tamarix smyrnensis

  • 410
  • 39
  • 12
  • 0
  • dün

japonya

dünyada olup da dünyadan bihaber ülke. dünyadan bihaber kalmaktan da gayet memnun bir ülke. olabilir. bunda sorun yok; ama ülkeye gelen yabancıyı niye dışlıyorsunuz?

size şu ana kadar genelde güzel şeyler anlattım japonya'ya ilişkin. anlattığım şeylerle ilgili hala aynı şekilde düşünüyorum. burayı hala seviyorum. huzurlu olmasını, insanların trafik kurallarına uymalarını, sokaklarının temiz olmasını, yaşlıların neşeyle bisiklet sürmelerini seviyorum; ama gelmeden önceki algım ile geldikten sonraki algım arasında uçurum var.

başlamadan önce ekleme: bunlar benim kişisel deneyimlerimdir. kimse üzerine alınmaya ve genellemeye kalkışmasın. ha ayrıca "japonya berbat bir ülkedir; türkiye muhteşemdir" gibi bir anlam da çıkmasın. türkiye'yi de fazlasıyla eleştiriyorum.

öncelikle nezaket. bir dönem hollanda'da da yaşamış biri olarak japonların hollandalılardan daha nazik olmadıklarını büyük bir rahatlıkla söyleyebilirim. hollandalılardan da çok fazla yardım gördüm. japonların nazik oldukları doğru, ama onlara has bir durum değil. hem hollandalılar iletişime fazlasıyla açıktılar benim deneyimlediğim kadarıyla. japonlar içinse aynı şeyi söyleyemem. buradan iletişime açıklığa geçeyim. burs verip ülkeye insan getirip onları toplumun kenarlarına itmek de ayrı bir beceri işi. yabancı olduğumu ben zaten biliyorum. japon olamam ki öyle bir niyetim hiç yoktu; ama bana yabancı olduğumu sürekli anımsatıp benden japon gibi davranmamı beklemek hangi aklın işi olabilir? evet, sizin ülkenizdeyim. evet, elimden geldiğince japonca konuşmaya çalışıyor, sağlık sigortamı ve faturalarımı zamanında yatırıyor ve derslerime düzenli şekilde devam ediyorum. tezimi yazmak için uğraş veriyorum. hem hiçbir şey açıklamayıp hem de japonlardan beklediğiniz her şeyi benden beklemenize diyecek hiçbir şey bulamıyorum. siz de uyum sağlamayacak ve anlayış göstermeyecekseniz ülkeye yabancı almayın o zaman. ben derste fikirlerimi açıkça söylemeye alışkınım. aynı görüşte değilsem bunu belirtirim. sizin kişiliğinizi değil araştırma yöntemi tartışıyoruz. hocam bunu en çok da size söylüyorum. yıldım. konuşmuyorum artık. araştırmaya ilişkin tüm heveslerimi kırdınız. size ne kadar teşekkür etsem az. yani diyeceğim o ki hiçbir şeyi açıkça dile getirmiyorlar. herkesin fikir birliğine varmasını istiyorlar. çok itaatkarlar. ast-üst ilişkisi boğucu bir seviyede. birilerine tersi bir görüş bildirdiğinde ve bu kişi sizin üstünüze sanki onların ebelerine varıncaya kadar hakaret etmişsiniz gibi bir tavır takınıyorlar. kendi fikirleri olan var; ama söylemeye cesareti olan yok. artık hiçbir japona hiçbir şey söylemiyorum. buradan da arkadaş konusuna geçeyim o zaman. 2 seneden fazladır buradayım; ama arkadaş tanımıma uyan herhangi bir japon yok çevremde. bu benim arkadaş tanımımla da ilgili olabilir. kötü günde yardım isteyemeyeceğim insana arkadaş demeye dilim varmıyor. yalnızlığa ve mutluluğua bağlayayım bunu da. ilişkili olduğunu düşünüyorum. japonya 2017 dünya mutluluk raporuna göre 51. sırada. listelerde 155 ülke var. ben birbirlerine bu kadar çok katılıp da birbirlerinden bunca uzak insan görmedim. belki insan ilişkilerinden memnunlardır da başka şeyler düşürüyordur mutluluk seviyelerini. bilmiyorum. bilmek için araştırma yapmak istedim. "sen bir yabancı olarak japonları araştıramazsın" dediler. peki.

