sleepinnice

  • 273
  • 25
  • 8
  • 0
  • evvelsi gün

özel hayattan insan silmek

fazla affedici olan insanların zaman içerisinde geldiği noktadır. önce insanları o kadar kazanmaya yönelik yaşarsınız ki, kendinizi basitleştirdiğinizi ve bazı insanlar hayatınızda olmasa daha iyi olacağınız gerçeğini gördüğünüzde, artık kazanmaya değil elemeye yönelik yaşamaya başlıyorsunuz.
size iyi gelmeyen ya da inciten insanlara yapmak farz, hayatınızda yeri ve kıymeti büyük olan insanlara yapmak maalesef çok zor
olan eylemdir.

sevdiğiniz ve kaybetmek istemediğiniz birilerinden her şeye rağmen vazgeçmek kolay değildir. hatalara, eksiklere rağmen kazanmak için uğraşırsınız, ta ki silmekten başka çare kalmayana kadar. zaten kimse düğmeye basıp da silmiyor birilerini, zamanla insanlar hayatta size hissettirdikleri ve gösterdikleri sayesinde kendiliğinden silinip gidebiliyor. ancak sırf birilerinin hatrı için ya da normalde beş dakika tahammül edemeyeceğiniz, anlaşamayacağınız, nasıl biri olduğunun farkında olduğunuz, hayatınızdaki varlığının size iyi hissettirmediğini fark ettiğiniz insanlara katlanmak zorunda hissetmek bazen kişinin kendine yapacağı haksızlık ve saygısızlık olur.
insan detoksu sağlıklı bir yaşam için ara sıra şarttır. zaten size değer veren, yaşamında sizi güzel bir yere koyan, hesapsız kitapsız seven insan sildirmez kendini, aksine silinmez kalemle yazdırır ismini hayatınıza.

siz kimseye zarar vermiyorken, kimsenin kötülüğünü istemiyorken, kimsenin hayatına burnunuzu sokmuyorken, kimsenin mutsuzluğundan beslenmiyorken, kimsenin hassasiyetlerine saygısızlık etmiyorken aynısının size de yapılmamasını istemek çok doğal diye düşünüyorum. yapmayana da kim için, ne için tahammül edesiniz?

mina urgan'ın da dediği gibi:
“karpuzu kestin, baktın ki kabak. genel de zorla yiyecek misin o karpuzu? canım fethi naci'nin bu cümlesinden sonra başladığım her ne ise hoşlanmadığım yerde bırakmaya karar verdim. kitabı da, insanı da...”

devamını okuyayım »