soranasokanyus

  • 1414
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

nükleer enerji

dünya'da git gide geri plana düşen enerjidir.

şimdi bazı arkadaşlar varlar diyorlar ki, nükleer kullanmayan ülkeleri alt alta yazsak gerçeği görürüz. nükleer enerji kullanmayanlar gelişmemiş ve gelişemeyecek 3. dünya ülkeleridir diye. o zaman şimdi elimizden geldiğince bazı arkadaşlara dünya'da nükleer enerjiyi anlatalım; ayrıca c/p değil alınteridir. alıntı yapılacağı zaman kaynak gösteriniz. ayrıca bu yazının hazırlanmasında, mycle schneider ve antony froggatt'ın hazırladığı dünya nükleer endüstrisinin durum raporu'undan yararlanılmıştır.

nükleer enerjinin ortaya çıkışından sonraki pazarlanma stratejisi, sovyetler birliği'nin elektrik santraline nükleer reaktör bağladığını açıklamasından 3 ay sonraya denk gelen 1954 eylül ayında, abd nükleer enerji komisyonu başkanının şu sözüydü; "hesaplanamayacak kadar ucuz".

belirli zamanlarda durum raporu yayımlayan dünya nükleer endüstrisi 1992 yılında, yani hesaplanamayacak kadar ucuz denildikten 38 yıl sonra şöyle diyordu;
" nükleer enerji endüstrisi dünya enerji piyasasının dışına atılmaktadır.......dünya genelinde 2000 yılında, neredeyse 360.000mw'lık bir nükleer kapasite olacaktır. bu bugünkü (1992) kapasitenin sadece %10 üzerindedir. oysa 1974 yılında hazırlanan bir raporda öngörülen, 2000 yılında dünya'daki toplam nükleer kapasite 4.450.000mw'ın çok çok uzağındadır."

peki bu rapordan sonra 2000 yılında ne olmuştur? 2000 yılında dünya'da toplam 436 nükleer tesis bulunmakta ve bunların toplam kapasitesi 350.000mw'dan daha az enerji üretimine sahip bulunmakta. yani 92'de hazırlanan rapora göre kötü senaryo %10 demesine karşın kapasite daha da kötü senaryo ile sadece %7 artmıştır.

ekim 2004 itibari ile de dünya'daki nükleer reaktör sayısı 4 adet daha artmış ve 440 olmuştur. toplam kapasite de 365.000mw'a yükselmiştir.

2004 itibari ile de 21 yaşını dolduran 107 santral kalıcı olarak kapatılmıştır. bunların 32 adedi 1992 tarihinden sonra kapatılmıştır.

2000 yılından itibaren, kapanan reaktörler - işleme sokulan reaktörler oranında kapasite artışı yıllık toplam 3.000mw'dır. yani nükleer enerjinin dünya'daki üretilen enerji artışındaki payı %1,5 ile % 2,5 oranında salınmaktadır. bu tablo ile nükleer enerjinin dünya enerji üretimindeki payı %16, ticari birincil enerji dilimindeki payı %6, son kabuk enerjideki payı %2-3'dür.

dünya'da gelişmemiş ve gelişemeyecek ülkeler nükleere uzak durur diyen arkadaşlar için bundan sonrası daha açıklayıcı olacaktır.

dünya'da 31 ülkede diğer bir deyişle bm üyesi ülkelerin %16'sında nükleer santral vardır. bu 31 ülkeden 6 tanesi ise dünya'daki nükleer enerjinin 3/4'ünü üretmektedirler. bu 6 ülke; abd, fransa, japonya, almanya, rusya, güney kore'dir. yani geri kalan 26 ülkenin nükleer gücü, dijital saati limon'a batırıp çalıştırmakla eşdeğer.

bizlere nükleer yapaın, nükleer geleceğin enerjisi, nükleer candır, verimi yüksektir, muasır medeniyetler seviyesine getirir diyenlerin nükleer tablosunu incelersek eğer;

