sinarda

  • bıçkın (486)
  • 637
  • 3
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

fi

--- spoiler ---

can manay duru'yu ayagına getirttiyse, ki bunun icin cok ugrasmıs da olsa ve yaptıgı asırı hastalıklı ve yanlıs da olsa, en azından ezik ezik onu aldatan agzına sıcmıs bir kadının arkasında ask dilenmedi. can ile ilgili ahkam kesen, onu igrenc kendini harika prensipli süper duyarlı bir insan olarak gören deniz'in alter egosunun da ne boklar yedigini gorduk. karıların agzına sıctı tamam onlar kendileri bile bile istemiş olsa bile o da izin verdi ve sonrası sknde bile olmadı, aynı sekilde kendisi can manay'dan daha boktan bişe yapmıs oldu. aynı sey olmasa bile evli bi kadının duygusal anlamda cok kotu oldugu bir andan faydalandı kadın git demesine ragmen gitmedi oturdu orda vs. kendini sütten cıkmıs akkasık olarak gören devamlı milleti hemcinslerini topa tutan bu tiplerin genelde iceride onlardan farksız oldugunu gayet iyi anlatıyor ama bu anlamda cok faydalı.
deniz tam bir sünepesin kusura bakma. ne istedigini bilmiyorsun. nasıl bir kadınla birlikte olmak istedigini bilmiyorsun. bir kadına asık oluyorsun onunla birlikte oluyorsun ama sonra devamlı onu eleştirip onun senin gibi olmasını bekliyorsun yahut senin onayladıgın yoldan gitmesini bekliyorsun, sonra işler arzuladıgın gibi gitmeyince kadınının yanında yer alamayacak kadar da kendi kararsızlıgının esiri olup bir de bunu sanki diğer insanlar ogrenciler prensiplerin icin yapmıs gibi bu bahanelerin arkasına sıgınıyorsun. sen erkek degilsin canım kusura kalma yani. senden bi bok olmaz. boyle tipler işte oyle boyle onla bunla yatar. yani işte boyle sorunlu kadınları kendine ceker bi iki asık olur cazibesine kapılır bu kadınlar ama o kadınlar da adama asık falan degildir cünkü o tip kadınlar da en az kendisi kadar bencildir. deniz bir kadında sadeliği sakinliği rahatlıgı, bir kadında anlayısı huzuru, bir kadında güzelliği cazibeyi tutkuyu, bir diğerinde ideolojilerine göre uyumu falan derken kimseyi gercekten isteyemeyecek bir tip. durunun yaptıklarının hepsi duruyla ilgili bu arada kesinlikle deniz yüzünden falan filan demiyorum ama denizinkiler de aynı sekilde. oyle veya boyle kendi elleri ile itti kızı bir sekilde, uzaklastırdı kendinden. gitmesine izin verdi. simdi de geri istiyor. neden? cunku karı bunun azına sıctı. bunun gibi adamlar agzına sıcılmayınca kıymet bilmezler. sevemezler. elde edince de ama hep değiştirme arzusu hep bi eleştiri. o yuzden en vasat karakter sensin deniz.

can manay akıl hastası ona diyecek bişey yok. hasta yani. hasta hali bile her boku yargılayan ama kendi hakkında bi fikri olmayan birinden iyidir en azından hasta oldugu belli. istersen gidersin istemezsen uzak durursun bu tiplerden.

bilge kendini değersiz hisseden bi karakter. aslında diğer tüm karakterler gibi ama bu onda daha farklı bir mekanizmaya sebep olmus. asırı mütevazilik gibi ama zamanında montaigne soylemiş asırı mütevazilik kibir hep aynı kapı sonucta. sahip oldugu babayı gorduk. babaya siktiri cekip can manay gibi güclü bir karakterden, hocasından onay almaya baslayınca direkt uydusu olabilecek kadar hem yoksun hem de gorunmeyen bir kibir sahibi. sonunda beni gorucek benim onun icin daha dogru oldugumu anlayacak beni sececek kibri onun da basını yakıcak. can gibi bi adama sahip olsan ne olur? onun icindeki iyi yanı gormekte ısrar ediyor boylece kendi icindeki yaralı tarafı iyileştirecek. bir nevi kurtarıcı kompleksine girmiş ama once kendini kurtar. kendi sorunlarını cöz ama nerde o yurek. neyse devam edelim.

eti icin henüz tam olarak bir sey soyleyemem cunku tam olarak canla gecmişlerini bilmiyorum kitabı da okumadıgım icin. onunda babasıyla sorunlarına sahit olduk.

özge icin babası tarafından asırı yaralandıgı icin homoseksüel dogmamasına ragmen cinsel bir sapmaya ugradıgını soylememe ve en basından beri smk yı asırı istemesine ve bu sebepten kendine de asırı sinirlenmesine bunun da onu zaten var olan aptalca nefretini iyice can manaya yonelterek kendini bokun icine sokmasına ve olayların corap sokugu gibi birbirini tetikledigini soylememe bile gerek yok. kendini keşfediyor kızcagız yazık değdi ama sanırım sonunda kabullendi en azından. ama biraz fazla bedel fazla vicdan azabı cekti ve belki de cekmeye devam edicek. yeniden erkeklere ilgi duyabilmek neden bu zamana kadar boyle oldugunu anlamak, ofkeyi kendi hayatını mahvetmeden, aslında ofkeli oldugu kişiye yonelterek bazı seyleri farkına vararak daha kolay değiştirme daha dogrusu donusturme sansı da vardı ama işte...

