belirlediği bir sanat olamaz, düşünülemez. eğer konulan bir esere tepki verilecekse, bu uygun kanallar aracılığıyla olmalıdır. oyuncularla, sergileyenlerle oyundan sonra medeni bir şekilde konuşulur, gerekirse suç duyurusunda bulunulur, yargı çözer anlaşmazlığı. deli danalar gibi salonun ortasında "bip" sesiyle sansürlenecek raddede hakaretler etmek, ne demokratiktir, ne haklıdır. ilköğretim çocuklarının sergilediği piyesle galeyana gelebilecek kapasitedeki insanları da, 1930'a falan havale etmek gerekir, onlar daha çağa ayak uyduramamışlardır çünkü.

devamını okuyayım »