sipiderman

  • 145
  • 2
  • 1
  • 1
  • bugün

madrid

pedro almovovar'ın bir filmi vardı.adam, sevgilisini brüksel'den arıyordu, "geç saatte rahatsız ettim kusura bakma", kadın da "madrid'de asla geç olmaz" diye bir cevap veriyordu.hakikaten londra ayarında bir gece hayatı, viyana gibi sanatla donatılmış bir şehirdir.ispanya'ya tatile gidicekseniz barselona'yı hızlıca skip edip buraya gelin.katalan diyarı gibi gotik mimarı örnekleri yoktur ama şehrin kendine atmosferi vardır.oitheblog zaten gezecek yerleri detaylı bir şekilde yazmış.muhakkak gitmeden önce bir madrid kart alın.şehrin belirli noktalarından alabiliyorsunuz.internetten alırsanız 5-7 euro daha ucuza geliyor.santiago bernabeu dahil neredeyse tüm müzelere bedava ve sıra beklemeden girebiliyorsunuz.barajas havalimanından şehir merkezine metroyla 3 aktarma yaparak gelinebiliyor.sol meydanı tam merkez sayılır.vodafone sol olmuş.allah bilir ne kadar sponsorluk parası vermişlerdir.
gezilecek yerlerin sayısı epey fazla.aşağıda günlere bölerek anlatmaya çalıştım

birinci gün

sabah 9'de kalkıp hızlı bi kahvaltımızı edip,ilk durağımız olan prado müzesine gidiyoruz.3 katlı epey büyük bir müze.eğer audioguide alıp detaylı incelemek istiyorsanız minimum 7 saat sürer ama daha express bi şekilde gezmek lazım.3 saatte doya doya müzeyi gezebilirsiniz.burdan cıkıp bi yerde güzel bir pizza yaptırıp şarabımızla beraber retiro parka gidiyoruz.zaten yürüme mesafesinde.büyük bir şehir parkıdır.güzel bir piknik yapabilirsiniz.piknik bittikten sonra guernica 'ya ev sahipliği yapan reina sofia müzesine gidiyoruz.prado kadar büyük ve etkileyici olmasa da gene minimum 1 saat geçirirsiniz.burdan da cıktıktan sonra thyssen-bornemisza'ya dümeni kırıyoruz.realist ve pop-art eserleri içerir.

3 ana müze bittikten sonra epey yorulcagınız için direk otele gidip biraz dinlenmek gerekebilir.ya da gran via'ya gidip birşeyler içebilirsiniz.

grad via yarı turistik yarı lokal bir yer sayılır.sol ya da plaza mayor kadar dandik değil.güzel restaurantlar mevcut.

ikinci gün

bu seferki adresimiz kraliyet sarayı.kücük bir bölümü ziyarete açıktır.şapeller ve saraya ait kişisel eşyalar ziyaret edilebilir.burdan cıkıp karşısındaki katedrale geçiyoruz.klasik avrupa kilisesi görmeseniz de olur ama hazır önüne kadar gelmişken gezilebilir.

burdan sonra metroya atlayıp santiago bernabeu'ya gidiyoruz.soyunma odaları,press odası,stadın içi gezilip bolbol fotoğraf çekilebilir.çıkışında devasa bir real madrid store var.formalar 80 ile 100 euro arası.

burdan cıkıp tribunal bölgesine gidiyoruz.museu do romantismo burda konumlanmış.bu döneme ait antikalar,kişisel eşyalar tablolar var epey tatlı.atmosferiyle kendinizi sanki bir bavyera burjuvasının evinde hissediyorsunuz.

bu bölgenin yolun ters tarafında kalan yeri, malasana'dır.burda atticus finch adında çok güzel bir ikinci el kitapçı var.eski ve ucuz ingilizce kitaplar bulabilirsiniz.bu bölgeyi daha sonra ayrıca aşağıda bahsedeceğim.

geri kalan gününüzü bu semti incelemekle geçirebilirsiniz.burası da bittikten sonra metroya lavapies semtine geçebilirsiniz.göçmen ve sosyalist yapılanmanın net bir şekilde incelenebileği biryerdir.küba ve çekiç orak bayraklarını sıkça görebilirsiniz.ayrıca ucuz hint yemeği yiyebilirsiniz.

son günü toledo'ya ayırabilrisiniz.atocha tren istasyonundan renfe'nin kiosklerinden bilet alabilrsiniz kredi kartınızla.2016 gastronomi şehri seçilmiş bu sene ama dikkat edin keşif menüleri 25 euro'dan başlıyor.backpacker adamın bütçesini zorlar.

toledo için sabah 10 akşam 5 yeterlidir.yapılcak şeyler zaten toledo başlığında detaylıca anlatılmış.

gece hayatı için, chueca bölgesi genelde lgbt alanı sayılır.istanbul'daki gay barlara benzemez.deri giysili,çıplak adamların mekanıdır.hatta bir tanesi sadece çırılçıplak erkek kabul ediyor.fetişt dükkanları zaten gırlar.bir akşam geçirilebilir ilginç bir deneyim

malasana; bence madrid'in en güzel bölgesi.tupperware diye bir rock bar var kistch dizaynlı.ac/dc falan çalıyor çok hoş mekan.bouncer'ları falan da sempatik.

burda ayrıca müthiş bir kokteyl var vacacionies diye.mutlaka ugranılması gereken bir yer.

gece klübü için ocho y medio var fena değil teatro barselo'un hemen yanında gece 3te peak'e ulaşıyor.günden güne dj ve çalan müzik değişir.hatta buraya bilet aldığınızda hemen bitişiğindeki indie bar'a da ücretsiz geçebiliyorsunuz.

teatro kapital malasana semtinin biraz dışında.reina sofia müzesinin hemen arkasında kalıyor.pek lokal mekan değil ama güzel.7 katlı, her katı ayrı konsept.vıp localar,latin,r&b gibi.

yeme içme için papizzeria diye heryerde olan bir pizzacı var.2 dilim pizza ve bir içecek 5 euro.karnınızı ucuza doyurabilirsiniz.

bence madrid muhakkak görülmesi gereken şehirlerin başında geliyor, gidin görün,

devamını okuyayım »
21.05.2016 23:27