templetonpeck

  • 133
  • 2
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

mücver fıdıllıoğlu

bir demet tiyatro'nun en mahsun kıvırcığıdır, ufak tefek, işveli, dekolteseverdir, cesurdur ama saftır, baya bildiğiniz saf... ne safı yolluydu lan o ufak zilli, diye düşünenler, an itibariyle entry'den ayrılabilirler, kalan sağlar bize yeter, nasıl mı saftır mücver, bildiğiniz sevgi ve aşk arayışından gözü kör olmuş bir saftır işte kadın, biraz rahat, biraz flörtöz olduğundan evli/ bekar yatağına giren bütün adamlar çekip gitmeyi kendilerinde hak görmelerine rağmen inadına saftır işte, bakmayın bir türküyle kendini koyverdiğine kadın, bir yudum gerçek sevgiye muhtaç, bunlar hep ondan, ne yapsın garip, içinde hep çocuksu bir umut var, öldürsün mü onu, kendini aslında hiç ama hiç hak etmeyen dingil sürüsü yüzünden... hayır evli olmalarına aldırmadan mücverle çılgın geceler yaşayan adamlar, ertesi gün sıvışınca neden tek suçlu bizim fındıkkurdu oluyor, adamlara zorla bir şey yapmıyor/ yaptırmıyor aksine onun zaafını bilen art niyetliler, her fırsatta bu zaafı hunharca kullanıyor, mücver'e de elinde viski kadehi, çaresizce telefon başında beklemek kalıyor ve bu onun suçu salt öyle mi, üzgünüm ama bu hikayedeki en masum hatta mazlum mücver'dir, he külliyen masum mudur hayır, bir noktadan sonra aklını devreye bir zahmet sokması gerekiyordu, yaptı da bunu ama garibim kudbettin'e denk geldi o da, nerdeyse harcayacaktı bulduğu tek gerçek aşkı şaşkın ördek! kısaca yolunuz mücver abla gibilerle kesişirse, onların zaafları sizin kirli zaferleriniz değil, haklı gururunuz olsun, beyler, kim bilir belki onun kudbettin'i olursunuz hikayenin sonunda!

devamını okuyayım »