siklotimik

  • 82
  • 0
  • 0
  • 0
  • 5 yıl önce

itirazım var

polisiye ve komedi kurgusunun ön plana çıktığı bir onur ünlü filmi.

bu iki kurguyu beraber yürütürken ayrıca mesaj vermek zor bir iş olsa gerek. yapımcı bu işin altından kalkmış demek yanlış olmaz. elbette film ile ilgili pek çok eksik nokta bulunabilir, bunları eleştirmenlere bırakmak en doğrusu olsa gerek.

tefeci; müslüman kelimesi ile yan yana gelemeyecek günahların faili. buna rağmen tefecinin ara sıra camiye gelmesi, karakterin namazın asıl anlamını kavramaması ve namazı toplumsal bir gelenek olarak görmesi ile açıklanabilir. bire bir aynısı olmasa da toplumda bu karakterin benzerlerini görmek mümkün. islamın ve müslümanlığın günümüzde manasından koparılıp şeklen yaşaması tefeci karakteri üzerinde dramatik bir şekilde canlandırılmış.

selman bulut; satranç oynayan ve boks bilen bir imam karakteri kesinlikle başarılı bir kombinasyon olmuş. yazar, selman bulut'u tek filmlik bir karakter olarak sınırlamayıp daha uzun bir projede (dizi/kitap) değerlendirmeyi planlasaydı daha verimli olabilirdi. serkan keskin rolün hakkını vermiş. boksör olarak veya imam olarak kendisine ekranda yabancılık çekmedim. karakterin geçmişinde yapılacak bir kaç düzenleme ile sherlock holmes'un tahtını sallayacak bir karakter ortaya çıkarılabilirdi. onur ünlü malesef böyle nadir bulunacak bir karakteri tek bir filmde cömertçe harcamayı tercih etmiş.

baş rolün "çok şükür gene kaybettim" repliğinden sonra yaktığı sigara ile yaşadığı mağlubiyetlere karşı takındığı tavır patenti alınması gereken bir duruş. biraz bilgece biraz da alaycı. bu vurdumduymazlık her insanın kolay sergileyemeyeceği bir hareket.

devamını okuyayım »