tcgrk

  • hippi (417)
  • 711
  • 0
  • 0
  • 0
  • geçen ay

thy'de pilotların 24 bin tl maaş alması

konuyu bilmeyenlere, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlara batan uygulama, ücretlendirme.

baya bildiğin döşeyeceğim sabah başlık ilk açıldığından beri birikiyorum çünkü. aslında bunu yapmamam lazım, çünkü başlığı açan ile de mesajlaştım, nick altına da baktım. uğraşılacak bir mevzu değil ama başlığın rağbet görmesi bu yazıyı zorunlu kılmıştır.

kafada oturtulması gereken ilk olay şudur; bu maaşı tecrübeli ve baya kıdemli kaptan pilotlar alır. bu miktar da şirkete göre varyasyon göstermektedir.bundan az alan da var çok alan da, thy de olup bundan az alan çok alan da var. bu tamamen pilotun başarısı, bilgisi, kariyeri ile alakalı bir durumdur.

kaptan pilot: mesul kaptan (pıc-pilot in command) uçağı uçuran bir "pilot" tan öte, o uçuşun "manager"ıdır. o uçuş ile ilgili sadece havada değil, tüm operasyonel yetki ve sorumluluk tamamiyle, şirket sahibi tarafından bile etkilenmeden kendisine aittir!

pilot olma yolu: günümüzde 80.000€ bastırıp herkesin pilot olabileceğini savunmak yanlıştır. teoride böyle ve basit görünse de, gerek eğitim esnasında, gerek eğitim sonrasında; bilgi ve tecrübe açısından olduğu kadar sektörel olarak da zorlandıklarına şahitlik edeceksiniz. hatta bulunduğu havayolunda kabul bile görmeyecektir bir süre sonra. çünkü havacılık gerçekten insanın içinde vardır bunu anlamanız zordur, herkes lisansı alabilir ama herkes pilot olamaz! ki zaten bu tarz insanlar da bu camiada tutunamaz! bunu da ayrıca kafanıza yazmanız lazım!

okuldaki eğitimden devam edelim. sürekli dünya standardında dememizin sebebi eğitimden sertifikalandırılmasına, denetiminden uçuşuna her aşamada sürekli bir kontrolün ve standardizasyonun olmasıdır. birkaç yasal farklılıklar haricinde tüm dünyada bu iş belli bir standartta yapılır! sen türkiye'de yetişip büyüdüğün için kafan basmayabilir belki, her iş katakulli ile yapıldığı için yok yea parasını verip olursun işte diyebilirsin ama olmuyor öyle be gülüm. rüşvet yok adam kayırma yok hiçbir şey yok. o kadar basit değil.

dersler zaten basit değil. 14 adet ders, çeşitli ekstra kurslar, üstüne havayolu nakliye pilotluğu yapmak istiyorsan büyük gövde uçağın tip eğitimleri sana bahsettiğin meblağlardan daha çok miktara mal olduğu gibi, eğitim esnasında binbir türlü risk de seni bekler! okulun kapanması uçuşlarının uzaması her türlü aksaklık daima yaşanır. bunlara senin sınavlardan kalman da dahil!

hatırlatmama gerek var mı bilmem de; bahsettiğimiz her ama her şey, her cümle her kelime "ingilizce" havacılıkta türkçe hiçbir şey yok, döküman yok eğitim yok sertifika yok konuşma yok. her şey ingilizce ve ağır bir ingilizce! bilimsel bir ingilizce konuşuluyor, lisede üniversitede öğrendiğin bir ingilizce değil. başbakanın tercümanı gelsin isterse, sana onları çeviremez ve anladığını söyleyemez ciddiyim! öyle bir ingilizce.

