stig

  • mülayim ama sempatik (538)
  • 666
  • 1
  • 0
  • 0
  • 3 hafta önce

atatürk arboretumu

mekan her ne kadar güzel, harika olsa da malesef ki kötü bir girizgah yapacağım, şöyleki; profesyonel fotoğraf makinasıyla içeri girilmesi yasak olmayan ancak makinanızın altına tripod eklediğinizde tripodun alınmadığı yermiş. sebep ise tripod'un profesyonel fotoğraf çekim ekipmanı olarak kabul edilmesiymiş. -miş mişşş çünkü görevli de bilmiyormuş böyle bir prosedürleri varmış, profesyonelle, olmayanı ayırt edemiyorlarmış, çünkü bu konuda karar verecek kadar bilgileri varken, ikisi arasındaki farkı anlayamayacak kadar bilgileri yokmuş, süper!*

işin daha garip olan kısmı kapıdan elimde "eşşek" kadar tripod'la hiç uyarılmadan geçip gitmemden sonra arboretumun orta yerinde bir görevlinin tripodumu taa kapıya kadar götürüp görevlilere teslim etmemi söylemesiydi. bunun karşılığında "tamam öyleyse kulananmam, kapatırım tripodumu elimde devam ederim" dediğimdeyse red cevabı almam, sanki elimde çok sakıncalı birşey taşıyormuşum gibi görevlinin tripodumu illa ki kapıya teslim etmemde ısrarcı davranması oldukça garipti. bu duruma kıl kaptığımdan, "ama ben amatör takılıyorum, çeksem ne olur, çekmesem ne olur, hem elimde taşısam ne sakıncası olur anlayamadım?" dememle, görevliden sırıtarak "yaaa tabi jilet gibi fotoğraf çekiceksiniz diğğğğ miiiiii?" diye karşılık almam oldu. gayet profesyonelce bir yaklaşımdı, ayakta alkışlıyorum kendisini.

tüm bu acayipliklere rağmen tripodumu arabaya koymaya karar verip, ki asla kapıdaki yetkililere bırakmam, kapıya kadar yürürken aklımdan atatürk ve sanata olan desteği ve arboretum görevlileri arasındaki korelasyonu düşünedurmuştum. ancak tam kapıdan çıkacakken, kapıdaki görevlinin "pardon bakar mısınız tripodla girmek yasak" demesi beni benden aldı. "ee zaten ben çıkıyorum, girmiyorum ki!" desem anlar mı acaba? diye durum değerlendirmesi yaparken "tripodumu arabama bırakmaya gidiyorum zaten" diyebildim program geçersiz işlem yürütmeden milisaniyeler önce. ancak bunun karşılığında bitirici vuruş geldi; "peki tripod'la fotoğraf çektiniz mi?". beynime restart attıktan sonra kıvrak bir hareketle "hayır" cevabı verip arabaya yöneldim ve tripodumu bıraktım*! herhalde çektim desem kapıdaki amcam çektiğim fotoğraflara el koyacaktı dijital ortamda.

herşeye rağmen içeride tripodsuz slr makinemle gayette jilet gibi fotoğraflar çektim, yetkililere buradan duyuruyorum, zira objektifim image stabilizer'a sahip ki siz daha iyi bilirsiniz izahını yapmıyorum zaten.

mekana gelirsem, çok ama çok sakin insanı rahatlatıcı bir yer, dünyanın her yerinden çeşit çeşit ağacı görebilirsiniz. bunun yanında çevre düzenlemesi de güzel ve heryer bakımlı. fakat yine türk insanı olarak oraya buraya isim, özdeyiş yazmaktan kendimizi alamamışız. zaten görevliler de köşe bucak profesyonel fotoğrafçı ararken bu detayları gözden kaçırmalarını gayet normal buluyorum ben.

kısaca şehirden bunalan herkes bence haftaarası, zamanı oldukça buraya arada bir gelmeli, parası olan bastırıp üye olmalı derim.

devamını okuyayım »
30.05.2009 02:04