1989 yılında abd'de aktif olan reaktör sayısı 294 gibi uçuk bir rakamdı. dünya nükleer birliği; "yükselen petrol fiyatları ve sera etkisinin kömür üzerinde yarattığı kısıtlayıcı etki avrupa ve kuzey amerika'da nükleer enerjiyi yeniden gündeme taşımaktadır." demekte. fakat avrupa merkezli atom enerjisi ajansı da şöyle demekte; "dünya enerji şebekesine bağlanan en son 31 nükleer enerji santralinden 22'si ekonomik baskılar, yer altı kaynaklarının kıtlığı ve artan nüfus nedeniyle asya'da inşa edilmiştir. avrupa ve kuzey amerika ülkelerinde uzun vadeli nükleer güç programıyla yeni santrallerin yapımı durdurulmuşken, dünya üzerinde halen inşa halindeki 27 santralden 18'i asya'da bulunmaktadır."

dünya'da nükleer enerjinin neden biteceğinin, hiç de ekonomik olmadığının, her ekonominin neden bunu kaldıramayacağını söylemek gerekirse şuna bakmak gerekir;

1 reaktörün ortalama ömrünü 40 yıl alırsak ki çoğu ülkenin kanunlarına göre reaktör yaşı 21 ile 32 arası alınır, şu anki enerjiyi stabil tutmak için 2024'e kadar 82 yeni reaktör faaliyete geçirilmelidir. projeleri onaylanan ve yapım sözü verilen 2004 itibari ile 27 santral ve 18 reaktör de hesaba katılırsa 2015'in sonuna kadar 73 yeni reaktör projesi ve inşaasının hayata geçmesi gerekmektedir ki 2024 yılına yetişsinler. toplam reaktör sayısının korunması için ise, kapatılacak, bakıma alınacaklar dahil olarak 2024 yılına kadar 280 yeni reaktörün faaliyete geçmesi gerekmektedir.

şu an sadece çin, 2020 yılına kadar 32 yeni santral yapacağı sözünü vermiştir.. bugün bakılan noktadan ise, onaylanan proje, başlanan inşaat sayısı ile verdiği sözün çok çok uzağında durmaktadır.

bizim ülkemize santral yapmak için can atarken nükleer devleri, kendi ülkelerinde şöyle bir tablo yaşanmakta. abd'de bulunan enerji endüstrisi analizleri danışmanlık bürosuna göre; "iktidarın deregülasyonu ve diğer piyasa ve politika belirsizlikleri nedeniyle hiçbir nükleer santral şirketi yeni bir santral inşa etmenin mali riski altına girmek istememektedir. standard and poor's bu engelleri ortaya koyan bir rapor yayınlamıştır."

g bush hükümetinin eski bakanlarından james baker şöyle diyor; "abd'de bugün yaşadığımız politik gerçeklik bu ülkede artık uzun süre yeni nükleer santral yapılamayacağını göstermektedir."

nükleer santrali gelişmişlikle eş değer tutup, nükleer istemeyenleri ise bu ülkenin gelişmesini, dünya devleri ile aynı ligde olmasını istemeyen hainler, geri kafalılar olarak lanse edenler için küçük bir bilgi vermeli burada. dünya bankası 1 nükleer santrali dahi bugüne kadar finanse etmemiştir. hatta, nükleere bel bağlayan, geleceğin nükleer pazarının kurtarıcısı olarak gösterilen asya'da dahi asya kalkınma bankası nükleer santralleri finanse etmemektedir. hatta abd enerji bakanlığı, 2010 yılındaki bütçe görüşmelerinde, 10 milyon dolarlık nükleer bütçesinden %47 oranında kesinti yapmıştır.

italyan gaz ve petrol firması eni'nin başkan yardımcısı şöyle demektedir; " pek çok enerji sanayicisi nükleer enerjinin derdimize derman olduğunu düşünüyor, fakat maliyet rekabeti konusunda yanlış analizlere dayanıyorlar. nükleer atıklar konusundaki politik kaygıları göz ardı etsek bile, üreticiler nükleer santrallerden elde edilen elektrik enerjisinin maliyetini çoğunlukla doğru hesaplayamamaktadırlar. neredeyse bir santralin inşaası için harcanan para, kapatılması için gereken yatırım ile aynıdır. bunun içindir ki nükleer enerji şirketleri dünya genelinde lobi yaparak, kapatılması planlanan santrallerin tarihini ileri bir tarihe ertelemeye çalışmaktadırlar."