smk. psikosomatizasyonlar kıralı. seni en iyi ben anlarım. bu dizide kendimi biraz yakın hissedebildigim tek karakter bu adam. ama o da kendi icindeki keşfettigi "iyi" diye tanımladıgı yanı özge sebebi kurtarma sefkat duyguları ile tetiklendiğinden sanki onlar oradan geliyor da onun hic icinde bir sey yok sandı. smk ile bir derdim yok ama, nerede güclü ama gücünü boktan seylere kullanmayan karı kız düşkünü degil işte boyle agır abi ve kenardan bir kıza takıyor onu kurtarmak istiyor ama hep bir gizemli havalar falan kadınların agzının suyu aktı. ama aynı karakter parasız oldugunda aynı seyi hissedebiliyorlar mı? hayır. gidip deniz gibi heriflere tutuluyorlar. üzülüyorum biraz haline tez zamanda toparlanmasını diliyorum. zaafiyet geliştirmeye uygun bir bünyesi yok ziraa ve özge pek iyi bir insan olmak icin tek cıkıs olarak gorulebilecek kadar güvenilebilir biri degil. cok dengesiz cunku. en ufak bir stabilite yok. bu da kendisi icin cok riskli cunku bu adam bunu kaldıramaz. o nasıl ve neden yanacak diğerleri ile beraber onu merak ediyorum.

ara figürleri geciyorum direkt. onlar bariz belli zaten.

son olarak duru'ya ve cok bahsedilen değişimine gelince, edebi eserlerde karakterlerde yasanan bir olay yahut bir secim sonucu değişimler cok gorulur. yazarların burada anlattıgı genelde insanların değişimi olsa bile esas gostermeye calıstıgı, kosullar icinde icimizden cıkacak olanları, ic dünyamızda kendimizin bile tanımadıgı bir biz olabilecegimiz ve genelde bu goremedigimiz yanı gorünür kılabilmek once o yanımıza benzer insanlara cekilmeye baslamamızdır. ilişkiler de dogal olarak bunun en belirgin arenasıdır. duru can manay'la birlikte olduktan sonra değişip bozulmadı cunku kimsenin kimseyi değiştirme kudreti yoktur. bir takım manipulasyonlar ile yahut belli cıkarları saglayarak birini elde edebilirsin ama değiştiremezsin. duru hem naif pastel tonlarda ruha sahip dans askı ile yanan cocuksu bir yana, hem de bu saf askı tehlikeli boyutta bir hırsa sahip olabilecek, istekleri dogrultusunda sınırları sonuna kadar zorlayabilecek ve en basından beri ilişkisinde gercekci olmamasına ragmen sadece birinci olarak kendi olmak isteyen bencil ve karanlık bir yana sahip. ne ilk soyledigim yanını can manay öldürüp yok edebilir ne de ikinci yanı can manay yuzunden yaratılmadı. bu iki siyah beyaz taraf onun hep icinde oradaydı ve minik minik ortaya cıkmaya baslamıstı. ilk sezonun sahnesi bittiginde can manay camdayken izlendiginin bir sekilde farkında olusunun bize gösterilmesi hakkında da senaristleri tebrik ediyorum cok süper bir detaydı.

herkes oyle veya boyle sadece kendinde var olan hırslarının, kibirinin, hasetlerinin ve yetersizlik duygularını telafi edebilmek icin basvurdugu yolların sonucu yasamlarını sekillendiriyor. ne yazık ki bazı insanlar yetişme anlamında yaralı ve bu anlamda daha fazla yontulmaya ve kendini anlamaya ve iyileştirmeye mecbur daha dogrusu muhtac halde. ama yine günün sonunda yardım edebilecek tek kişi de yine yalnızca kendi insanın. yahut onu rezil edecek olan da kendi.

bazı insanlar akıllandıklarında odediği bedeller agır oluyor bazısının daha hafif, bazısı ilkinde akıllanıyor bazısı da hic bir zaman.

bakalım bu karakterlerden kendi karanlık yonleri ile yüzleşip kendini ortada ama daha iyi bir yere aklını kullanarak cıkarabilecek olan olacak mı?

can manay cinayet işleyebilecek hallere gelmeden once acaba mı demiştim ama o da o yolun yolcusu imiş. eğer bir insan rahatsız ise de o rahatsızlıgı ciddi anlamda tedavi edilmedigi sürece asla değişmiyor goruldugu üzere. takıntılı yine takıntılı. bazı seyler uyusa da asla yok olmuyorlar. dünyanın en kontrol manyagı insanının boylesine kontrolsüz olabilmesi hem cok ironik hem de cok anlasılır aslında.

son olarak; karakter gecmişlerindeki aile vb asırı eksik öyküleri ve maalesef tamamlanamadan da dizinin sora erecegini göz onunde bulundurarak son derece yüzeyde kalmıs olsa bile, yine de anlatım olabildigince iyiydi bence. izlemek keyifliydi. üc seri tamamlanssa iyi olurdu ama napalım.

yalnız son bolumdeki yeşilcam tesadüfleri öhh dedirtti. can odaya kamera yollatmayaydı, yahut yollattıysa gormeyeydi yahut onlar orada öpüşmeyeydi veya tam o esnada bilge gelmeyeydi falan? birinden birini yapmasaydınız abi bari. yakısmadı.

soyleyeceklerim bu kadar. bu arada ben insanların aksine ilk sezondaki ilerleyişten daha cok haz almıştım. psikolojik anlamdaki alt yapı daha güzeldi, faha etkileyici idi. ikinci sezon cok heyecanlı olayların kızısması falan evet bir iki bolum de iyiydi gercekten ama yuzeyde kalmıslar biraz anlatında bence eksiklikler var.

--- spoiler ---

devamını okuyayım »
31.12.2017 03:31