tendra van case

  • 1018
  • 1
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

ermeni soykırımı

ailemin van'dan süriye'ye, süriye'den lübnan'a ve lübnan'dan da arjantin, şili, amerika gibi yerlere dağılmasına neden olan hadise. aslında bir ermeninin türklerin biz ne yaptık temalı tartışmalarını okuması tuhaf bir duygu. bilmiyorum sanırım şu yıllardır anlatılan çizginin aşıldığı, artık belli bir yere gelindiği, konuşulabildiği, tartışılabildiği duygularına kapılıyorum, inandırmak istiyorum kendime. bir ermeni ne hissedebilir ki biz değil onlar bizi öldürdü, ermeni mezalimi, ermeni çeteleri, taşnak örgütleri gibi rivayetleri okurken? dahası bu insanların buna gerçekten inandıklarını gördüğünde ne hissedebilir?

boktan bir duygu bu.. belki de bununda ötesi. türkler orta asya'da çekik gözlü kabilelerden oluşan bir toplumken anadolu'da yaşıyorduk, kiliselelerimiz vardı, ibadet ettiğimiz yerlerimiz, kutsallarımız, topraklarımız.. o topraklarımızın kendine has bir kokusu vardı.. tüm bunlar, tüm bu uğraşlar hepsi bunları geri getirebilmek içindi.. çünkü ermenilerde romanlar gibi bir millet. alsanız o yıkık dökük yerlerden düzgün bir eve alışamazlar, mutlu olmazlar, gülümsemez yüzleri. çünkü özümüz o değil.. özümüz para değil, özümüz şuanda yaşadığımız yerler değil.. amerika değil, fransa değil, arjantin değil.. o zengin ermeniler hikayeleri hiç değil.. özümüz o topraklar bizim.. büyük dedemin anlattığı onları alaylardan koruyan, evlerinde saklayan türk komşular bizim özümüz. kim verebilecek ki bunları geri? kim verebilecek o özümüzü?

boş işler.. bu uğraşların alayı boş.. türklere yüz yıl önce olanların sorumlusu siz değilsiniz, o katiller atanız değil demek de boş. parlamentolarda soykırım tasarıları geçirmek için çırpınmakta.. belgeciklerle ortalarda dolanmak, benim senden fazla belgem var demek de..

o bize has koku yerine topraktan kan kokusu gelirken, boş.. bomboş her şey.

devamını okuyayım »