uluslar arası enerji ajansı 2003 yılı raporunda şöyle diyor; "elektrik enerjisi üretiminde nükleer enerjinin kullanılma payının, halktan gelen muhalefet, atıkları depolama sorunu, nükleer silahların artmasından duyulan kaygılar ve nükleer enerjinin ekonomisi gibi nedenler sebebi ile azalması beklenmektedir......elektrik üretiminde, dünya genelinde 2001 yılında %19 olan payının 2025'de %12'ye düşmesi beklenmektedir."

görüldüğü üzere, yukarıda yazan 20 yılda 280 küsur reaktörün devreye girmesi, 70 küsur santral yapılması gibi dünya'yi nükleer çöplüğe dönüştürme çabaları dahi nükleeri kurtarmaya yetmeyecek. biz sadece dünya'mızı kirletiğimizle kalacağız.

bölge bölge nükleer enerjilere de bakarsak;

güney afrika'da 2 reaktör vardır. fransızlar yapmıştır. ülke elektriğinin %6'sı ve birincil ticaret enerjinin %2'si karşılanmaktadır. 2001 yılında yeni reaktör yapımı için müzakereler yapılmış, anlaşma sağlanmış fakat ilerleyen yıllarda maliyet tutmadığı için yapımcı firmalar anlaşmadan çekilmişlerdir. güney afrika endüstriyel kalkınma şirketi şimdi kendi çabaları ile bir şey yapmaya çalışmaktadır ki yapamamaktadır.

amerika'da; arjantin ülke elektriğinin %9'unu ve birincil ticari enerjisinin %3'ünü temin etmektedir. 2 reaktör vardır. 1981'de yapımına başlanan bir reaktörün yapımı ise 1994 yılında maliyet tutmadığı için siemens tarafından iptal edilmiştir.

brezilya'da ülke elektriğinin %4'ü ve birincil ticari enerjisinin %2'den azı elde edilmektedir. 2 santral vardır. 1970 yılında başlanan bir başka santralin yapımı 1981'de durduruldu. 1975 yılında yapılan, tek seferde yapılan en büyük anlaşma olan 8 reaktör projesinden ise 24 senede sadece 1 tanesi teslim edildi. 7 tanesi maliyetten dolayı rafa kaldırıldı.

kanada'da ülke elektriğinin %12.5'i ve birincil ticari enerjinin %6'sı karşılanmakta. ülkede 21 reaktör bulunmakta. candu tipi reaktör kullanan kanada, 1997'de 7 adet reaktörünü, 1997 sonunda da 4 adet reaktörünü kapattı. daha sonra 1998'de de 3 adet reaktörünü kapattı. bu kapatmalar nükleer tarihindeki tek kalemde yapılan en büyük kapatmaydı. bakım ve iyileştirmelerin ardından açılması planlanan bu reaktörlerden ekim 2004 itibari ile yalnızca 3 tanesi tekrar işletilmeye başlanabilmiştir. yani o kadar da basit bir şey değil bakım ve onarım. ki zaten ortalama ömürleri 30 yıl dersek bir reaktörün 10 yıl kapalı kalması zaten çalıştığı 20 yılda yapım+kapatım maliyetini zor karşıladığı görülür.

meksika 'da ülke elektriğinin %5.2'si ve birincil ticari enerjisinin %1.7'sini karşılamaktadır. yapımları 16 yılda tamamlanan 2 reaktörü vardır.

abd'de elektriğin %20'si ve birincil ticari enerjisinin %8'ini sağlamaktadır. 103 reaktör bulunmaktadır. 103 reaktör ile en çok reaktöre sahip ülkedir. ayrıca iptal ettiği 138 sipariş ile de birinci sıradadır. son siparişini ekim 1973'de vermiş ve son 30 yılın tüm siparişleri sonradan iptal edilmiştir.

