terelelli temcik

  • ekşi
  • gençlerin sevgilisi (820)
  • 691
  • 0
  • 0
  • 0
  • 7 ay önce

selvi boylum al yazmalım

hayatımın her dönemine farklı etki etmiş filmdir bu.
ergenlik dönemlerimde, ilyas ve asya' nın birbirlerini ilk gördükleri anda ağlardım. hayatta hiçkimseye öyle güzel bakamayacağım, bakılmayacağım sanırdım.

sonra istanbul jungle' ında yapayalnız kaldığımda, evde battaniyeye sarılmış, koca bir çöp poşedine burnumu sildiğim tuvalet kağıtlarını doldururken ve aklımdan sürekli " hastalandım ilaç hani, bir avuç su veren de yok" türküsünü başa sarıp sarıp dinlediğim günlerde izlediğimde cemsit' in samet' i kucağına aldığı, sobanın sıcaklığında üçünün "yaylalar" ı söylediği sahnede ağladım. hem ağlardım hem de onlarla bir söylerdim " bu tepe karlı tepe yaylalar...."
yalnız yaşamak için yanıp tutuştuğum yılların ardından "evimi özledim" diye değil, ooo yaylalar diye ağlardım.

sonra sevgili askere gitti. kafamda hep felaket senaryoları, kendi uydurduğuma inanıyorum, sonra frenlerim tutmuyor. o orada ben burada deliriyorum.
işte o zaman da asya' nın ilyas' ı dilek' in evinde gördüğü sahneye ağladım.
- ben kocamı hiç gögsünden öpmedim ki..
zırıl zırıl ağlayıp isyan ederdim türk silahlı kuvvetlerine. daha yaşanacak çok şeyimiz var, ona birşey olursa ben sorarım size!

birkaç sene sonra, asya' nın bebekleri olduğunu ilyasa söylediğinde utanıp yüzünü kapamaya çalıştığı sahneye ağlayacağım günleri bekliyorum.

devamını okuyayım »
20.10.2004 09:08