stephen dedalus

  • şekerpare (687)
  • 809
  • 1
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

ağustos 2011 ingiltere isyanları

kuzey londra'da hafif rüzgarlı bir akşamüstü. siren sesleri ve duman kokularıyla başladığımız günde asayiş şimdilik berkemal görünüyor.

sokaklarda devriye gezen köpekli polisler ve caddelerde turlayan polis araçları geç gelen adaleti temsil ediyorlar gibi. halk 3 gün boyunca kolluk kuvvetlerinin hiç insiyatif kullanmadığının farkında; iş işten geçtikten sonra david cameron ve boris johnson'ın "sokaklarda onbinlerce polis devriye gezecek" ve home office'teki posh kokonanın "zero tolerance" goygoyları halk arasında taşak malzemesine dönüşmüş durumda; geçtiğimiz aylarda düzenlenen g8 zirvesinde elinde ne varsa protestoculara yağdıran metropolitan police'in iş işten geçtikten sonra plastik mermi kullanabileceği haberlerinin çıkması ve nihayet tazyikli su kullanmayı akıl edebilmiş polisle "su tabancaları kullanacaklar değil mi?" şeklinde dalga geçilmesi buna güzel bir örnek. dükkanlar erkenden polis talimatıyla kapatılırken halkın alışveriş ihityacı da göz ardı ediliyor gibi, kepenkleri kapalı zincir marketlerin önünde polisler nöbet bekliyor.

olayların çıktığı bölgelerde yaşayanların başlattığı #riotcleanup ve brooming hareketleri ise insanın gözünü yaşartacak cinsten bir dayanışmaya sahne oluyor; sokaklarını eski haline getirmek için elinden geleni yapan semt sakinleri gündüz temizlik için kullandıkları süpürgeleri gece olası saldırılarda yakaladıklarının götüne sokmak için hazır kıta bekliyor. internetten beyzbol sopası satışlarının da patladığı söyleniyor.

bunun yanı sıra ingiltere-hollanda hazırlık maçı ve alt liglerdeki birkaç maçın iptaliyle birlikte millwall, charlton ve fulham taraftarlarının bölgelerindeki dükkanları koruma kararı alması da ayrıca sevindirici. londra'daki bir kitapçı ise kepenklerini indirmeyeceğini açıkladı, gerekçeleri ise tam ingiliz mizahı; "belki çaldıkları kitaplardan birşeyler öğrenirler".

türk medyasında ve burası dahil birkaç internet sitesinde olayları "devrim" gözüyle inceleyenlere birkaç anektod;

-madem olay sadece halkın polise ve otoriteye karşı ayaklanmasıydı, neden polis karakolları ya da devlet binalarına hiç kimse elleşmezken londra'nın en yoksul semtleri yağmalandı ve kundaklandı?
-madem anarşizm evlerden sokaklara taşıyordu, neden yağmacılarla kundakçılar önce kendi mallarını yağmalayıp ateşe vermediler?

"showing rich we do what we want" (zenginlere canımızın istediğini yapabileceğimizi gösteriyoruz) şeklinde atarlanan yağmacı chavgençlik bunları da yaptı;

-herşey £1 dükkanlarını soymaya tenezzül ettiler,
-pet shop soyup yılan çaldılar,
-patates cipsi çalarken polis kameralarına yakalandılar,
-oxfam ve farakids yardım merkezlerini yağmalayıp, çocuk ve bebek eşyalarını ortalığa saçtılar,
-sony deposunun yanmasıyla birlikte bağımsız müzik ve film şirketlerinin sahip oldukları stokların çoğunun yok olmasına sebep oldular,
-yüzlerce kişinin çalıştığı sainsbury's deposunu ateşe verdiler,
-muhtemelen mağazalardan birini soyarken yaralanmış bir yağmacının elindeki malları başka bir grup yağmacı olarak yağmaladılar,
-yağmadan elleri boş çıktıkları dükkanları ateşe verirken sayısız da araba yaktılar,

ve daha sıralanabilecek onlarca yüz kızartıcı detay. herkesin ortak temennisi kolluk kuvvetlerinin pasifize olmasından beslenen bu saçmalığın ve fırsatçılığın bir an önce sona ermesi.

devamını okuyayım »
09.08.2011 20:18