t muslugu

  • azimli
  • mangal yürekli rişar (502)
  • 1689
  • 0
  • 0
  • 0
  • 6 ay önce

31 mayıs 2014 istanbul gezi parkı eylemleri

şortlarla tişörtlerle, bir parkta başlattığımız eylemin ilk yıldönümüdür.

tam bir yıl olmuş işten çıkıp kendimi parkın çimlerinde bulalı. etrafımda arkadaşlarım, bir iki ünlü, onlardan biraz fazla da az ünlü insanlardan var. yarım neşeliyiz. parkın içindeki insanlar güven veriyor, aynı anda parkın dışından gelecek tehlike de huzursuz ediyor.

gece 4'e yakın polis araçlarını görene kadar işten, gelecek planlarından, müzikten bahsettik. avm mi yapılacak, kışla mı, otopark mı o bile belli olmayan, temeli atılmamış bir ölüm kalım projesinin zemininde oturuyorduk.

polisleri görünce bir kadın çıktı ve uyarılarda bulundu. parkın üst kapısından müdahale edilirse yavaş yavaş birbirimizi ezmeden, kargaşa yaratmadan "ceylan hotel" tarafındaki kapıdan çıkmalıyız dedi. aşağıdan gelirlerse de meydan tarafından... sanırım tüm eylemler boyunca sürecek naif düşüncelerin ilki buydu. polis iki çıkışı da kapatıp, içerdekileri sıkıştırdı. amaçları parkın içindeki insanların dışarı çıkması değil, onlara zarar vermekti. zaten bir parkın içindeki insanların neden dağılmasını isteyesin ki? göz gözü görmedi. fişekle vurulanlar, engebeli zeminden dolayı düşüp yuvarlananlar, gazdan nefes alamayanlar, çığlıklar, yardım isteyenler...

parktan çıkmayı başarıp, kendimizi beşiktaş sahiline atmaya çalışırken de tomayla tanışmış olduk. 2-3 kişilik grupları tek tek kovalayan tomalar. arkadaşın yaralandığı haberini alıp alman hastanesi'ne gittik. çıktığımızda çoktan gün başlamıştı. her şey normal görünüyordu. eve dönüp 2 saat uyudum ve sonra televizyonu açtım. ondan sonrasını biliyoruz zaten.

sonrasında her gün hayat sokaktaydı. barikatın arkasında başka bir dünya vardı. pisliklerin ulaşamadığı yerdi bir süre için. tüm güzelliklerin olduğu bir sivil hareket. orada bulunan tüm insanların iyi insanlar olması değil mesele; iyiliğin, güzelliğin, sanatın, müziğin ve diğer tüm pozitif değerlerin takdir edildiği yer olmasıydı. insanların birbirine destek olduğu, gülümsediği, yardım ettiği yer... yalnız kalmadığımızı gösteren bir umut yuvası. siyasetten üstün, rütbe ve mevkilerden arınılmış bir cennet. "tütün bulunmuştur" diye anons yapıldı o yerde işte, başımızdakiler kasa kasa para çalarken.

direndiğimiz siyaset, zorba yollarla kirletmeye çalışsa da gezi umuttur. bizim de orada olduğumuzu gösteren, birbirimizi bulduğumuz, sonuna kadar haklı olduğumuz eylemdir gezi. işte biz o insanları bulduğumuz için, oradaki insanlar kafasını kaldırıp baktığında kendisine destek veren 1 kişi daha fazla görsün diye her gün gittik o parka. 1 kişi daha başlattığı şarkıya eşlik etsin diye.

bunları anlatınca o kadar acının üstüne masal gibi geliyor olabilir ama işin özü buydu. karşısında direndiğimiz iblisler ve onlara çanak tutanlar, tabii ki bu işin kirlenmesini isteyeceklerdi. çünkü onlar barikatın arkasındaki o hayatta kendilerine yer bulamazlardı, nefes alamazlardı. pislikten, yalandan, şiddetten beslenirler çünkü. eylem yapmamız değil dertleri, varlığımız büyük rahatsızlık kendileri için. sokağa çıkmayın diye bahane yaratanların derdi sokakta olmamız değil ve nerede olursak olalım saldıracaklar, tepemize binecekler. tek tek sindirmek isteyecekler ellerinden geldiğince. ben yalnız başıma dertlenmektense, o güzel insanların içinde olmayı tercih ettim. siz de öyle.

bunları yazıyorum çünkü unutmamızı istemiyorum. şimdi tam 1 yıl olmuş. unutmayın çocuklar.

devamını okuyayım »