the arch

  • 2330
  • 3
  • 0
  • 0
  • 4 hafta önce

ekşi itiraf

çocukken, amatör maçların oynandığı büyük sahanın yanında var olan etrafı telle çevrili ve içinde gerçek kaleleri bulunan toprak, kum sahada maçlar yapardık.
biz çocuklar için büyük lüks.
sahanın etrafı spor salonları ile çevriliydi. mümkün mertebe de peyzaja sahipti.
hani şu bodur ağaçlardan, çalılardan geometrik şekiller yapılan cinsten peyzaj.
neyse biz bu sahada futbol maçlarımızı kutu kolasına gerçek bir maç şeklinde dakikalı oynardık.
yine bu maçlardan birinde heyecan had safhada. maçın bitmesine bir iki dakika kalmış. tek farkla gerideyiz. ne yapıp edip bu maçı uzatmamız gerekir en azından. saniyeler içinde ataklar yapıyoruz vs.
bir atağa daha kalktık. son atak!
bizimkilerden biri topa öyle vurdu ki top telleri aştı dışarı çıktı.
her zamanki gibi kadroya girememiş seyirci konumundaki çocuklardan biri koşarak topu almaya gitti. bodur ağaçların dibinde topu buldu.
topu bize atmak yerine sektiriyor vs. ama yeteneksiz sektirirken 4-5'i göremiyor. topu daha da uzaklara kaçırıyor.
sinirlerim attı. zaten gerideyiz. çocuk top sektirmeye devam ederken yine başarısız oldu ve top bodur ağaçların, çalıların arkasına kaçtı.
ve sahne ışıkları bana döndü...
- atsana ulan topu amına koyayım! gelicem şimdi sikicem belanı... (devam ediyorum saydırmaya)
top çalıların arkasında... bizim çocuk gözden kayboldu.
- gelirsem sikicem belanı! atsana lan topu!
sahne ışıkları benim üzerimden kalkar ve rol değişir.
- çok ayıp! çok ayıp! (dönemin valisi elinde topla yoktan var olur ağaçların içinden)
adam orada spor yapıyormuş ya lan!

devamını okuyayım »