simurg anka

  • 2589
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

hariciler

islam tarihinde bir siyasi grup. kimi tarihçilere göre hz ali den ayrılıp cemaat dışında kaldıkları için dısarıdakiler anlamında hariciler şeklinde adlandırılmışlardır. bazı tarihçiler ise kelimenin "huruc" kokunden geldiğini ve hz ali ye isyan yani huruc ettikleri için bu ismi aldıklarını ileri surerler. ayrıca ilk ayrılışlarında harura denilen bir bolgede toplandıkları için "haruriler" ve hz ali ile giriştikleri savaşa ithafende ehl i nehrevan şeklinde de adlandırıldıkları olmuştur.
bu mezhebin cıkış noktası "hakem olayı" dır. sözkonusu vakada hz alinin hakem i kabullenmesine itiraz edip, “la hukme illalah” şiarını dustur edinerek ondan ayrılmışlardır. haricilere göre hz alinin hakem tayin etmesi allah ın hukmunden baska bir hukum vericiye tabi olması anlamına geliyordu ki bu onların daha sonra iyice olgunlaştırdıkları itikadlarınca "büyük günah" demekti ve büyük günah işleyen biri aynı zamanda dinden cıkmış sayılırdı. yanısıra hz aliye muhalefetlerinde şu argümanıda güçlü bir şekilde kullanıyorlardı ve diyorlardı ki "eğer ali haklıysa neden hakeme basvurdu, haklı değilse neden savaştı".
ayrıldıkları andan itibaren savaşçı ve devrimci bir pozisyon alan bu grup önce hz ali ile mucadeleye koyulmuş, nehrevan savaşında aldıkları agır darbeden sonra, hem toparlanmak amacıyla hem de gerilla taktiğini daha uygun gorduklerinden kırsal alana cekilip varolan duzeni terörize etmeye başlamışlardır. bedeviler arasında hızla kabul görmeye baslayan bu kişiler taraftarları coğaldıkca ahaliyi , hz ali ve hz osman gibi bazı şahıslar yada hakem olayı, cemel vakası gibi bazı olaylar veya buyuk günah, iman ve amel gibi bazı kavramlar üzerinden sorgulayarak taciz ediyor hatta kimi zaman öldürmeye varacak kadar zarar veriyorlardı.
hz ali nin bir harici (bkz: ibn i mülcem)tarafından şehid edilmesinden ve islam aleminin muaviye sultasına esir olmasından sonrada mucadeleye devam etmişlerdir. bir ara tüm arab yarımadasına, bahreyne ve ırak’ın bazı bolgelerine hakim olacak kadar etkin hale gelmiş olsalar da abdulmelik ibni mervan zamanında yaşadıkları yenilgi ve hezimetlerin yanısıra birbirleriyle de yaptıkları tartışma ve çatışmalar nedeniyle güçleri kırılmış ancak emevilerle mucadeleleri hiçbir zaman duraksamamıştır. abbasiler döneminde de isyanlarına devam etmişler fakat gördükleri yoğun baskı ve zulümle birlikte yasadıkları iç çekişmeler zaman içinde giderek güçlerini kaybetmelerine tarihten silinmelerine sebeb olmuştur.
hariciler dar kafalılılıkları, heyecanları, ihlasları, tartışma yetenekleri ve cesaretleri ile tanınan kimselerdi. dar kafalılardı çunki kavramları olayları ve kişileri sadece zahiriyle değerlendirirlerdi. örneğin dini kuralların sadece zahirine bakarlardı, mesela kuranda bahsi gecmediginden recm cezası nı kabul etmezlerdi, yada musluman birini kendilerinden olmadığı yada aliyi veya osmanı kafir saymadığı için rahatlıkla öldürebilirlerdi hatta dinlendikleri bir dere kenarında bulduğu elma yı yiyen baska bir arkadaslarını haram yediği için öldürdükleri anlatılmıştır.
heyecanlı kimselerdi, ateşli konusmaları dili kullanmaktaki becerileri ve belagatları sayesinde insanları galeyana getirmekte ustaydılar.
ihlasları dillere destandir, hz. ali nin kendileriyle konuşmak üzere elçi mahiyetinde gönderdiği abdullah ibni abbas onların surekli namaz kılmaktan alınlarında yaralar ve ellerinde deve dizi gibi nasırlar oluştuğundan ve her zaman temiz elbiselerle ve abdestli gezdiklerinden bahseder.
tartışma ve cedel konusunda da aşırıya kacmışlardır ancak hazır cevap olmaları, kıvrak zekaları ve arapçaya hakimiyetleri bu hususta onları muarızlarına karşı güçlü kılmıştır.
bir keresinde abdulmelik ibni mervan huzuruna getirttiği harici alim ile saray ulemasının tartışmasını izledikten sonra “neredeyse gönlüm hariciliğe kayacaktı" diyerek sözlerini ve ilmini takdir etmesine rağmen diğer insanları etkilenmesinden korktuğu söz konusu alimi hapsettirmiştir.
ayrıca cesaretleri ile de nam salmışlardır. inandıkları ilkeler uğrunda çekinmeden ölüme gidebiliyorlardı. bir çok haricinin basta hz ali olmak üzere, mucadele ettikleri iktidar sahiplerinin meclislerinde korkmadan söz söyledikleri hatta sultanlara, valilelere onların saraylarında hakaret ettikleri, savaşlarda korkusuzca çarpıştıkları için bu durum halk arasında deli yada çılgın diye nitelendirilmelerine sebep oluyordu.
bununla birlikte, bilinmelidir ki, yukarıda sıralanan özellikleri sonlarını hazırlayan temel nedenler olmuştur. zira sürekli catışma, sürekli savaş ve sürekli tartışma hali onları zayıflatmış yenilgilerini pekiştirmiş ve varlıklarını yitirmişlerdir.
günümüzde ise sadece fas bölgesinde o da hariciliğin en ılımlı kolu olan ibadiye’ye mensup az sayıda insan topluluğu harici vasfıyla yaşamaktadır. ancak kendilerini aynı isimle adlandırmasalar da, siyasi ve pratik anlamda değerlendirildiğinde; pakistan diyobend eksenli taliban da , el kaidede, mısırdaki tekfir vel hicre cemaatinde, türkiye de ibda-c ve hizbullah, suudi merkezli vehhabi hareketlerinde hariciliğin yansımalarını bulmak mumkundur.
fıkhi anlamda ise hanbeli mezhebin de harici bakışın etkisi halen devam etmektedir.

devamını okuyayım »
07.05.2006 15:30