sym dmn

  • azimli
  • anadolu çocuğu (312)
  • 3393
  • 16
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

le passe

başka sinema, öğlen seansını akşama almış, sonraki günler de yine öğlen var takviminde. bilseydim bunu para avcısı filmine girerdim. ama bilmiyordum.
bu film sevgililer gününde izlenecek film değilmiş, onu anladım. öyle sevgilinizle izlemeyin.

--- spoiler ---

hani en başında yağmur yağıyordu ya arabaya bindiler telaşla bir sessizlik oldu, orda ben bildim bunlar birbirlerini seviyor.

bir de kadın otel tutmadığını ve aynı evde kalacaklarını söylediğinde, ahmed arabanın buğusunu silip, bir mutlu oldu ya orda dedim; bu filmin sanat yönetmeni çok iyimiş.

film bir ağır geldi bir gerçeksiz gibi gözüküyor, ama burda yalan yok. hatırladığım kadarı ile kimse kimseye yalan söylemedi. eksik söylenmiş sözler-diyaloglar evet bol ama. bariz "işte bundan yalanmış" dediğim birşey olmadı. yalansız ama gerçek kalınamayan hep uçurum sayılan ucu açıklık.

çok yanıldım bu filmi izlerken ben de, işte marie ve ahmed boşanmaz sandım, samir'in büyük kızı taciz ettiğini, zaten büyük kızı ahmed'in sandım, samir karısını öldürmeye çalıştı dedim, fuad mı dedim kuru temizlemedi ki suçlu, naima ve samir'i üst katta yatakta yakalayacak sandım marie, fuad ordan inmeyecek ve kaybolacak gibi geldi, maillerin sorumlusu iranda istihbaratta çalışan ahmed dedim, çocuklardan biri nedense koşarken trenin altında kalacak sandım, marie fuad'ı sevmiyor filan. ortanca çocuk mudur dedim hiç biri çıkmazsa sorumlu, en önemlisi sonunda samir'i karısı gerçekten sevmiyor ve hiç umut yok mavisiz film geldi bu dedim.

yanıldım, tabii. film bir kere "ertelenmiş umutlar perişan eder insanı" temalı bol eksik cümleli bir film. rengi varsa laciverttir. ve samir de ahmed kadar iyi biridir. marie güzel ve onca kalabalıklığa rağmen hep yalnız kadın. seven kadın ama, samir'e sarıldı ya ağlarken, en etkilendiğim ilk sahne oydu.

bir de ey ebeveyn adayları yine size geldi sözüm, filmi izleyip tabii olarak çocuklara üzüldünüz, hele üzülmediyseniz kesin çocuk yapmayın da. işte üzülüp ve kimseye ama o haksız diyemediyseniz, öyle ortada kalmış hissettiyseniz kendinizi, yine çocuk yapmayın. kötüsünüz diye değil. anne annedir, kadın kadındır, baba ve erkekte öyle. farkları-aynılıkları ortada.

anne nasıldı hele ibne gibin puşt gibin. ne tam kadın ne tam anne. hayır kadın kalacaksa sevdim onu da, ama samir'e dönüp kızını ispiyonladı ya, sonra hamileliğe devamını aşkına kanıt gösterdi. bunlar olmadı yaa, bu anne olmasın.

bu kadar tahmine filmde bildiklerim de çıktı tabii, bir kere o ikilemeler dönüşleri. hele son sahne.
dedim ya, ben burnunun dibinde sayarken kendimi sevdiğimin acaba o nerden bana bir şey dedi de ben duymadım. görmedim. o yaş neydi, umut mu - aşk mı? bitmez mi hiç.

bir de o var, kıssadan hisse. kardeşim birşeyi bitiremiyorsan adam gibi, başka bir şeye başlama. alışmaya direnmek. hayır sen neyin derdindesin.

--- spoiler ---

edit: unutmuşum yazmayı, yazayım diyince de neyi unuttuğumu hatırlayamama hali filan, işte kısmet bu güne.

filmde bu sarılma olayından sonra en etkilendiğim sahne, hani boşanma davası olacağı günün kahvaltısında samir yemeğini yedi sonra ahmed' e sen dur ben yaparım dedi ya tıkanan lavaboyu. oraya daldı filan. maria da birşeyler yedin mi diye ahmed' e sordu ve samir cevap verdi. arkası dönüktü ve maria nın kime baktığını görmedi.
bir kadının yasal ilgisi bile diye de bir şey var dedim o zaman ya, sevgilisi olan hadi daha evlenmemiş olsun o kadın işte mekanda meşru sevdiği adam varken başka birine yemek yedin mi diyemez. sevgi belirtisi midir bu soru bilmiyorum.
soru sormayı çok seviyorum ben, mekansal olarak yasal ya da yasaklı diye sınırlamayı şimdi hariç hiç düşünmedim. ama filmde böyle bir mesaj mı vardı, tıkalı lavaboyu temizlemek ve o soruyu cevaplamak samir'in görevi.

bilmiyorum.

son edit: gerçekten çok güzel bi filmdi. sarılıp ağlaması kadının ve adamın karısının yandan akan gözyaşı. bunlar aklıma geldi şimdi.
kim oylayıp yukarı çıkardıysa sağolsun. gereken yerleri editledim. böyle daha iyi oldu.

izlencek film ama. izleyin canlarım.

devamını okuyayım »