sinpalabrass

  • 59
  • 0
  • 0
  • 0
  • 11 ay önce

man o to

bir yin yang şarkısıdır. bir olmaktan, birbirine karışıp mum gibi erimekten söz eder mevlana sözlerde. aşkın en yanılsamalı ama her zaman romantik ve çekici olan yanı bu: bir ve bütün olma arzusu. mecazen aşklar, yarayı ve kayıp hissini kapatacak birini bulduğunuzu bilinçli yahut bilinçsizce düşündüğünüz anlarda başlar, psikanalitik teoriye göre. o kimseyi yemenizle, kendi "ben"inize almanızla, mevsimi gelmiş bir ağaca dal aşılar gibi bünyenize sindirmenizle devam eder. halbuki kayıp hissini telafi edecek, birlik ve tamlık verecek bir nihai nesne yoktur, her "sen" geçicidir -bir süreliğine kaybı telafi edermiş gibi yapan bir yanılsama yaratır "ben"de.

bilhassa sosyal medyada bu parçanın bu kadar çok paylaşılması da, sufizm ve budizmde de çok sık gördüğümüz, fakat yaşanmış/yaşanan hemen her aşkın ortak paydası olan bu "birlik", "denklik", "denge" arzusunu beslemeyi sürdürüyor. üniter, tamlık yanılsamasına girecek bir devlet kurar gibi. terazide patates tartar gibi... hadi mevlana'yı anladık, o şems'in bir "aracı nesne", tanrı ile arasındaki operatör olduğunu biliyor, tanrıya söylüyor şiirini. hesaba göre nasıl olsa fenafillah'a varınca (ölünce / 'hiç' olunca) tanrıyla, evrenle bir olacak. peki, insanlar niye şeddeli şeddeli abartıyor bu şarkıyı/şiiri? sonra da mutsuz suretler, mutluluk 'post'ları atıyorlar arkasından. bu "man o to" ruhundan çıkmaz, seveceğiniz insan kişilerini yemekten, "man o to, biz 1'iz" garabetine kapılmaktan vazgeçmezseniz mutsuzluğa gebe kalırsınız. onların başkalığını kabullenmekten geçmeli her şey halbuki.

devamını okuyayım »
07.01.2016 14:15