somebody save me

  • 1096
  • 0
  • 0
  • 0
  • 2 ay önce

oğuz atay

bugün, gideli otuz yedi sene oldu.

ölümünden yaklaşık iki sene önce "günlük sıkıntı ve öfkelerle geçiyor hayat. otomobilin tamiri, para hesabı, neden yazdıklarımı anlamıyorlar, neden çevrede kimse yok v.s. belki de anlaşılacak, önemsenecek bir şey yazmadım, yapmadım." yazmıştı günlüğünde.

sevgili ağabeyi ahmet hamdi tanpınar da huzur'da "kafamdaki ölülere gelince, onlar benim kadar sende de mevcut şeyler. asıl hazini nedir bilir misin? onların tek sahibi bizleriz. onlara hayatımızda bir pay vermezsek tek yaşama haklarını kaybedecekler... zavallı dedelerimiz, musikişinaslarımız, şairlerimiz, adı bize kadar gelen herkes hayatımızı süslememizi o kadar iştiyakla bekliyorlar ki... en umulmadık yerde karşımıza çıkıyorlar." diyordu.

üzülmesin üstat, belki anlayamadık ama elimizden geldiğince önemsedik. hiç korkmasın, kafamızda yaşamaya devam edecek. zira, "kafam cam kırıklarıyla dolu doktor. bu nedenle beynimin her hareketinde düşüncelerim acıyor, anlıyor musun?"* derken bize cam kırıklarını yadigâr bıraktı, hep onu hatırlatıyorlar.

devamını okuyayım »
13.12.2014 00:21