theater and its double

  • 276
  • 6
  • 0
  • 0
  • geçen hafta

buz gibi soğuk sudan içen

bir zamanlar mahalle pazarlarinin sicaktan imani gevremis pazarcilarina, iki kisilik gruplar halinde su satan cocuklarin kullandigi, misler gibi nostalji kokan slogan. ben de bu girisimci cocuklardan biriydim tabii, du bakiyim, bardagini on liraya falan satardik, zabitalara yakalanmazsak gunde uc bin civari da dogrulturduk abimle. ilk parayla da kirmizi kapakli bi tuzluk almistik, kosa kosa annemize hediye etmeye gitmistik...ne guseldi yaa...
bazi acikgoz pazarcilar vardi soora, once uc bardak suyu mideye indirir, akabinde para istenince de "allahin suyunun da parasi mi olurmus yaaw" der, ustune bir de bizim leziz kufurlerimizi yerlerdi.
yillar sonra sucu cocuklu bi reklam cikti, aman yarabbi ne kadar kolaydi her sey, sorunsuz, tikir tikir gelisiyodu, pek kibar patronlar, guleryuzlu ve yardimsever insanlar ne kadar guzelce paketlenmis de sunulmustu miirim ooyle...ben gulumsedim gene de, cekmeceleri karistirdim bi kac fotografa daldim. o reklami gordugum gun, annemi ve o kirmizi kapakli tuzlugu daha cok sevdim...

devamını okuyayım »