bu insanların dünyanın geri kalanına gereksinimleri yok. kendilerine bir ülke kurmuşlar ve orada yaşıyorlar işte. bana da kara kaşım kara gözüm için burs verip getirmediler ülkeye. yararlanmak amacıyla getirdiler. bunu anlıyorum da niye ya egzotik hayvan ya da teröristmişim gibi davranıyorlar? ben de insanım; ama farklı bir insanım, değil mi? düzeninizi bozarım. sen geç kenarda araştırmanı yap, bize dahil olmaya çalışma diyorsunuz. ne diyeyim? ne diyebilirim? hiç.

japonya hükümetinin nükleer sızıntı yüzünden fukuşima'dan ayrılan insanların 2020 tokyo olimpiyatlarına kadar evlerine geri yerleşmeleri konusunda baskı uyguladığını biliyor muydunuz? dünyaya "biz atlattık. tehlike geçti. her şey yerli yerinde." mesajı vermek istiyorlarmış. bilmiyorduysanız da öğrenmiş oldunuz.

dur bakayım ne vardı başka? hah, buldum. japonya 2017 dünya cinsiyet eşitliği raporuna göre 144 ülke arasında 111. sırada. japonya parlamentosunda türkiye'dekinden bile daha az sayıda kadın var. makyaj yapmamanın karşıdakine hakaret sayıldığı, yapmayan kadınların genelde maskeyle dolaştığı bir ülke.

çok kızmış durumdayım. yabancı olduğum için derslerde sona bırakılmaktan, bir şeyleri anlamazmışım gibi davranılmaktan, ülkeme ilişkin hakaretvari söylemler duymaktan, görüşlerimi özgürce dile getirememekten, japonlara sormayacakları soruları hiç çekinmeden bana sormalarından, mağazalarda/restoranlarda karşıdakine japonca saygı dilini kullanıyor olduğum halde sırf yabancı olduğum için bana günlük konuşma dilinin kullanılmasından bıktım usandım.

son söz niyetine: yazdığım araştırma önerisini gelmeden önce kabul edip geldikten sonra da baştan aşağı değiştirmekle kalmayıp "kendi araştırmanı doktora bittikten sonra yaparsın" diyen danışmanım, sunduğum her fikri anında reddedip özgüvenimi kıran danışmanım, sayenizde tam bir gerizekalı gibi hissediyorum. ha ayrıca, aylardır uğraştığım bir çalışmayı bir konferansta sunmama 3 haftadan az kalmış olduğu halde "bak falanca kişi de senin çalışmana ilgi duyduğunu söyledi. onun adını da ekle" diyerek çalışmaya zerre katkısı bulunmayan birinin adını çalışmaya ekletmenize de diyecek söz bulamıyorum. üstelik bu kişi benim arkadaşım-dı. üstelik pek katkısı olmadığı halde hocamızın kendi adını her çalışmasına ekletmesinin hiç etik olmadığından şikayet ederdi.

yani diyeceğim o ki, insan her yerde insan. şu ana kadar hep iyi şeyler yazdım japonya'ya ilişkin. benim hatam, japonya'yı gözümde fazla büyütmem. japonya da normal bir ülke. yani iyi ve kötü tarafları olan bir ülke. lütfen halimden mutsuz olduğum anlamı çıkmasın. tüm bunları yazmak istedim; çünkü olumlu taraflarını yazdığım kadar olumsuz taraflarına da yer vermem gerektiğini hissettim. bir de işin aslı, şu çalışma meselesi tepemi attırdı. neyse, böyleyken böyle.

devamını okuyayım »
12.07.2017 13:33