bu siparişlerin arkasındaki neden ise maliyetidir. 1970'lerde bir nükleer santral 400 milyon dolara mal olurken 1990'larda bu rakam 4 milyar dolara kadar yükselmiştir. son yapılan reakötör, 1973 yılıdna inşasına başlanan ve 1996 yılında biten watts bar 1'dir. şu anda aktif bir inşaat bulunmamaktadır.

bu durumda abd, reaktörülerin kapatılma yaşını uzatmak için çareler düşünmektedir. çünkü 2015 yılında ülkedeki reaktörlerin %30'u kapatılma yaşı olan 40 yaşına basacaklar. kapanacak santrallerin toplam reaktör kapasitesi abd'nin toplam reaktör sayısının %75'ine denk gelmektedir. bu nedenle nükleer açıdan abd için senaryo pek iç açıcı değildir.

çin'de ülke elektriğinin %2'si ve birincil ticari enerjisinin %0.8'ini sağlamaktadır. 10 reaktörü vardır.

hindistan'da ülke elektriğinin %3.3'ünü ve birincil ticari enerjisinin %1'ini karşılamaktadır. 14 reaktörü vardır. 1985'de görülen pembe rüya'ya hindistan da katılmış, yaptığı büyük nükleer yatırımlar ile 2000 yılına kadar 10.000mw kapasiteye yükselmekti. fakat gerçekler o kadar pembe olmadığından kapasite 2.200mw yükselebilmişti.

japonya'da 2003 yılında ülke elektriğinin %25'i ve birincil ticari enerjisinin %10'unu sağlayan 54 reaktör vardır. fakat 2003 yılından sonra bu oranlar 1/4 azalmıştır. çünkü japonya evraklarda sahtecilik yaparak bakım için reaktörleri kapatmamıştır. bu sahtecilik ise arka arkaya gelen kazalar ve işçi ölümleri ile ortaya çıkmıştır.

şu an yapım aşamasında olan 3 tane daha reaktörleri vardır.

pakistan'da ülke elektriğinin %2'sini ve birincil ticari enerjisinin %1'den azını karşılayan 2 reaktör vardır.

güney kore cumhuriyeti'nde ülke elektriğinin %40'ını ve birincil ticari enerjisinin %14'ünü sağlayan 40 reaktör vardır. 1 reaktör de yapım aşamasındadır. güney kore cumhuriyeti eski enerji bakanı bung-shu lee, nükleer karşıtları hakkında bizim nükleer yandaşları ile aynı düşünceye sahipti. karşıtları kast ederek, "onlar dünya çapında nükleer üretimi durdurmadan, biz onları durdurmalıyız." demişti.

kore demokratik halk cumhuriyeti işleyen bir reaktöre sahip değildir. yapılan anlaşmalar ile 2 reaktör temin edilmesi sağlanacaktı. bunun karşılığında da kendilerinden nükleer silah denemelerinden vazgeçmeleri istenmişti. k.d.h.c bunu kabul etmiş fakat daha sonra abd, kore'yi anlaşmayı çiğnemekle suçlamıştı. yapılan araştırmalar ile abd'nin yanıldığı ortaya çıkmıştı fakat bu kez de kore bu suçlamadan dolayı güvenin sarsıldığı gerekçesi ile anlaşmadan caymış ve nükleer silah programına yeniden başlayacağını beyan etmişti.

tayvan'da ülke elektriğinin %22'sini ve birincil ticari enerjisinin %9'unu karşılayan 6 reaktör bulunmaktadır. bunun yanı sıra 1999 yılında başlayan reaktör inşaatları da iptal edilmiştir.

avrupa'da 13 üye ülkesinin 151 çalışır reaktörü vardır. bu rakam dünya üzerindeki reaktörlerin 1/3'ini oluşturur.

**** daha yazılacak ama yoruldum sonra güncellenecek****

devamını okuyayım »
04.03.2013 15:22