the corporate

  • 2337
  • 2
  • 0
  • 0
  • 2 hafta önce

kilo vermek

benim de vakti zamanında başardığım eylemdir kendisi.

muhtemelen sağlıklı yöntemlerle kilo vermedim ancak yine de tecrübelerimi paylaşayım.

kilo vermenin birinci kuralı boğazı kısmaktır. yani yediklerinizi azaltacaksınız. yediğiniz miktar azaldıkça mideniz küçülecek. mideniz küçüldükçe daha az yiyerek doyabileceksiniz. boğazı kısmanın kuralı da sabretmektir. normalde alışkanlıkla yaptığınız abur cubur yeme, yemeği bol ekmekle yemek gibi aktiviteleri bitirmek gerekiyor. bunları bitirdiğinizde; sofraya oturduğunuzda ve hayatınızda eksiklikler yaşayacaksınız. ilk önce yemek yemeniz gerektiğini düşünen beyniniz etkilenecek. "nereden çıktı bu az yemek yemek?" diyecek. sonra az yedikçe vücudunuz da tepki verecek. karnınız acıkacak. ama siz bunlara rağmen gereksiz yeme eylemini hayatınızda sabırla çıkarırsanız başaracağınızın birinci göstergesi olacaktır.

belli başlı yiyecekleri mutlaka hayattan çıkarmak gerekiyor. örneğin bendeniz çikolata, kola ve tüm gazlı içecekler, cips, çekirdek ve diğer çerez türleri, kahvaltılık margarin, tereyağı, kahvaltıda kullanılan çeyrek ekmek dışındaki bütün ekmekler, çaydaki şeker gibi şeylere son vermiştim. yani zayıflama periyodunca hayatımdan onları çıkardım. ilk başlarda yanımda biri kola içerken canım çekmedi mi? tabii ki de çekti. yanımda şöyle kavurmayı ekmeği bana bana yiyen, hatta kavurma yerken çatal kullanmadan sadece ekmekle bu işi yapanları görünce canım çekmedi mi? tabii ki de çekti. beraber maç izlerken çıtır çıtır çekirdek çitleyen arkadaşlarımı görünce canım çekmedi mi? tabii ki de çekti. ancak sabrettim. sabrederken kendimle mücadele ettim ve sabretmeye devam ettim.

yediğiniz yemek miktarlarını mutlaka düzenlemek de başlıca gereksinimlerden. örneğin annen evde harika bir mantı yapmış olabilir ve sen standart halinle ondan 2 tabak yiyor olabilirsin. ama zayıflamaya karar verdiysen onu 1 tabağa düşüreceksin. hatta ilerleyen zamanlarında yarım tabağa düşecek. kilolu insanların ortak özelliklerinden biri de hızlı yemeleridir*. bu huyu aşmak çok zordur ama iki seçenek var. ya bu huyu aşıp önüne koyduğun az miktardaki yemeği yavaş yiyeceksin, ya da bu yemeği hızlı yeyip sonraki hissedeceğin açlığa katlanacaksın. zamanla zaten o açlığı hissetmeyeceksin; hızlı yesen de, yavaş yesen de çünkü miden küçülecek.

zayıflamaya başladıktan sonra mutlaka spora da başlamak gerekiyor. illa spor salonuna gidip koşu bandında kalori harcamaya gerek yok. bu belki kış aylarında spor yapanlar için gerekebilir. ancak kışın hava yağışlı değilken ve yazın dışarı çıkarak da spor yapabilirsiniz. çevrenizde mutlaka spor yapabileceğiniz bir spor sahası (örnek: basketbol sahası) bulunur. bir top alıp gidin. o sporu biliyor olmanız önemli değil. önemli olan hareket yapmanız ve terlemeniz. kendimden örnek vereyim: ben evimizin hemen yakınındaki okul bahçesine gidiyordum. orada basketbol sahası vardı. oraya başka birileri de varsa onlarla ufak bir basketbol maçı yapıyorduk. kimse yoksa birkaç atış yapıp okul bahçesi etrafında koşuyordum. eğer spor yapan biri değilseniz ilk zamanlarda çabuk kesileceksiniz. ancak her gün en az 45 dakikanızı spora ayırırsanız ve mutlaka terleyerek spor yaparsanız bu hem kilo vermenize katkı sağlayacak, hem de dopamin hormonu salgılatarak mutluluk düzeyinizi artıracaktır. özellikle akşam yemeği öncesine bu sporu sıkıştırırsanız ve terleyerek spor yapıp yemek öncesinde duşunuzu da alırsanız canınız o kadar yemek yemek istemeyecektir muhtemelen. "muhtemelen" diyorum çünkü ben de, benim gibi zayıflamaya karar veren arkadaşlarım da bunu teyit ediyorlar ama bunun fizyolojik açıklamasını bilmiyorum. spor yaptıkça vücudunuz dinçleşecek, çalışıyorsanız iş yaşamında, okuyorsanız okul yaşamında kesinlikle daha aktif olacaksınız ve üşengeçlik düzeyiniz düşecek. daha az uyuyarak da uykunuzu alabileceksiniz.

bunun dışında zayıflamaya karar verip yukarıda yazdıklarımı uygulamaya başlayan kilolu arkadaşlarım, bolca tartıya çıkmalılar. her hafta bir gün belirleyin ve aynı tartıyı kullanarak kilonuzu ölçün. kilo verdiğinizi görmek sizi sevindirecek ve daha çok verebilmek adına isteğinizi artıracaktır.

kilo vermeye karar verip diyet ve spor yapan kişiler hemen kilo vermeye başlayamayabilir. bunun sebebi de vücut momentumu olarak adlandırdığım bir şeydir. kilo alan bir vücudu kilo vermeye başlatmak o kadar kolay değildir. bunu yolda giden bir arabaya benzetebiliriz. yolda giden araba geri geri gitmek istediğinde önce durmak için frene basar ve hızını azaltarak sıfıra indirir. ancak sonrasında geri geri gitmeye başlayabilir. o yüzden ilk iki hafta istediğiniz kadar kilo veremediğinizde kendinize küsmeyin. çünkü sonra birer birer gidecek o kilolar. vücuttaki değişimi gözlerinizle görmeniz de bir ayı bulabilir.

özet geç arkadaşım derseniz, boğazı kısın, spor yapın ve sabredin. sabrınızın sonucunu hayatınız değiştiğinde göreceksiniz.

edit: imla.

devamını okuyayım »
30.10.2012 15:47