tüm bu teorik kısmı geçerek işin ruhuna gelmek istiyorum ben; uçmak gerçekten göt isteyen bir olaydır. araba kullanıp debriyaj ayarlamaya benzemez çünkü. aynı anda uçağı pek çok eksende kontrol etmen gereklidir. bir uçak dengede uçmalıdır. dengeden kasıt, her yöne olan vektörel kuvvetler birbirini dengelemelidir ki uçak stabil ve istenilen harekete devam etsin. bunu niye söylüyorum; gazı birazcık kısman irtifandan tut başına kıçına herşeyine kadar yansıyacaktır yani uçakta "her şey her şeyi etkiler! istisnasız!" bu nedenledir ki dikkatli olman ve aynı anda her şeye hakim olman gerekir! basit bir dönüş bile yaparken uçağı yatırdın iş bitmiyor direksiyon çevirir gibi; yatış açını korumak için kumandayı sürekli vericeksin, uçağın skid-slip yapmaması için ayak pedalı-rudder ile sürekli koordineli dönüş için bunu dengeliyceksin, tek motorlu uçakta motorun torque etkisini azaltmak için ters kumanda vericeksin, aynı anda irtifanı kaçıracağı için irtifayı sabit tutmak için kumanda vericeksin, süratini devamlı kontrol ediceksin ve değiştiği anda tüm herşeyin değiştiğini unutmayacaksın, aletli uçuş yapıyorsan eğer doğru seyrüsefer cihazına doğru şekilde dönüyor olduğundan emin olup onu da takip ediceksin, bir yandan yanındaki adam ile konuşacaksın, bir yandan kule ile konuşacaksın, eğer gelirse bir yandan hostes ile konuşacaksın bir yandan da süre tutacaksın... basit bir dönüşü anlattım sana!

uçakta pilotun bulunma amacı uçağı uçurmak değil; uçağın uçamayacağı durumda müdahale etmektir! uçak zaten uçmak için tasarlanmış bir alet, sen onu bırak yolunu bulur ama emergency denilen acil durumlarda insan gücüne ihtiyaç vardır! yukarıda bahsettiklerimi bir de saydığım, kullandığın alet edevat sistemlerin olmadığı durumlarda ekstra iş yükü ile yaptığını düşünmeni tavsiye ederim.

tüm bunların yanısıra atlanan bir husus daha var; otomatik uçuş!
tüm havacılıkta kural sabittir; " if automization increases, then monitorization increases " yani otomizasyon arttırıyorsan gözlemin daha da artmak zorunda! sen uçağa bir komut verip yapsın diye bekleyemezsin, doğru algıladı mı, doğru uyguluyor mu, stabiliteyi yakaladı mı, ve sonrasında sürekli bu gözlemi devam ettirme süreci! yani uçağı otomatiğe atıyor-uçuyor kendisi gibi bir durum asla ve kat'a söz konusu değildir! tüm bunlara ek olarak, otomatik uçuş sırasındaki gözlemin yanısıra, trafik takibi, frekans takibi ( her an atc size seslenebilir dinlemeniz lazım ) sürekli olarak geçtiğiniz yerlere bakmak ve sürekli olarak yedek meydanlar seçmeniz veya herhangi bir durumda nereye ineceğinizi kestirmeniz ise şarttır prosedürdür! sürekli ama sürekli. uçağın yakıt akışı takip edilir, motorlar kontrol edilir, her şey yolunda mı, uçuş öncesi yapılan planlamaya uygun mu an ve an göz kırpmadan takip edilir!

arada bir not düşelim, ya kim sikler bunları tcgrk deme sakın! hani diyorsunuz ya arkasında 200 can taşıyor falan, hiçbir pilotun aklında veya sikinde değil emin olun! o adam önce kendi canını düşünüyor bunu bilin. onun canı sizinkinden daha tatlı. pilot olduysa da gerizekalı bir adam değil zaten, riske girmez direk uygular.

çünkü bebeğim havacılıkta " kurallar kan ile yazılmıştır " bilmem bu söz sana işin ciddiyetini anlatmama yetiyor mu... muhakkak bir şeyler yaşanmış ve kayıplar olmuştur ki o kural vardır!

uçuş ekibi görev ve istirhat süreleri:
http://www.shgm.gov.tr/doc3/sht6a50.doc adresinden detaylı bilgi edinebilirsin. ve emin ol orada haftalık 36 saat diyorsa 35 inci saatte pilinin bittiğini anlayabiliyorsun! o limitler gerçekten büyük araştırmalar sonucu bulunmuş şeyler!

teorik bir bilgi vereyim sana ister inan ister inanma; havadaki 1 saatlik mesai (yolcu uçuşu değil) yerdeki 8 saatlik mesaiye eşittir! çünkü havada fizik de biyoloji de kimya da farklı işler! dünya kurallarından biraz farklıdır. aldığın oksijenden organlarının işlemesine kadar her şey farklıdır! bu tarz sağlık sorunlarına girmek bile istemiyorum say say bitmez gerçekten diyorum ve kişiden kişiye değişen rahatsızlıklar değil, herkeste gelişen ve baş gösteren rahatsızlıklar!

durumsal farkındalık ve karar mekanizması:
pilotlar situational awareness ve decision making üzerine pek çok ders alırlar, tecrübe edinirler! çünkü olay tek cümle ile özetlenebilir; kısa zamanda en doğru karar!

