sulayan feyzelof

  • 162
  • 13
  • 2
  • 0
  • dün

soğanların hala eski soğanlar gibi olması

soğan tadının yüzyıllardır değişmemesi/bozulmaması durumu.

mesela domates öyle değil; iyi domates bulmayı geçtim, domates kokan domates bulmak bile imkansız hale gelmiş vaziyette. o eski karpuzlar da yok mesela; dayım hayatının ciddi bir bölümünü o eski karpuzları arayarak geçirir, nadiren muvaffak olur. eski buğdaylar yok, eski bayramlar yok, eski günlerde iyi olan hiçbir şey neredeyse bugün yok ya da yok olduğu iddia ediliyor. ama bu soğan, hep eski günlerdeki gibi arkadaş. ben dünyanın en mızmız dedeleriyle, nineleriyle çalıştım. bastondan şikayet eden, eski bastonları yad eden adam gördüm. "eskiden çimenler daha yeşildi" diye söylenerek dolanan nine gördüm. ama soğandan şikayet eden bir allah'ın kulu yok. "eskiden soğanlar daha kokuluydu, böyle toplantıya falan yeyip geldin mi anana sövmeyen kalmazdı" diyen yok. "bizim zamanımızda soğan kesmeye başlayınca bırak seni, yan komşunun evinden bile ağıt sesleri yükselmeye başlardı" diyen de yok. kendi içinde de; tatsız, aromasız bir soğana denk gelmedim zaten. hiç mi kelek soğan olmaz arkadaş? hiç mi bu sebzenin göğ olanı, kesince göz yaşartmayanı, yeyince ağız kokutmayanı olmaz? resmen yılların eskitemediği bir sebze ve ben bu sebzeye saygı duyuyorum!

devamını okuyayım »