sinthome

  • 112
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 yıl önce

nadja

badiou, “aşka övgü” kitabında nadja örneğini kullanarak ( bir yerde aşkı ele alış tarzlarını ayırırken bunun romantik bir anlayışa tekabül ettiğinden de bahseder) aşkın karşılaşmanın esriklik boyutundan öte şeyler içerdiğinden bahseder:

örneğin, nadja belirsiz ve gizemli karşılaşmanın, sokağın köşesinde çılgınca bir aşka dönecek şeyin şiirselliğini çok güzel yansıtır. bu nokta hesapların tam karşıtıdır, katıksız karşılaşmadır. ama süre alanına, sonsuzluk boyutuna karışmaz gerçek anlamda. öte yandan, bazı felsefeciler sonsuzluğun an olduğunu ileri sürmüşlerdir. daha yunan düşüncesinde bile bu anlayışa rastlanır. sonsuzluğun tek boyutu andır onlara göre. öyle olsaydı, breton haklı çıkardı. elbette, mucizevi karşılaşma anı aşkın sonsuzluğunu vaat eder. ama ben daha az mucizevi, daha çok emek isteyen bir sonsuzluk anlayışı, demek ki nokta nokta, inatla oluşturulan zamansal sonsuzluğu, iki’nin deneyimini ileri sürüyorum. karşılaşma mucizesi diye bir şeyin var olduğunu kabul ediyorum, ama onun tek başına ele alınırsa, nokta nokta yaratılacak bir gerçekliğin emek isteyen bir oluşumuna yönlendirilmezse gerçeküstü şiirinden kaynaklandığını düşünüyorum. “emek isteyen” sözü burada olumlu anlamda anlaşılmalı. bir aşk çalışması vardır, yalnızca mucize değil. habire uğraşmak, uyanık olmak, hem kendiyle hem de ötekiyle birleşmek gerekir. düşünmek, hareket etmek, değiştirmek gerekir. o halde, evet, emeğin içkin ödülü mutluluk olur.

devamını okuyayım »
06.09.2011 21:50