örnek olay;
cici cici düz uçuşta gidiyorsun. bir patlama sesi geldi, uçak sağa yatmaya ve burun aşağı dalmaya başladı! sen gözünü kapatıp açıncaya kadar oldu bunlar bu aradaki sarsıntıları ve görüşünün gidişinden bahsetmiyorum bile.

ilk kural, fly the aırplane fırst! uçağı stabil hale sokman lazım. nedir? sağa yatıyoruz ve burun açımız 8-10 dereceleri hiç olmayacak seviyeleri buldu. napmamız lazım hatırlayalım? sola düzeltme vermemiz ve burnu çekmemiz. ama derste hocan ne demişti? yüksek süratlerde burun aniden çekilmez, ince ayar çekerek ver. hmm o zaman heyecan yaparak kolu kendine çekmek yerine kolun üstündeki butondan önce trim sar yavaşça hah tamam. aaa süratin gidiyor bu arada, gaz açıktı dimi, gaz kollarını çek biraz burun aşağı süratlendik zaten. limit süratini geçmek üzereyiz biraz da spoiler aç. hmm biraz stabil hale geldi. ama sürekli sağa yatış alma meyilinde. evet şimdi sorun ne olabilir bir bakalım şöyle genel; evet eicas'ta sağ motorda takat olmadığını görebiliyorum, engine fire ikazı var, vibration yok, motorumuza bişey vurmamış yüksek irtifadayız zaten, ama dur bi dakika! motorun biri çalışmıyor ve 26.000ft üstündeyiz! tek motor içeriyi besleyemez hmm maskeleri takıyoruz hemen... eh tek motor bu irtifada bizi tutmayacağı için, oksijenimiz de yetersiz olabileceği için acil alçalmaya ( emergency descend e başlayayım ) ama gittiğimiz yolu temizlememiz lazım, trafiğe bakmamız lazım... tamam bir temizleme dönüşü alayım, evet çok güzel. şimdi aşağıya haber verebiliriz.

" evet; engine fire checklist lütfen "

size yukarıda bilerek uzun uzadıya yazdığım saydığım şey ister inanın ister inanmayın ama ""3-5"" saniye içerisinde kafanızdan geçip şekillenip uygulanmak zorunda! ve bu tahmin edilebilir kafada yazılmış bir senaryo! ne zaman neyin olacağı belli değil. bu süreyi aştığın anda ya hipoksi olur bayılırsın, ya o yangın uçağa yayılır, ya kontrolü ele almaz upset e girer dimdirek çakılırsın bişeyler olur muhakkak.

örnek bir vukuat daha: http://www.youtube.com/watch?v=9khzwsytnde

uzun lafın kısası; yok öyle iniyormuş yok fırtınalı havaymış geçin onları bi. her yıl yüzlerce kez şu yukarıda yazdığım durumlar yaşanıyor ve hiçbirinizin haberi bile olmuyor.
__
tüm bunlar niçin anlatıldı?
bu durumları sürekli bekleyecek kadar paronayak olmak, ve böyle durumlarda sakinliğini koruyacak kadar manyak olmak, böyle kararlı olabilmek hayatında seni nasıl bir psikopat yapıyor biliyor musun sen?

ya daha yazsam çok yazarım da... afedersiniz de bi bilmediğiniz hususlarda konuşmayın bi be vallahi diyorum. gidin çay koyun çorba için başka bişeylere faydalı olun ama kimsenin işine karışmayın. sanırım yeter bu kadarlık.

ve gerçek bir havacıysa emin ol bu işi para almadan bile yapar, yapan adamlar var inan buna! çünkü bu iş sevilmeden yapılmaz! götürüsü çok ama getirisi hiç yok emin ol. 24.000tl yi alın bana x imi geri verin diyebileceğin o kadar çok x var ki! 24.000tl yi hiçbi pilotun gözü görmüyor!
****

ek olarak, havacılıktan upuzak olarak size bir hayat dersi: hayatta "mukayese" size mutsuzluktan başka bir şey getirmez! kimseyi kimseyle kıyaslamayın, insanları bu açıdan umursamayın, kendinize amaç ve gayelerinize bakın. mukayese mutluluk getirmez!

devamını okuyayım »
12.09.2012 23:19