slimshady13

  • 260
  • 38
  • 4
  • 1
  • bugün

yer yarılsa da içine girsem denilen anlar

starbucks ‘da yaşadığım anlar zinciridir kendisi.

yaklaşık 6-7 yıl önce anadolu'nun güzide memleketlerinin birinden ankara'ya üniversite kazandığım için gelmiştim. zamanın zıpkın ve hızlı bir delikanlısı olduğum için henüz üniversite ilk senemde kız arkadaşım olmuştu.

kız arkadaşım klasik ankara'da büyümüş yetişmiş starbucks'a yüzlerce kez gitmiş birisi ben ise starbucks'ın adını duydum ama hayatımda hiç adımımı bile atmamıştım.

her neyse biz böyle her gün takılıyoruz cafelere falan gidiyoruz işte. kızılay'da dolaşırken bana starbuck'a gidelim dedi.
hayatım boyunca gitmediğim starbucks’a deneyeyim merak ettim demektense "aa gidelim özlemişim kahvesini kaç haftadır gitmiyorum" diyerek büyük bir gaflete imza attım. hayır yani neden böyle bir şey yapmışım hiç anlamıyorum. "aa hiç gitmemiştim benim için de iyi olur epeydir merak ediyordum" desem sorun falan kalmayacak.

her neyse girdik bilen bilir kızılay'da ki starbucks cidden acayip kalabalık oluyor. sırada beklerken zalımın kızı beni öne koydu o arkamda kaldı. yukarıda ki tahtalarda yazanları okuyorum aşırı karışık, hiç bir şey anlamıyorum. kafamda kuruyorum hangisini söylesem elimle mi göstersem acaba, arada bir de önümde sırada bekleyenleri dinlemeye çalışıyorum. malesef tık yok hiç bir şey anlamıyorum.

sıra bana geldi adam bana bakıyor ben adama bakıyorum kız arkadaşıma döndüm.
ben: b
kız arkadaşım: k
kasada ki adam: a

b: ben karar veremedim ya sen ne içmeyi planlıyorsun? ( o esnada yüzümde memnuniyetsiz bir ifade ile cool olmaya çalışıyorum)
k: ben white chocolate mocha grande alayım.
b: ben de aynısnı alayım. bir deneyelim bakalım nasıl bir şeymiş. (sonradan anladım ki en popüler içeceklerinden biriymiş.)

veee en rezil olduğum kısma geldik.

konuşmayı aynen yazıyorum. barista bana bakarak:

a: adınız ne?
b: anlamadım.
a: adınız neydi?

böyle deyince eski tanıdık falan sandım ben olduğuma emin olmak için adımı soruyor diye düşündüm.

b: tanıyamadım ben sizi yaa. (yüzümde anlamsız gülümseme.)
a: anlamadım.
b: sen de mi malatyadan geldin. (rezalettttt)
a: yoo hayır buralıyım.
b: allah allah. hiç bir yerden çıkaramadım sizi. ( bir boklar döndüğünü o esnada anladım. değişik bir şey var ve ben anlayamıyorum.)
a: nereden çıkaracaksınız ki zaten?
b: ee adımı neden sordun o zaman?

garson bana baktı ben garsona baktım uzun bir south park sessizliği oldu. ve sessizliği kız arkadaşım bozdu.
ikisine de merve (ismi salladım) yazın. ( muhtemelen anladı benim zor durumda olduğumu ve ilk defa geldiğimi)

adam baktım bardaklara merve yazıyor. o zaman anladım meğersem bardaklara isim yazma raconu varmış. hayatımda bu kadar kızardığımı bu kadar utandığımı hatırlamıyorum. yer yarılsa da içine girsem diye düşündüm. utançtan ateşim çıkmıştı o derece yani. ama tabi sadece bu muydu? hayır maalesef bunla da yetinmeyecektim.

isimler yazıldı bardağa ve yanında ki baristaya uzattı. kıpkırmızı olarak içimden kendime küfür ede de ilerledim boş masa vardı gittim direkt oturdum oraya. baktım kız orada hala ayakta bekliyor. ben oturdum bakınıyorum boş boş.

yine bir şeyler ters gidiyor elinde kahve ile gidenleri görünce erken uyandım bu sefer hemen sandalyeye ceketimi koydum. geldim hemen yanına yer tutmak için gittiğimi söyledim. sonra kız arkadaşıma sen geç ben getiririm dedim.

sırada bekliyorum tek başıma adam mervee hanım diye bağırdı . iki tane karton bardakta kahvelerimiz hazırdı. herkes elinde taşıdığı için ben de elimde taşıyayım demek racon bu diye düşündüm. tepsiyi almadım.

elime bir aldım aşırı sıcak. kız arakdaşım da uzakta iki elimde yanıyor. "içimden bu amk larım nasıl taşıyor bunu benim elim mahvoldu" diyorum.

dayanamadım hızlı hızlı giderken bir masaya bıraktım ikisini de masada oturan kızlar şaşkınlıkla bana bakıyor. bende elimi sallayarak kızlara bakıp gülümseyerek çok sıcak geldi elimi dinlendireyim bir dedim. o esnada kız arkadaşım hızlıca kalktı ve bardakları aldığım yere doğru gitti. (yine bir şeylere sıçtığımı hissettim.)

zar zor masaya geçtim kız arkadaşım geldi. "çok sıcakmış bu yeaaa" dedim hafifçe sırıtarak.
kız arkadaşım bana "neden bunlardan almadın ellerine boşu boşuna işkence etmişsin" dedi ve kartonları bardağa geçirdi. artık emin olmuştu hiç gelmediğimden ama esaslı kızmış yalanımı hiç yüzüme vurmadı.

eğer ilk defa starbucks'a gidecekseniz yanınıza önceden bilen bir arkadaşınızı alın ve her şeyini öğrenin ya da kız arkadaşınıza cool görünmek için yalan söylemek yerine kendiniz olun çekinmeyin hiçbir şeyden.

devamını okuyayım »