sir gawain

  • 6084
  • 15
  • 4
  • 1
  • bugün

sen değil siz diyeceksin diyen müşteri

öncelikle, ağzını burnunu kırarım lan ben bunun. ciddiyim. dün gece koca bir otobüs, böylesi bir lavuğun varlığına maruz kaldık. pazar gecesi. bursa'dan istanbul'a dönmem lazım. feribotta yer yok. can havliyle terminale gittim. kamil, nilüfer, pamukkale, hatta ve hatta metro turizm'de bile boş koltuğu olan en yakın otobüs 2 saat sonra. ben de bir çılgınlık yapayım dedim, zaten hayatım monoton geçiyor. gittim lüks yalova seyahat'e, yarım saat sonraki otobüse bilet aldım. çay içtim, işedim, bir çay daha içtim. baktım vakit geliyor, bir tedirginlik başladı. ilk yerel otobüs firması deneyimimi yaşamama dakikalar kalmış. "nolacak ya, en kötü ihtimal takarım koltuk arkası tv'ye kulaklığı, serdar ortaç dinlerim" diye geçiriyorum içimden. muavin bavullarımı ölü koyunun götüne pamuk tıkar gibi bagaja sokuşturdu. neyse dedim geçtim. otobüse bir bindim ki piiiii, sene 1994. koltuk arkasında bırak tv'yi, kulaklığı, neredeyse teneke küllük olsa normal kaçacak, sırıtmayacak. ortam gemide filminde, kahvede porno izleyen adamların ortamı gibi. kösele ayakkabı, kirli sakal, siyah kumaş pantolon. avurtları çökmüş adam bile vardı. "sikmeseler bari??" diyerek ürkekçe yerime oturdum. yan koltuk boştu. neyse ki görece eli yüzü düzgün bir çocuk geldi de yanıma, tecavüze uğrama riskini minimuma indirmiş oldum. bir iki dakika geçti, otobüs tamamen doldu. vakit de geldi. sonra ne olduysa, iki tane tip binip arkamdaki adamlarla "burası bizim yerimiz gardaş" türü söylemlerle tartışmaya başladı. çok geçmeden yazıhane çalışanlarından biri elinde bloknotla (bkz. şehirler arası otobüste muavinin elinde tuttuğu şey) geldi. oturan adamlara "siz kimsiniz abi, sizin biletiniz nerde?" dedi. adamlarda bilet yokmuş, güya şoföre sormuşlar boş yer var mı oturalım mı diye, şoför de bunlara geçin oturun demiş. (bu nasıl bir sistem lan?) neyse, adamlar levent kırca'nın sarhoş tiplemesi gibi konuşmaya başlayınca anlaşıldı ki ikisi de kelleymiş zaten. bir de el kol hareketleriyle bizim yalova seyahatçilere sataşmasınlar mı? muavin, bloknotlu yazıhane çalışanı ve şoför, üçü birden sille tokat sarhoşları çıkarmaya çalışırken (haliyle bağırışmalar oluyor bu esnada) öykümüzün baş kahramanı olan gavat sazı eline aldı. hemen önümde oturan, kız arkadaşlı, 20 yaşında bir çocuk. "ama yeter artık biz de burada müşteriyiz ses çıkarmayın lütfen rahatsız oluyorum" dedi. ama düşünün ki bu esnada otobüsün ortasında, yirmi santimlik o koridorda beş tane yarma gibi 40 yaşında adam sille tokat dövüşüyor. ses çıkarmamak derken? sen nasıl bir tipsin lan? doğal olarak yaptığı bu ilk çıkışta kimse siklemedi bunu, ama kaşınmak böyle bir şey demek ki. benzer şekilde muavine çemkirmeye devam ediyor. muavin sonunda bu kadar denyoluğa daha fazla dayanamadı. sarhoş adamları zar zor indirdikten sonra gitti bunun yanına, gayet en yapıcı, en samimi, en babacan anadolu insanı üslubuyla "kardeş, adamlar sarhoş görüyorsun, efendilikle inmiyorlar, sen de tutmuş bize ses çıkarmayın diyorsun, anlayış göster biraz" gibi bir şeyler söyledi. işte gerizekalımız bu esnada o müthiş cümleyi kullandı. hiç abartmıyorum, skeçten fırlamış gibi bir edayla ayağa kalkarak "sen değil siz diyeceksin bir kere! müşteriyim ben!!" diye bağırdı. bu esnada yanındaki 16 yaşındaki kız arkadaşı da yapmacık bir şekilde "ya bırak hayatım uğraşma" falan diyor. allahım, ben sinirden arkada elimi yumruk yapmış, ısırıyorum... neyse ki muavin insan çıktı, sesini çıkarmadı, "haklısın kardeşim" diyerek döndü gitti. kısacası dün gece, hiç tanımadığım bir erkeğe, sırf embesile benziyor diye, usulca sokulup "senin ben tıynetini sikeyim" diyecektim. oğlum hadi her şeyi geçtim, lüks yalova seyahat'tesin lan.. 24 liralık müşterisin. az sonra feribotta sıra beklerken yol kenarındaki konteynıra işeyecek, 1,25'lik çaydan içeceksin. bu saygıyı hak edecek ne yaptın a götveren? ben muavinin yerinde olsam 24x2=48 lirayı, hadi 2 de benden olsun elli lirayı o çocuğun gömleğine koyar, sonra götüne tekmeyi vurup arabadan bok çuvalı gibi atardım. neyse ki ülkemizde hala 3. sayfa haberlerine çıkmamak için direnen insanlarımız var. adam öldürmek o kadar da kolay gerçekleşmiyormuş, bunu anladım. belki dün gece bana hayatımın en konforsuz sehayatini yaşattın, ama aynı zamanda unutamayacağım da bir ders vermiş oldun. teşekkürler lüks yalova sehayat.

devamını okuyayım »
08.10.2012 15:51