talihsizlik imparatorlugunun padisahi

  • 183
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

ece yörenç

açıkça yeteneksiz olmasına rağmen türkiye'de hala iş yapabilmesine şaşırmadığım senarist. şimdi bu hanımefendiye bazı eleştirilerim olacak; ama sözüm sadece ona değil, günümüzün hemen hemen bütün dizi yazarları üstlerine çok rahat alınabilir.

oturup da yeni fikirler, yeni hikayeler üretme devrini geçtik malum. anafikri, karakterleri, işin omurgasını bir kitaptan ya da yabancı diziden aldığında geriye sadece o karakterleri doğru düzgün konuşturmak ve her bölüm belli bir kurgulama tekniğiyle izleyiciyi ekran karşısında tutmak kalıyor. ama bu kadın bunu becermekten bile aciz. 'yerelleştirmek' amacıyla mira ve yaman'a* ankara'nın bağları eşliğinde karşılıklı göbek attırarak romantizm yaşattığı gün benim için bitti zaten. ondan önce bir kuzey güney faciası var ki, herhangi bir şey uyarlamadığında ne kadar zavallı bir durumda olduğunun kanıtıdır. sen kıvanç tatlıtuğ'un fotoğraflarından oluşan bir slayt yayınlasan yine o kadar izlenir, yine o reytingi alırsın, kendini başarılı mı buluyorsun gerçekten? her yerde dizilerinin bölüm hikayelerini, tretmanlarını (bölümün ayrıntılı öykülemesi) melek'le biz yazıyoruz diye kendini övüp durdun da bölümlerin bitiş jeneriğinde "hikaye ve tretman" kısmında neden başka isimler yazdığını bir kere olsun açıklamadın? (mesela bilir misiniz, ezel'le aşk-ı memnu'nun öykü ve tretman ekibi aynıdır. bilmezsiniz, çünkü hiç dile getirilmedi.) böyle emek ve hak yiyen bir yanı da vardır yani sevgi böcüğümüzün. iki sahnede bir kıvanç'ı yarı çıplak soyar, cukkayı cebe indirir, sırtını dayadığı yapımcı firma paradan kaçmıyor diye güzel dekorlu, şahane mekanlı, sağlam rejili işlerden "bak ne kadar karizmatik dizi yaptık" ekmeği yer. sen ne yaptın, onu söylesene? ne mesaj verdin, hangi algıyı değiştirdin, hangi duyguyu yansıttın millete beren ve kıvanç'sız? kalkmışsınız karda kışta st. petersburg'lara gitmişsiniz*; insan iki tane güzel sahne yazmaz mı? yok arkadaş, yazmamış. bir de sanki millet çok beğenmiş gibi kıvanç ve farah'ın ergen fun'larından gelen bütün övgüleri retweetlemiş. "eleştiriler umrumda değil, beğenmeyenler hepiniz slksınız" mantığında bir insandan ne kadar başarılı işler beklenebilir ki?

"sen de amma dert etmişsin kendine ha" diyenleriniz olacaktır. ediyorum valla. kim bilir ne yetenekli insanlar var dışarıda, senaryolarını okutacak yapımcı bulamıyorlar. bunlar resmen sektöre çöreklenmiş, türk televizyonunun gelişmesini engellemekten başka bir işe yaradıkları yok. bir de kendi tekniklerini yeni nesle öğretiyorlar. sektörden çekildiklerinde bunların asistanlığını yapanlar geçecek yerlerine, yine aynı tür diziler izlemeye belki 20 yıl daha devam edeceğiz. kendilerine sorsan "bizim milletimiz öyle zeka kokan işleri sevmez, klişe ister" derler. yahu sen bir prison break yaptın da bu millet burun mu kıvırdı? bir shameless yazdın da reyting alamadığı için iki bölümde yayından mı kaldırıldı? nereden biliyorsun bizim milletin bu tür işleri izlemeyeceğini? çünkü bu yalan işine geliyor di mi? birkaç yaratıcı iş çıksa senin dizilerin kale alınmayacağı için korkuyorsun, kabul et. nitekim bu topraklarda behzat ç. gibi, ezel gibi güzel ve farklı işler de yapıldı. aslolan ne biliyor musun, cesaret. oyuncu kadrosuna sırt dayayarak, her topu "ama seyirci böyle istiyor" algısına atarak bir yere varamazsın, varamayız. şimdi kurt seyit ve şura izlenmedi ya, kesin anlaşılmadığını düşünüp olayı elitizme vurmuşlardır bunlar. hiç alakası yok, hiç. bir bak bakalım elveda rumeli ne kadar izlenmiş bu ülkede, bir muhteşem yüzyıl nasıl tutmuş? ondan sonra dön kendi dizine bak, ben nerede hata yaptım de. özeleştirisiz bir millet olduğumuz için bugün bu haldeyiz, başka hiçbir şey yüzünden değil.

edit: imla.

devamını okuyayım »
05.03.2014 17:27